İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

‘Benim duam kabul olmuyor’ demek doğru mu? Son zamanlarda, istisnasız inanarak ettiğim dualarımın tersi oluyor. Hamileliğimin rahat geçmesi için daha hamile kalmadan çok ama çok dua ediyordum, eşime görevlerimi tam yerine getirebilmek için. Ama çok zor bir hamilelik geçirdim, sürekli yattım. Normal bir doğum olsun diye çok dua ettim ama olmadı. Vücudumda çatlaklar oluşmasın diye çok dua ettim, oluştu. Eşim görünüşe çok önem veren bir insan. Benim imtihanım mı yoksa onun istediklerinin tersine mi oluyor, onun imtihanı mı karar veremiyorum. Zaten iki türlü de üzülen ben oluyorum. O, benim imtihanım herhâlde diyebilecek zihniyette biri değil zaten, imanı, takvası kuvvetli ama her şey istediği gibi olsun isteyen bir insan. Dualarımın hep tersi oluyor, ne yapmalıyım?

Cevap

Bakkaldan bir şeyi parasını verip alır gibi dua yapılmaz. Dua, Rabbimizden istemektir. O ise bizim için daha hayırlı olanı verir. Her duamız bizim istediğimiz gibi kabul olsa dünya hayatının ne yararı olur? Böyle düşünmemelisiniz. Siz sadece hamilelik, bedeniniz gibi kısa ve küçük şeyler üzerinden dertleniyorsunuz, sıkıntı da sizi oradan buluyor. Hayatı daha uzun ve daha geniş düşünmelisiniz. Duayı da üzerinizdeki bir görev gibi görün, görevinizi de yapın gerisine karışmayın. Bakın o zaman rahat ettiğinizi göreceksiniz. Allah yardımcınız olsun.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evlenmek istemek fıtri bir durumdur, kardeşler olarak bunun hayırlısını istemeniz çok güzel. Evlilik hayırsız bir eş olduktan sonra evlenerek hem dünyanızı hem de ahiretinizi kaybetmeniz daha mı iyi; Rabbim böyle evlilikten herkesi korusun. Siz en güzelini yapıyorsunuz, sakın çevrenizin dediklerine kulak asmayın. Evliliğin yaşı yok ki evlilik yaşı geçmiş olsun. Evlilik kişinin tercihiyle yapılır şüphesiz ama Rabbimizin kaderi olduğunu da unutmamak gerekir. Allah her kulunu her an görür, duyar. Biz hayırlısını isteyelim, kalbimiz ile razı olalım, başımıza ne gelirse gelsin hayırlısı buymuş diyerek teslim olalım. Bakın o zaman nasıl da kalbimiz huzurlu olur. Onlar istemediğiniz dua etseler bile âmin demeyin, sizin duanız olmasın. Rabbimiz ile bağınızı hiç koparmayın. Dikkat edin, şeytan kulluğunuzu unutarak evlilik konusunu sizin çıkmazınız yapmasın. Kendinizi geliştirmeye bakın, güzel çevreler edinin, evlilik konusunda büyüklerinizden yardım isteyin ve istişarede bulunmayı ihmal etmeyin onlarla. Bekârlık da bir imtihan, evlilik de; sakın unutmayın! Cenneti kazanmak için bize verilmiş olan dünya hayatını güzel değerlendirelim. Rabbimizden hayırlısını ve vereceği her şeye kalbimizin de razı olmasını istemeyi ihmal etmeyelim.

Hocam, biz iki bekâr kardeşiz ve hepimiz gönlümüzce, güzel ve hayırlı bir şekild
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bizim istediğimiz şeyler, kendimizin, toplumun uygun gördüğü zamanda gerçekleşmediğinde biz onu “geç kalmış” olarak varsayıyoruz. Ama kime göre bu geç kalış? Evlenmenin yaşı olduğunu kim söyledi? Bu hayatta kimin her istediği, istediği zamanda ve şekilde olmaktadır ki? Biz, bize uygun görülen kaderi yaşıyoruz. Daha farklısını daha uygun daha hayırlısıymış sanırız ama öyle olup olmadığını da bilemeyiz. Bizim yararımıza sandığımız işler tam tersi zararımıza da olabilir. Bu sebeple biz kul olarak elimizden geleni yapar ve gerisini Allah'a salmanın rahatlığı ve ferahlığı içinde oluruz. Şeytanın tek bir meseleye odaklatıp içini kemirmesine izin vermemek adına boş kalmamaya çalış. Her an vaktini farklı işlerle doldur ki kederlenmeye zamanın kalmasın. Belli bir yaşa kadar evlenememek, evlenmeye dair tüm kapıların kapandığını göstermez. Hiç beklemediğin bir anda huzurlu bir evlilik yapabilirsin. Bu sebeple en güzeli, en rahatı teslim olabilmektir. Hayata daha geniş bir perspektiften bakmaya çalışalım. Olmayana değil olanlara bakıp daha fazla odaklanmamız gereken işler, nimetler olduğunu hatırlayalım. Elbette dua etmeyi de ihmal etmemek lazım. Evlenmek onca önemine binaen hayatımızın olmazsa olmazı değildir. Kimin ne zaman ve kiminle evleneceği bizim için meçhuldür. Buna göre siz ölümcül bir hastalığa yakalanmış biri gibi değilsiniz. Bir başka mesele de evlenmiş olmak huzurun teminatı da değildir. Evli olduğu hâlde bekârlara imrenen ve boşanmak için her şeyi feda edenleri de düşünmek gerekir. Neyin kime hayır olduğunu bilemeyiz. Mevcut durumu en iyi şekilde yaşamak için gayret edelim. Yarın iyi bir evlilik günü olabilir. Evlenmemiş olmak en iyi hâlimiz olabilir. Konuyla ilgili sitemizde yayınlanmış olan şu mektup da içinizi rahatlatacaktır: Kızım, Bir zamanlar Firavun denen zalim vardı. O da karısını en büyük harama zorluyordu. O ise, Allah'ı her şeyin üstünde tuttu. Firavun'un dediğini yapmadı. Öldü, parça parça edildi yine yapmadı. Neticede ise o kadın, bütün mü'minlerin annesi, cennetin en öncesi olarak Rabb’ine gitti. Firavun cehennem kütüğü, o da cennet kuşu oldu. İkisi de ebediyet sahibi oldular. Biri cehennemde ebediyet kazandı, diğeri cennette… Kızım, gayet esef verici bir hâle zorlanıyorsun. Hem de annen tarafından. Becerebilirsen sen de kazanırsın; ebediyetleri kazanman mümkündür. Sabret ve kazan. Sana kısaca şu tavsiyeleri zikredebilirim: A- Evlenmeyi sen de ciddiye al, vakti gelince evlenmeye hazırlıklı ol. Çok güzel ve akıllıca döşünmüşsün. Sokağa çıkıp aday arayacak değilsin elbette. Rabbinin sana yazdığı nasibin seni er veya geç bulacaktır. Buna iman et, hiç şüphen olmasın. Ne kendini sal ne de içine kapan. Helal sınırları içinde dengeli bir siyasetin olsun. B- Annen ve babana her şeye rağmen nazik davran. Asla taviz verme. Onların sözüne aldırma ama nezaketini de bozma. Neticede onlar senin asıllarındır. Bir gün onlar da söylediklerine pişman olacaklardır. Kaba konuşma, hakaret etme. Nezaketle dik dur, dimdik dur. C- Vaktini dolu dolu geçirmeye bak, boş denebilecek işlerle vakit öldürme. Oku, yaz, araştır ama boş kalma. Büyük ideallerin insanı olmaya bak. İbadetlerini aksatma. Kuran oku. Dua et. D- Kızım, o kadının adı Âsiye idi. Binlerce sene oldu o bu dünyadan gideli. Şimdi de Rabbin seni Âsiye yapmak istedi ise sakın bu fırsatı kaçırmayasın. Gayret et, sen de Âsiye ol. Binlerce sene yaşa. Cennet kuşu ol, Rabbini bul. Sakın umutsuz kalma. Sakın korkma. Sakın incinme. Sakın ağlama. Ne olacak yüz yıl bekâr kalsan, ne olacak? Allah'ın razı olmadığı bir hayat olduktan sonra evli olsan ne olur bekâr olsan ne olur? Büyük düşün kızım, çok büyük düşün. Sakın kendini yalnız zannetmeyesin, melekler seninledir. Seni onlar da heyecanla izlemektedir. Sakın onları incitmeyesin. Sana dualar ederim kızım. Rabbim seni korusun ve yüceltsin. Sen de bana dua et.

Hocam otuz iki yaşında bekâr ve memur bir kız kardeşinizim. Tesettürüme elimden
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Aile büyüklerinizden biriyle konuyu ele alın. Hayatınızın geri kalan bölümünü değerlendirmede büyüklerinizin görüşleri ile karar verin. Böylesi sizin için daha hayırlı olur.

Selamunaleyküm. Hocam eşimle yaklaşık bir yıldır evliyiz, ikimizin de ikinci evl
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir Müslüman, insan olarak insanî kimliğini yitirmemeye çalışmalıdır. Sizin, sizi sevmeyen bir insana bağlı kalmanız doğru değildir. Yeteri kadar rica etmişsiniz hatta yalvarmışsınız. Bundan ötesi şahsiyetinizi öldürür. Kesinlikle dert etmemelisiniz. Daha güzel bir evlilik sizi bekliyor olabilir. Hanımlar genelde dulluğu ölüm gibi görürler ama bu doğru değildir. Sizi ezecek bir evde yaşamaktansa dik durabileceğiniz bir çadırda yaşamaya razı olun. İlla derdinizi arıyor gibi olmayın. İşinizi de kaybedebilirsiniz aklınızı da. Dik durun, sabredin, o erkekteki bütün kanuni haklarınızı da alın. Sonra da ibadetinizi yaparak kendinizi rahata verin. Allah yardımcınız olsun.

Son zamanlarda zor bir dönemden geçiyorum; kısa süre önce evlendim ama ayrıldık.
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Zorla evlendirildiğin, istemediğin bir hayatı yaşamak zorunda kaldığın ve eşinden sürekli kötü muamele gördüğün bir evlilik ne dinen ne de vicdanen kabul edilebilir bir durumdur. Öncelikle Allah seni seviyor ve senin için en hayırlısını istiyor. Ama insanlar sana zulmetmiş, senin dualarını dinlememiş. Bu zulmü yapan Allah değil, insanlar! Sen dua ettin, ağladın ama ailen zorla seni evlendirdi. Bu, Allah’ın sana bir ceza vermesi değil, insanların sana zulmetmesidir. Şu an kalbin kırık, Allah’a olan güvenin sarsılmış gibi hissediyorsun. Ama unutma, Allah her zaman senin yanında. Bak, Allah sana bu zorluktan çıkma hakkını veriyor. Senin bu evliliğe mahkûm olmadığını, çıkış kapısının açık olduğunu bilmen gerek. Allah’a küsen sen değilsin, aslında insanlara ve yaşadığın zulme isyan ediyorsun. Ama bu öfkeyi Allah’a yönlendirmek yerine, seni bu hale getirenlere yönlendirmelisin. Allah’ın huzuruna yönelmekten korkma! Çünkü seni en iyi anlayan, en iyi bilen O’dur. Rabbine küsmek yerine, O’na dön ve şöyle dua et: "Allah'ım, bana en hayırlı yolu göster, beni zulümden kurtar, bana sabır ve güç ver!" Aile hayatınla ilgili şahsi kanaatim önce çözüm odaklı olmaya çalışarak kurulan yuvanı sahiplenmeye çalışman daha doğrudur. Bu yaşadıkların ailenden intikam almak için gösterdiğin refleksten kaynaklanabilir. Dolayısıyla geçmişteki yaşanan kırgınlıkları ve yanlışlıkları bir kenara atmayı başarabilirsen evde yaşanan gerginliği de azaltabilirsin. Sen gülersen kocanın da seni sahiplendiğini göreceksin. Onunla ilgilendiğinde o da sana benliğiyle dönecektir. Kocanın gözlerinin içine bak, ellerini tut, ona merhametli ol. Allah aranıza sevgi ve saygıyı yerleştirecektir. Boşanarak bilmediğin bir yola çıkman daha problemli bir sonuca götürebilir. Fakat her şeye rağmen kocanla mutlu bir yuva sürdüremeyeceğini düşünüyorsan ailene durumu anlat ve gerekirse desteğe ihtiyacın olduğunu söyle. Sen kararını ver ve adım at. Allah seninle ve seni bu sıkıntıdan çıkaracak olan da O’dur.

Hocam, ailem beni zorla evlendirdi, eşim benden küçük. Ben aslında başkasını sev
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm.Kızım, bir kere o kişi imam olduğu için siz onunla evlenseniz bu şekilde, onun adını lekelersiniz. Babasından rızasız evlenmiş bir kızın eşi olmak onu taciz edecektir. Bir de bu açıdan bakın olaya. Sorunlu biriyle evlenmeniz gerekmez. Eğer onunla haram bir yakınlığınız olduğu için meselâ el ele tuttuğunuz için bu kadar ilgi duyuyorsanız o takdirde hemen evlenin ki, haramla sizi ezmesin. Bilin ki baba duası sizi ömür boyu bırakmaz!

Hocam, ben 22 yaşında bir bayanım. 26 yaşında hafız ve imamlık yapan biri ile 1

dini sorular konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İhlasla okunan Kur'an âyetlerinden sonra okuyanın suya üflemesinin biiznillah faydalı olacağını umarız.

Hocalara su okutup o suyu içmek veya hatim yapılan yerlerde hatim cüzlerini okuy
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Namazda sağa sola bakılmayacağı kesin bilinmesi gereken bir kuraldır. Nereye bakılacağı ise farklı şekilde yorumlanabilir. Genel olarak secde mahalli göz önünde olmalıdır. Bazı âlimler ise rükûda ayakuçlarına bakmayı tavsiye etmişlerdir. Yalnız bunun namazın sıhhatini etkileyecek yönü yoktur.

Okuduğum bir kitapta rükûda gözlerin secde yerine bakması ile ilgili bir yazı va
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

ŞERİAT İslam demektir. İnsanlar toplu kültür baskısı altında bu kelimeyi anlamadan reddetmektedirler. Sizin veya bizim 'Şeriat iyidir' şeklinde bir düzeltme kampanyası yürütmesi/yürütmemiz sonuç vermez. Bunun yerine insanlara dinimizin bütününü anlattığımız eğitimler, konuşmalar yapmalıyız. Bütünü bildiklerinde o bütünün adının Şeriat olduğunu anlayacaklardır. Savunma yapmanın yararı yoktur. Bile bile insanların daha fazla düşman olmalarını da getirebilir o tartışmalar. Buna dikkat etmelisiniz. Ayrıca bu ve benzeri konular bir hidayet meselesidir. Allah Teâlâ'nın kulağını açmadığı kalplere bir şey akıtmak mümkün olmuyor. İnsanların hidayeti için dua ediyor olmalıyız. Bir ilave olarak da belki uzun vadede yapılacak bir çalışmadır bu, insanlara bilgi kirliliğinin bulunduğunu, toplum psikolojisi ile bizi bir potada erittiklerini de izah etmenin yararı olur. Neticede ise her şey bir hidayet meselesidir.

Arkadaşlarımın çoğu şeriatı bilmiyorlar, bilmediklerinden dolayı da kötülüyorlar
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İmanın tazelenmesi, onu tehlikeye düşecek şeylerden uzak tutmak bilakis güçlendirecek ibadetlerle ve ilimle donatmaktır. Yoksa yeniden iman edin demek değildir.

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem bir hadiste, ‘imanınızı tazeleyin’ buyuru
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sistem ne olursa olsun biz Müslüman karakterli olmaya mecburuz. DAHA AĞIR BİR SORUN OLUŞTURMADIKÇA elle, elle yapamadığımız zaman da dille engel olacağız. Kötülüğe sessiz kalmayı içimize sindiremeyiz. Elle veya dille bir şey yapamadığımız zaman kalbimizi aktif tutup, imanımızın bu durumu kabullenmediğini meleklere ispat etmiş oluruz biiznillah. Şu kadar var ki, bu yaptıklarımızı ya da yapmamız gerekenleri BİR GENÇLİK HAREKETLİLİĞİ ile mi yoksa gerçekten imanımızın gereği bir iş olarak mı yaptığımızı iyi tahlil etmeliyiz. Macera ile ibadeti birbirine karıştırmamız tehlikeli olur. Mesela zina yapılan bir ortamda büyük bir günah işlenmektedir. Bizim eylemimiz, ZİNAYI İNKÂR neticesi getirirse bu durum, büyük günahı imandan çıkmaya itmiş olmaktır ki, takdir edersiniz bu bir tehlikedir. Gördüğünüz gibi ateşle oynamaya benzer bir tehlikeyi çok dikkatli ele almak gerekiyor.

Zinanın artık sokak ortasında olduğu bir zamanda yaşıyoruz. Genç yaştaki insanla
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Zikir ve duada içten geçtiği gibi dille de kendimizin duyacağı kadar telaffuz etmemiz gerekmektedir. Zikir ve duanın sadece içten geçmesi bile ibadet olarak geçerlidir.

İçimizden, dudakları kıpırdatmadan dua edebilir, salavat ve zikir çekebilir miyi

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.