Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben on sekiz yaşındayım ve altı aydır evliyim. Eşimi çok seviyorum ama son zamanlarda tatsızlıklar yaşıyoruz. Sürekli hatalar (ilme ve tam olarak terbiyeye sahip olmadığım için) yapıyorum, kendisi de çok kızgın biri olmaya başladı ve bazı zamanlarda beni çok yanlış anlıyor. Benim erkeksi tavırlar sergileyip onu küçümsediğimi düşünüyor. Sonrasında hemen düzeltiyoruz sorunu, bu sorunlar olduğunda “Dünyanın en pişman insanıyım ve her gün hayırlısıyla ölmeyi istiyorum.” diyordu. Korkuyorum hocam dini nikâhımıza zarar gelmiş midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Affet. Samimi olmasını bekle. Kuruntu yapma. İyi olur ve devam ederse şükret. Sıkıntı sürerse ayrılmayı düşün. Bunları da Allah rızası için yap, ecir kazan.
Muhakkak bir psikoloğa git kızım. Bu durumu genişçe anlat. O seni rahatlatsın.
Bir uzmanla görüşüp evlenme planını değerlendirmeni tavsiye ederiz sana.
Selamünaleyküm. Ateş, ateştir. Herkesin yanması muhtemeldir ateşten. Bu sizin için büyük bir ders olsun. Kendiniz ve insanlığı bu ateşten korumak için mücadele etmeye azimli olun. Ortada bir zina yoktur.
Allah size afiyet versin, çocuklarınızı hayırlı kılsın. Bu durumda daha fazla çocuk olmamasını istemekle günaha girmezsiniz biiznillah. Çocuktan önce eşinizle muhabbetinizi ve karşılıklı anlayışınızı geliştirin ve koruyun. Bu daha önemli sizin için.
Hayatı büyük değerlerle doldurmayanların bu tür takıntıları yaşamaları normaldir. Hayatınızı ahirette işinize yarayacak şeylerle doldurun, gerisi size basit gelir biiznillah. İbadetinize önem verin. Bundan ibret alın ve bir insanı sınırsız gibi sevmemeyi öğrenin.
cahillik konusundaki diğer fetvalar
Allah Teâlâ hepimizi mağfiret buyursun. Cennetlerinde olmayı bize müyesser kılsın. Mü'min kardeşlerimle bir derdim yoktur benim, kimseden de hak talebim yoktur. Müsterih olunuz.
“Tarikattan başka yol olmayacağını” söylemek cahilliktir. “Tarikat daha iyidir” sözü ise kabul edilebilir. Dünyalığı öne çıkarmayan, dergisini sattırmayan, insanların malını konuşmayan, derdi zikrullah olan ve on sene öncesi ile on sene sonrasında aynı mal varlığına sahip olan, mü'minlerin arasına fırkalaşmayı sokmayan, şeriatın önüne hiçbir şeyi geçirmeyen, herkese okuduğu ve amel ettiği Kur'an kadar değer veren, sünnet düşkünü, fıkıh ve ilmihali tarikatından önce tutan bir şeyhin nezaretinde tarikat erbabı olmak mübarek bir iştir. Belirttiğiniz konular ise işin esası değildir. Esas olan zikrullahtır, salih ameller yapabilmektir. Bunlar ise din ve ümmet derdi olmayanların dertleridir.
Bu sözün Ali bin Ebi Talib radıyallahu anha isnat edilirken güçlü bir senedi yoktur, kime ait olduğu da sabit değildir. Dolayısıyla bir dini metin olarak görülmesi yanlıştır.
Laiklik, imanın karşısındaki bir kavram olarak kullanıldığında kesinlikle haklısınız. Bulunduğumuz toplumda ise laiklik açık ve net bir şekilde İslam karşıtlığı gibi anlaşılmamaktadır ya da laikler bunu gizlemeyi tercih etmektedirler. Bu nedenle her laik çıkış için açık bir küfür gibi bakmayı tehlikeli buluruz.
Selamünaleyküm. Böyle yapabilirsiniz.
Selamünaleyküm. Böyle devam ederseniz hem iyi bir yuva kurma şansınız her gün biraz daha ölecek hem de kendinizi cehenneme kütük olarak hazırlıyorsunuz. Bir saat bile gecikmeden hemen nikahlanıp ev kurun; herkese durumu bildirin ya da ilk saatte ebediyen ayrılın. Cehenneme koşuyorsunuz!