Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Benim beynimi yiyen soru şu; lise çağlarında 2 arkadaş hırsızlık yaptık cahillik ettik. Helallik almam gerekiyor bunu biliyorum, fakat bu konu dillenince sıkıntı daha da büyüyecektir. Ben almış olduğum şeyin değerini ona gizliden ulaştırsam bu yükten kurtulabilir miyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bir yolla o hakkı sahibine ulaştırın, helalliğini de isteyin. Eğer helallik istemenin sakıncası olacaksa o da kalabilir ama hakkı sahibine ulaştırın. Sonra da istiğfar edin.
Selamünaleyküm. Böyle yapman yeterlidir. Bu sana iyi bir ders olmalı ve tekrarından muhakkak kaçınmalısın. Geçmişi tekrarlaman en büyük görevin olmalıdır. Allah sana tertemiz yaşamayı nasip etsin.
Selamünaleyküm. Azabın çeşidini ve hacmini bilemeyiz ama helalleşmeden cennete giremeyeceğini biliriz.
Selamünaleyküm. Açığa çıkmasında sakınca olan biri, aldığı malı sahibine eksiksiz olarak bir yolla ulaştırırsa inşallah haktan kurtulur.
Selamünaleyküm. Sözleşmenizde ne yazıyorsa ona uymalısınız.
Selamünaleyküm.Realiter bir tutum olmamakla beraber bir iştir bu.
cahillik konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Böyle devam ederseniz hem iyi bir yuva kurma şansınız her gün biraz daha ölecek hem de kendinizi cehenneme kütük olarak hazırlıyorsunuz. Bir saat bile gecikmeden hemen nikahlanıp ev kurun; herkese durumu bildirin ya da ilk saatte ebediyen ayrılın. Cehenneme koşuyorsunuz!
Bu tür senaryolarla vakit geçirmeyelim. Daha yoğun ve daha acil pratik meselelerimiz vardır. Ancak insanların, cehaletten kaynaklanan idraklerini değiştirmenin zaman alacağını bilmeliyiz. Mümkün olduğu kadar tevil edilebilecek sözleri tevil edelim. Çünkü mesela bu kişinin durumunda namaz, imanı; kullandığı sözler de küfrü temsil ediyor. Ama bilememe durumunu yok sayamayız. Tatlı sözlerle, uzun bir zamanda da olsa ikna olmasını bekleyeceğiz. Allah yardımcımız ola.
Laiklik, imanın karşısındaki bir kavram olarak kullanıldığında kesinlikle haklısınız. Bulunduğumuz toplumda ise laiklik açık ve net bir şekilde İslam karşıtlığı gibi anlaşılmamaktadır ya da laikler bunu gizlemeyi tercih etmektedirler. Bu nedenle her laik çıkış için açık bir küfür gibi bakmayı tehlikeli buluruz.
Bu sözün Ali bin Ebi Talib radıyallahu anha isnat edilirken güçlü bir senedi yoktur, kime ait olduğu da sabit değildir. Dolayısıyla bir dini metin olarak görülmesi yanlıştır.
“Tarikattan başka yol olmayacağını” söylemek cahilliktir. “Tarikat daha iyidir” sözü ise kabul edilebilir. Dünyalığı öne çıkarmayan, dergisini sattırmayan, insanların malını konuşmayan, derdi zikrullah olan ve on sene öncesi ile on sene sonrasında aynı mal varlığına sahip olan, mü'minlerin arasına fırkalaşmayı sokmayan, şeriatın önüne hiçbir şeyi geçirmeyen, herkese okuduğu ve amel ettiği Kur'an kadar değer veren, sünnet düşkünü, fıkıh ve ilmihali tarikatından önce tutan bir şeyhin nezaretinde tarikat erbabı olmak mübarek bir iştir. Belirttiğiniz konular ise işin esası değildir. Esas olan zikrullahtır, salih ameller yapabilmektir. Bunlar ise din ve ümmet derdi olmayanların dertleridir.
Allah Teâlâ hepimizi mağfiret buyursun. Cennetlerinde olmayı bize müyesser kılsın. Mü'min kardeşlerimle bir derdim yoktur benim, kimseden de hak talebim yoktur. Müsterih olunuz.