Fetva Meclisi
Soru
Hocam bir şeyhi Allah ile aramıza aracı koymak, bir peygamberden veya evliyadan medet istemek caiz midir? Bu saydıklarımız şirke girer mi? Bir yakınım bana bu yola girmeyi tavsiye etti ve tarikat yolundan başka bir kurtuluş yolu bulmak deveyi iğne deliğinden geçirmek gibidir dedi. İkilemde kaldım, bana bir yol gösterin hocam.
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Mü'min, her çiçeği izleyen arı gibi olmalıdır. Kovanını unutmadığı sürece çiçekten çiçeğe dolaşmasında da sakınca yoktur. Bulunduğu çiçeğin üzerinde yapışıp kalan arı ise bal yapamaz. Kendinizi Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemden başka kimsenin bağımlısı görmemelisiniz. Kimseyi de hor görmemelisiniz. Hepimiz kuluz, kulluk yapmaya çalışıyoruz. Birbirimizin farklılıklarına tahammül etmeye de mecburuz. Sözünü ettiğiniz yerden size fayda olarak ne gelecekse onu alın. Biiznillah zarar da gelmez. Ortalama bir yol tutturmalısınız. Sabırlı ve sebatlı gidilen her yol neticede hayra ulaşır. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm.1- Dinimizin herkesçe bilinmesi gereken ve ZARURİ BİLGİ dediğimiz bilgileri vardır. Bu bilgiler, Allah'a iman, meleklere iman, namaz, oruç gibi temel konulardır. Siyaset bu listede ZARURİ KONULAR arasında değildir. Bir mü'min, meleklere imanı bilir gibi siyaset konularını da bilmesi gerekmez. Bunu bilinmesi gerekirliği açısından ikinci sırada görebiliriz. İkinci sırada görülmesi ise, gereksizliği ya da itilmişliğinin belgesi değildir. Dolayısıyla, yaşadığı ortamın rüzgârına kapılıp siyaset konusunda hatalı söz kullananları imandan çıkmış gibi göremeyiz.2- Sessiz kalarak da tepki göstermek mümkündür. Siyaset konusundaki tepkiyi iki açıdan ele almalıyız. Birincisi, sıradan halk gündemi olan siyasettir ki, buna tepki vererek bile ola katılmamız doğru olmaz. İkincisi ise, siyasetin temel bir konu olarak ele alındığı yerler ve ortamlar ki, buralarda muhakkak tavrımız olmalıdır.3- Amca, insana en yakın olan akrabalardan biridir. Size bakmamış olsalar bile onlarla iyi geçinmeniz gerekir. Bu geçinme, onların özel hayatına müdahaleniz, kazançlarını irdelemeniz düzeyine gelmeyebilir. Ortak ilişkilerinizde, filan makineyi hangi parayla aldıklarını araştırmanız da gerekmez.
Üzülmemek mümkün değil gerçekten. Allah Teâlâ, sabırla amel etmeye hepimizi muvaffak kılsın. Sözünü ettiğiniz tiplerin en önemli destekçisi, onları adam yerine koyup saatlerce tartışmaktır. Tartıştıkça onlar fikirlerinde kökleşirler. Mümkün olduğu kadar 'hiçbir şey yokmuş' gibi davranacaksınız. Onu kökleştirmeme gayenizi ciddi tutun. İnadın altında ezilip gitmesin. Babanız da sakın beddua etmesin. Böylelerinin bir iki yılda düzelmesi neredeyse hayaldir. Yıllar süren bir sabır maratonuna hazır olun. Onunla bu konuları görüşme yerine aile için diğer konuları, memleket konularını görüşün. O açarsa da siz hemen değiştirin. Yapacak çok bir şeyiniz yoktur; iyi bir sabır, güzel bir dua ve görmeyen bir göz duymayan bir kulak sahibi olmak. Allah'a emanet olun.
Böyle bir istekte bulunman yanlış değildir ama insan her istediğini elde edemez. Kimi zaman işin başında yıkılır kalır kimi zaman da sonu bulmadan ömrü biter. İyi bir niyet tutmuşsun ama asıl vazifen kendini o zamanlar için iyi bir mü'min olarak hazırlamandır. Kendini hazırla önce. İmanını güçlü tut. İbadetlerini ihmal etme. Çevreni mü'min kardeşlerden oluşturmaya bak. Anne babanın duasını al. Kur'an okuyan ve Kur'an öğrenen biri olmaya bak. Haramlardan uzak dur. Çirkinlikleri kendine yakıştırma. Maddi konularda mesela diploma ve benzeri alanlarda geri kalmış olma. Ve şunu unutma: Şeytan senin bu güzel arzunu bilince seni koştuğun yolda çökertmek için uğraşacaktır. Dolayısıyla kendini onunla mücadeleye hazırla. Tuzağına düşmeden hedefine ulaşman gerektiğini bil. Allah seni muradına kavuştursun.
Allah ve yaratmak konusu ne yazık ki, zihinlerimizden git gide düşmektedir. Umarız o ifadeler bir iman/inkâr yörüngesinde kullanılmış değildir ve yine umarız kör bir taklit ve zavallı bir gidişatın ürünüdür o sözler. Direk şirk noktasına taşınması bu açıdan ağır olur ama gaflet olduğu da açıktır. Öyle veya böyle istiğfar etmeli ve tekrarına karşı dikkat etmeliyiz.
Hayır, aksine daha çok derdi olur kimi zaman, derdi olmaz sözü geçerli değildir. Fark olarak ne olur? O salih insan, asıl hayat olarak ahireti hedeflediği için, dünya hayatının başına getirdiği acılar ve sıkıntılardan dolayı çökmez. Şöyle anlamaya çalışın: Evinden çıkıp iki km yürünecek bir yola gidenin yorulacağı nokta kaç metredir, iki yüz km yürümek için evinden çıkan birinin yorulacağı nokta kaç km olur? İkisi de aynı yolu aynı bedenlerle yürürler ama biri, iki yüz km gitmek için girdiği yolda beş yüz metrede iken mola vermez. Verse yolu bitmez. Ama iki km gitmeyi planlayan, her iki yüz metrede bir çay molası verebilir. Bizim durumumuz aynen böyledir. Rabbi ile buluşmayı, Firdevs cennetinde olmayı samimi bir şekilde arzu eden için ara yerlerdeki levhalara takılmak olmaz. Elbette mü'min, “ben dünyada kalmak istiyorum” diyen insan değildir, herkesin derdi cennette olmaktır ama Allah’ın bazı kulları bu arzularını adeta evlerinin duvarlarına bile inandırdılar, bazı kulları da kendileri bile ne istediklerinin farkında değildirler. Allah yolunda iken bu dünyanın çilelerine takılıp kalmak veya yola devam etmek böyle bir şeydir. Bu da bir eğitim meselesidir. Ve çok yüksek oranda bir çevre meselesidir. Kimlerle oturup kalktığından, soluduğun havaya kadar her şey buna etki eder. Rabbim hepimize kolay etsin.
cahillik konusundaki diğer fetvalar
Allah Teâlâ hepimizi mağfiret buyursun. Cennetlerinde olmayı bize müyesser kılsın. Mü'min kardeşlerimle bir derdim yoktur benim, kimseden de hak talebim yoktur. Müsterih olunuz.
Bu durumun nikâh açısından endişe edilecek bir sonucu yoktur ama sizin bir psikoloğa görünmeniz gerekir. Gerekiyorsa aile büyükleriniz size müdahale etsin.
Bu sözün Ali bin Ebi Talib radıyallahu anha isnat edilirken güçlü bir senedi yoktur, kime ait olduğu da sabit değildir. Dolayısıyla bir dini metin olarak görülmesi yanlıştır.
Laiklik, imanın karşısındaki bir kavram olarak kullanıldığında kesinlikle haklısınız. Bulunduğumuz toplumda ise laiklik açık ve net bir şekilde İslam karşıtlığı gibi anlaşılmamaktadır ya da laikler bunu gizlemeyi tercih etmektedirler. Bu nedenle her laik çıkış için açık bir küfür gibi bakmayı tehlikeli buluruz.
Selamünaleyküm. Böyle yapabilirsiniz.
Selamünaleyküm. Böyle devam ederseniz hem iyi bir yuva kurma şansınız her gün biraz daha ölecek hem de kendinizi cehenneme kütük olarak hazırlıyorsunuz. Bir saat bile gecikmeden hemen nikahlanıp ev kurun; herkese durumu bildirin ya da ilk saatte ebediyen ayrılın. Cehenneme koşuyorsunuz!