Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben ahiret hayatına kendimi inandıramıyorum. Neden Allah bizi yarattı, neden sınav yapıyor ve biz onun oyuncağı mıyız gibi sorular geliyor aklıma. Çok istiyorum ama bu sorulara cevap bulamadığım için namaz kılmıyorum. Allah bizi neden yarattı? Neden bizi dünyaya gönderdi? Ahiret hayatı gerçekten var mı?
Cevap
Benzer fetvalar
O'na itaat edelim diye yarattı. Bizim O'na ihtiyacımız olduğu için yarattı. Hoşumuza giden zevkleri de O verdi. Zorlanacağımız işleri de O emretti. Böylece kim samimi bir şekilde yaratıcısına vefa gösterecek kim de O'na nankörlük edecek bunu görmek istedi. Böylece hiç kimsenin mazeret hakkı kalmayacak ve herkes kendi işlediği amellerle cenneti ya da cehennemi hak edecek. Yaptıklarımız bizlerin şahidi olacak. Allah bunları biliyor ama bizim de mazeret etme hakkımızı kaldırıyor ve bu noktada hiç kimseyi zorlamıyor, kilitlemiyor. Her insan kendi özgür iradesiyle doğruyu ya da yanlışı tercih ediyor. İmanın hakikati de burada ortaya çıkıyor. Haramlardan kaçmak ve emredilen ibadetleri yapmak kendine zor gelen insanlar iman etmemekle çözüm bulacağını zannediyor. Gerçekten düşünen insanlar ise meseleyi idrak ediyor ve imanın tadını alıyor. Allah doğrudan ayırmasın.
İnsanlık bu cevabı en az on bin senedir arıyor, sen de arayabilirsin. İnşaallah bütün cevaplar cennette bulunacak, oraya hazır olmalıyız.
Başlamadan seni ürküten bir işten uzak durmalısın. Alan mı yok?
Bu zannınız asla doğru değildir. Müslüman Allah’ın mübah kıldığı nimetleri kullanabilir, dünyanın en zengini olabilir. Müslümanlara temiz ve helal nimetler veren Allah’tır. Sakıncalı ve büyük bir titizlikle kaçınılması gereken durum nimetlerin hak ettiği şükrü yapamamak ve israf etmektir. Ahiretteki değerlendirmeler dünyadaki nimetler üzerinden değil iman ve salih ameller üzerindendir. Malı az veya çok olan yerine takvası çok olan veya az olan ayrımı vardır. Nice salih kullar hatta nebiler vardır ki servetlerinin hesabı bilinmemektedir. Ama onlar mallarındaki Allah’ın hakkını verdikleri gibi mallarına esir olmadılar. Böylece ellerindeki nimetler de onların ahiretine zarar vermedi. Ahireti unutturmadığı sürece nimetin zararı yoktur. Ahiret hesabını unutarak tüketilen en küçük nimet bile perişanlık nedeni olabilir maazallah.
Aleykümselam. Böyle düşünceler yoğunlaşsa bile bunu imanınızla ilgili görmeyin. Bir şey yokmuş gibi devam edin ibadetlerinize. Bunların zihninize gelmesinden daha tehlikeli olan sizin bunlarla meşgul olmanızdır.
Selamünaleyküm. İmanınızı bozmayın. Haramları işlemeyin. İbadetlerinizi başta namaz olmak üzere ihmal etmeyin. Kul hakkına dikkat edin. Cennete girecek bir insan olarak yaşarsınız. Vesveseye gerek yoktur.
ahiret konusundaki diğer fetvalar
Hafız, Kur'an ezbere bilen ve o Kur'an'ı yaşayan insan demektir. İmanıyla, ibadetleriyle, ahlakıyla ve kul hakkından kaçınmasıyla hafız olur insan.
Duaların kabulünde şunu unutmayın: Allah sizi hep dua ederken, O’nun zatına yalvarırken görmek istiyor olabilir. Duadaki sabrınızı ve samimiyetinizi test ediyor olabilir. Bu yüzden erteliyordur. İstediğinizin Allah katında size sonraları daha büyük sorunlar oluşturacağını bildiği için Allah, size acıdığı için kabul etmiyor olabilir. Duaların kabulünü ahiret gününe bırakmış olabilir. https://fetvameclisi.com/fetva/dualarim-kabul-olmuyor-ne-yapmaliyim https://fetvameclisi.com/fetva/hangi-dualar-kabul-olur https://www.youtube.com/watch?v=N4b388Cy9Sk
Kur'an'da açıkça küfrü bildirilen bir kimsenin azabının hafifletileceğine bu rivayete ihtiyatlı yaklaşmanın daha doğru olduğunu düşünüyorum.
Allah, cennette müminlere her türlü güzellik ve mutluluğu verecek, onların kalplerindeki tüm kötülükleri temizleyecektir. Cennette, Allah’ın razı olduğu her şey vardır ve O, kulunu en iyi şekilde ödüllendirecektir. Cennetteki insanlar, Allah’ın rızasına uygun şekilde tüm arzularını tatmin edecek şekilde bir hayat süreceklerdir. Cennette herkes sadece Allah’ın hoşnut olduğu şeyleri isteyecektir. Diğerleri akıllara gelmeyecektir.
Kâfir olma konusu son zamanlarda hassas bir mesele hâline geldiği için, bu konuda biraz daha ayrıntılı bilgi vermek istiyorum. Bir insanı dinden çıkaran ve ebedî cehennemlik kılan küfürdür. Büyük küfür, kişinin İslam'ın temel esaslarını inkâr etmesi veya onları küçümseyip alaya almasıyla gerçekleşir. Başlıca türleri şunlardır: Allah'ın varlığını, birliğini, peygamberleri veya Kur'an'ı inkâr etmek. İslam'ın kesin bir hükmünden şüphe duymak (örneğin ahiretin varlığından). İslam'ın hükümlerini veya peygamberi alaya almak. Allah'tan başkasına ibadet etmek veya şirk koşmak. İslam'ın açık bir emrini tamamen reddederek terk etmek. İslam'da, kişiyi küfre götüren bazı ameller ve sözler vardır. Ancak bunlar doğrudan niyet ve bilinçle yapılırsa tehlikelidir. Örneğin: İslam'ı ve şiarlarını aşağılamak:Kur'an'ı, namazı, orucu, tesettürü alaya almak gibi. Allah'a veya Peygamber'e hakaret:Bu tür söz ve davranışlar kesinlikle küfürdür. Şirk koşmak:Allah'tan başkasına ibadet etmek veya Allah'ın sıfatlarını başka varlıklara atfetmek. Dini emirleri alaya almak:Ciddiyetsiz veya küçümseyici bir şekilde İslam'la ilgili şakalar yapmak. Bir Müslüman'ın İslam'a aykırı bir düzen veya devlette çalışması onu doğrudan küfre sokmaz. Burada niyet ve yapılan işin mahiyeti önemlidir: Eğer kişi, çalıştığı yerde İslam'a aykırı işler yapıyor, zulme veya harama destek veriyorsa bu büyük bir sorumluluk doğurur. Ancak bir Müslüman, geçimini sağlamak veya helal bir iş yapmak için böyle bir yerde çalışıyorsa bu durum günah veya küfür olarak değerlendirilmez. Özetle, küfür ciddi bir konudur ve kişinin hem diline hem de amellerine dikkat etmesi gerekir. Ancak Allah’ın rahmeti çok geniştir ve hatalar tevbe ile affolunur. Çalıştığınız veya bulunduğunuz yerle ilgili ise amacınız İslam'a uygun şekilde yaşamak ve helal kazanç sağlamaksa, bundan dolayı küfre düşmezsiniz.
Cennet, dünyadan hayvan leşi taşınabilecek bir yer değildir.