Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben birini çok seviyordum ama o kişi beni defalarca aldattı ve bana çok kötülük yaptı. Ben ona hiç yanlış yapmadım. Çok üzülüyorum ve hâlâ hayatında birileri var. Kahroluyorum bu duruma. Bir sene oldu onu unutamıyorum ve yaptıklarını hazmedemiyorum. Sürekli beynimi kemiriyor bu düşünce. Bana yardımcı olur musunuz?
Cevap
Benzer fetvalar
Kendinizi bir grip olmuşa benzetin. Tam iyileşecekken tekrar öksürüyor, terliyor. Siz de böylesiniz. Yılmayın, devam edin. Kırk kere düşseniz de kırk birinciye kalkın. Çevrenizi düzgün tutmaya çalışın. Tam şeytanı yenecekken onu güldürmeyesiniz.
Şeytan boşluktaki insanları pek sever. Hiçbir insan aklı ve zihni işgal edebilecek ağırlıkta değildir. Kendinize gelin ve hayata bir insanla değil kendi ellerinizle tutunmaya bakın. İbadetlerinizi daha ciddi yapın. Kur'an okuyun. Dünyayı ve hayatını abartmayın. Ahiret yolcusu olduğumuzu unutmayarak yaşamaya bakın.
Bu durum biraz da sizin takıntılı olmanızdan kaynaklanıyor. Mesela sorun üç ise siz bunu takıntıya dönüştürdüğünüz için beş oluyor. Şeytan da sizi bu mantık üzerinden sömürüyor. Bir süre bu yorumları yapmayın. Çok geçmeden bakışınızın daha rahat olduğunu göreceksiniz biiznillah. Şöyle kabul edebilirsiniz. Elinizde küçük bir yara vardı, siz onu kaşıttıkça kocaman bir yaraya dönüştü. Böyle bakın ve dengelemeye çalışın. Bir de oturup kalktıklarınız sınırlı olduğu için bu sonuç olabilir, biraz daha genişlemeye çalışın. Allah yardımcınız olsun.
Bu durumun nikâh açısından endişe edilecek bir sonucu yoktur ama sizin bir psikoloğa görünmeniz gerekir. Gerekiyorsa aile büyükleriniz size müdahale etsin.
Bunu bir takıntı durumuna getirmeyin, abartılacak bir durum yoktur. Her insanın öyle veya böyle benzeri geçmişi olur. İbadetinizi yapın, yaşamaya bakın ve bunu unutun. Allah yardımcınız olsun.
Bu bahsettiğin durum pek çok insanın karşılaştığı bir durumdur. Kiminde kısa sürer kiminde uzun sürer ama neredeyse herkeste olur. Bir nevi hasta olup halsiz düşmek gibi kabul et. Takılıp kalırsan seni bitirir. Hiçbir şey yokmuş gibi devam etmek zorundasın. Yapabildiğin kadarını yap, gerisini de toparlayınca yaparsın. Gereksiz yere takılıp kalma bu soruna. Allah yardımcın olsun.
ahiret konusundaki diğer fetvalar
Bir şeyin bu dünyada mü'mine yarıyor olması onun ahiretine de yaraması demektir. Bu dünya ahiretin tarlası değil mi?
Allah Teâlâ’nın verdiği cana kıyma hakkı bireylerde yoktur. İslam devleti olur ve o devletin mahkemesi böyle bir karar verirse öldürülebilir bir insan. Siz yaparsanız katil olursunuz. Ahirete katil bir insan olarak gitmeyi sakın düşünmeyin. Geçici sinirinizle ebedi ahiretinizi yakmayın. Başka tepkiler gösterin, konuşmayın ama sakın ahiretinizi yakmayın!
Yavrum, din de garip oldu dinine sahip çıkmak isteyen samimi mümin de. Sen değil sadece, bir koca dünya bu hale geldi. Ama ben biliyorum ve inanıyorum ki, gökler başımızın üstünde duruyorsa senin ve senin gibilerin bu filizlenmeye başlayan imanı sayesindedir. Seni tebrik ediyorum, bağrıma basıyorum. Allah sana umduklarından daha güzelini versin. Seni Ashab-ı Kiramla beraber cennetlerde buluştursun güzel gencim benim. Bu güzel imanınla yaşarken bana da dua etmeni isterim senden. Sabret ve kazan. Öncekiler de sabrederek kazandılar. Yılmadılar, yorulduk demediler. Kulluktur bu. Kulluk da olduğu gibi imtihandır. Şöyle bir plan yap: Bir kere ne olursa olsun annen ve babana karşı edebini asla bozmayacaksın. Dünya yıkılsa yeniden kurulsa sen onların çocuğusun, onlara karşı saygılı olman, önlerinde el pençe durman senin imanının gereğidir. Şeytan yer yer zihnini karıştırıp güya iman adına sana onlara karşı edepsizlik telkin edebilir, defet onu gitsin. Ne olursa olsun, yer neresi olursa olsun, onlar sana ne yaparsa yapsınlar birinci kuralın bu olacak. Zor ama mümin için gerekli bir noktadır bu. İkinci işin şu olsun: Dayınlar, halanlar ve benzeri yakınlarla o tür haramların ezilmek istendiği ortamlarda asgari yani olabilecek en az düzeyde de olsa bağlantıyı sürdür. Kopman doğru değildir. Kimse sana iki saat otur o mecliste demez zaten. Hoş geldiniz de ve su getirmeye git, çay getirmeye git ve odana çekil. Bunu da becereceksin. Bunu böyle yapmazsan adını bin bir yalanla birleştirir seni hırpalayabilirler. Üçüncü işin şu olsun: Allah'ın kesin haramlarından birini asla yapma. Haram tokalaşma yapma. Yalan konuşma, yalana şahitlik etme, yalan dinleme mesela. Bu konuda seni dövseler de se böyle ol, bağırsalar da böyle ol. Dördüncü işin: Evde kendine okuma, el işi veya benzeri bir üretim alanı çıkar. Odana çekildiğinde o işi yaptığını, o nedenle ortamı terk ettiğini bilsinler. Beşinci ve en kritik işin: Bu durumu kimse ile tartışma. Sorduklarında “eh, üh” de ama tartışma. Birilerini ikna etmeye çalıştığını zannedersin ama yıpranır ve eskirsin. Şeytan her tartışmadan sonra seni biraz daha eskitir. Seni uyarayım: Tartışmamak çok zordur, “öfke baldan tatlı imiş” derler ya, öyle bir şeydir bu. Ama sen, mümin gencim benim, sen imanın fidanısın biiznillah. Senin önünde zor olmaz. Bütün bu yaptıklarının karşılığını Rabbin verecektir. Beklediğinden daha fazlası ile verecektir. Aç göğsünü Rabbine, bak sana ne huzurlu anlar yaşatacak, bak ve gör güzel gencim. Seni Allah Teâlâ'ya emanet ederim.
Sevgili kardeşim, size şunu söyleyeyim: Sıradan bir vatandaşın, uzayda bir gezegeni çay içerken konuşması, tenkit etmesi ne kadar anlamlı bir iş olabilirse bizim ve sizin gibi nesillerin bu tür konuları konuşması da o kadar anlamlı olabilir. İnsanlığın hâlini görmüyor musunuz? Gençliğin imanı nerede merak etmiyor musunuz? İffet nerede, Kur’an’ımızın yaşanması ne olacak? Bunlar gibi yüzlerce evrensel çapta sorunumuz varken, bu soru gülünç durmuyor mu? Size tavsiyem şudur: Ahirette size direkt veya dolaylı hiçbir faydası olmayacak bu tür tartışmalardan uzak durunuz. Bunun yerine bir sahife Kur’an okuyun. Allah’a emanet ederim sizi.
Neden olmasın, olabilir elbette. Allah mübarek etsin sizin için. Yalnız bu, ahirette sizi kurtarıcı bir belge olmaz. Gördüğünüzün doğruluğu da garanti edilemez. Görmüş olun, size moral olsun ama takılıp kalmayın.
Sizin kaçırdığınız, biz dalarsak bizim kaçıracağımız nokta şudur: Şu anda sizin ahiret kazancınız bakımından böyle bir incelemenin size ne katkısı olacak? Namazdan cihada kadar yaşamamız gereken kulluğumuzun ne kadarını dolduracak bu tartışma? “Hiç” kadarını dolduracak demeye mecburuz. Mü'minler olarak şu fani dünyanın en perişan kitlesini temsil ediyor olduğumuz bir zamanda değil miyiz? Bu sebeple, günün birinde tartışma meselesi olmuş bir konuyu bugün zihninizi meşgul eden işler arasında görmeniz sizin açınızdan bir kayıptır. Bu kaybı telafi etmek zorundasınız. Şahsen benim bakışım bu şekildedir. Size de bunu tavsiye ederim. Duanızı bekliyorum. Allah’a emanet olunuz.