Fetva Meclisi
Soru
Hocam, bir kardeşimiz Kur'an’ı konularına göre dizmeyi düşünüyor, bunda bir günah olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Günah sözü biraz abartılı olabilir. Dikkat etmeden, eğlence konusu yapmayı kastediyorsa doğrudur.
Siz bu konuya Allah sizi muhtemel tehlikeli bir sonuçtan kurtarmış diye baksanız daha isabetli bakarsınız. Kurtulduğunuza şükredin ve size bir çeşit zulüm yapanı da sizi yaratana havale edin, rahat edersiniz.
İftirayı dinlemek ona ortak olmaktır. Gıybeti dinlemek de ona ortak olmaktır. Bir şikâyeti olanın şikâyetini dinlemek ise kardeşliktir. Şu kadar ki siz ne kadar çözüm noktasında duran birisiniz, onu iyi tahlil edin.
Bu ve benzeri sorular “cevabını öğrenmek” için sorulmuş sorular değildir. Akıllarınca bir açık bulup: a- Kendini rahatlatmak, dine bağlanmamış olmanın haklılığı hissini yakalamak, b- Bilimsel bir iş üzere olmanın ağırlığını yaşamak, c- İnanmadığı bir dinin kitlesine zarar vermek, cephede gedik açmak, d- Ne yaptığını bile bilemeyecek kadar boş işte bulunuyor olma sonucunu elde etmeye çalışıyorlar. Bunlardan hangisi olursa olsun netice şudur: Bu soruları cevaplandırmak asla bir din tebliği değildir. Ve asla bir faydası yoktur. Soran ve cevaplayan kendi içlerinde yuvarlanıp gideceklerdir. Bir başka mesele de şudur: Bu sorularda esasen soru olma niteliği de yoktur. İnternet ortamında bir ortamdan diğerine taşınmış bilmece gibi sözlerden oluşmaktadır. Mesela bu soru kökten yanlıştır. Zira Kur'an'ımızın tertibinde Ashabı Kiramın müdahalesi yoktur. Bizzat Peygamber Efendimizin yaptığı bir iştir dizme işi. Rabbim ümmetimize yardım etsin, akıbetimizi hayır etsin.
Böyle bir ayrıntı yoktur, endişe edilecek bir durum da değildir. Kur'an’ımızı okumak gerekir. Ya da insandan dinlemek gerekir. Allah Teâlâ kabul buyursun.
Bugüne kadar hiç kimse bir başkasını tartışarak ikna etmemiştir. Bu bir nevi kaşıyarak yarayı iyileştirmeye benzer; hiç kaşıttığın için iyi olan yara gördün mü? Size tavsiyem şudur: Tartışma ortamını terk edin. Böylece şeytan ezilsin, iman güçlensin biiznillah. Sadece o, tartışma anındaki “anlatma, ikna etme heyecanı” ne kadar tatlı oluyor, şeytan o anda ne kadar hız katıyor insana, bu bile incelense anlaşılır demek istediğim. Dinimiz tartışma dini değildir. Hele hele Kur'an ayetleri, hadisle asla tartışma konusu yapılmamalıdır. Evet, şeytan çok daha cazip gerekçeler üretebilir ama sorum şudur: Bugüne kadar tartışıp birisini ikna edeni gören var mı? İblis’in milyon kere düşürdüğü tuzağa bir kere de bizim düşmemizin ne anlamı olacak?
ayet konusundaki diğer fetvalar
Bunu hocalar değil de müçtehitler olarak düzeltelim. Hocalar sadece hazır kitapları okur ve müçtehitlerin anladıklarını anlatmaya çalışırlar. Onlar eczacılar gibidirler; doktorun yazdığı reçeteyi tatbik ederler. Müçtehitler ise şu yollarla anlarlar bir şeyin haram olduğunu: Âyet veya hadiste BU HARAMDIR kaydı vardır. Âyet veya hadis YAPMAYIN, OLMAZ, BUNDAN UZAK DURUN ifadesini kullanmaktadır. Âyet veya hadis SİZE HELAL OLMAZ şeklinde bir ifade kullanmaktadır. O işin yapan için ağır bir ceza takdir edilmiş bulunmaktadır. O işi yapana lanet edilmiştir. Bu ifadeleri inceleyen müçtehitler o işin haram olduğunu anlayıp kaydederler.
İnsanoğlu, “hata” ve “Kur'an” sözcüklerini bir araya getiremez!
İnsan milim milim büyüdüğü gibi, bir lokma, bir nefes ilerlediği gibi dini durumumuz da kelime kelime ilerler. Bazen bir kelimede takılır insan bazen de bir konuyu aşamaz. Bu takıntılarla asıl vazifelerini oyalarsa kaybeder. Asıl hedef olan Allah’ın rızasına doğru HİÇBİR ŞEY YOKMUŞ GİBİ yürümeye devam ederse kazananlardan olur. Siz de bu mantıkla hareket edin. Takılıp kalmayın o konulara. İbadetinizin geneline bakın. Hedefinizin ucunu görmeye çalışın. Bu durumları da sabrınız için konu olarak görün. Allah yardımcınız olsun.
Elbette, sağ el ile olması daha faziletlidir denebilir ama sol elle tesbih saymayı men eden bir âyet veya hadis yoktur.
Böyle bir tedavinin varlığını bilmiyorum ama yapsanız da sakıncası olur zannetmem. Dilerim şifa bulursun. Geçmiş olsun.
Böyle olduğuna dair elimizde bir nas yoktur. Olabilir, mümkündür ama biz mü'min olarak kaynaklarımızın bize öğretmediğine iman etmeyiz. Ortada bilimsel bir veri de yoktur. Dolayısıyla ilgilenmemiz ve bağlanmamız gereken bir konu değerinde göremeyiz bunu.