Fetva Meclisi
Soru
İçimizden, dudakları kıpırdatmadan dua edebilir, salavat ve zikir çekebilir miyiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu, sağ el mi sol el mi demek gibi olur. Bunları birbirlerinin rakibi değil iç içe görmek gerekir.
Zikir, Allah'ı hatırlamaktır. Bir haramla karşılaşılınca Allah'ı hatırlayıp uzak kalmak bir zikirdir. Nimetlerle karşılaşınca gerçek nimet sahibi olan Allah'ı hatırlamak bir zikirdir. Kur'an okuyup ondan lezzet almak bir zikirdir. Şu tespihi şu kadar kere tekrar etmek bir zikirdir. Salavat getirmek bir zikirdir. Fakat bunların felsefesini yapmak yani bu işler üzerinden laf yürütmek zikir değildir. Çünkü zikir, Allah'ı hatırlamak ve o hatırlamanın gereğini yapmaktır.
Gözün kapalı olmasının bu ibadetlere bir zararı olmaz.
Selamünaleyküm. O kitaptaki zikirleri yapmanızda sakınca yoktur. Hangi zikre ne zaman vakit belirtildiğini orada bakmalısınız.
'Her ikisi de olabilir' diye inanmak zorundayız ama olacağını şartlı olarak beklemeye hakkımız yoktur. Zira dua, tıpkı namaz gibi yapmak zorunda olduğumuz ama ayrıntılarını irdeleyemeyeceğimiz bir değerdir.
Selamünaleyküm. Herhangi bir kural yoktur; biri ile zikir yapılabilir, birden fazlası ile yapılabilir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Sistem ne olursa olsun biz Müslüman karakterli olmaya mecburuz. DAHA AĞIR BİR SORUN OLUŞTURMADIKÇA elle, elle yapamadığımız zaman da dille engel olacağız. Kötülüğe sessiz kalmayı içimize sindiremeyiz. Elle veya dille bir şey yapamadığımız zaman kalbimizi aktif tutup, imanımızın bu durumu kabullenmediğini meleklere ispat etmiş oluruz biiznillah. Şu kadar var ki, bu yaptıklarımızı ya da yapmamız gerekenleri BİR GENÇLİK HAREKETLİLİĞİ ile mi yoksa gerçekten imanımızın gereği bir iş olarak mı yaptığımızı iyi tahlil etmeliyiz. Macera ile ibadeti birbirine karıştırmamız tehlikeli olur. Mesela zina yapılan bir ortamda büyük bir günah işlenmektedir. Bizim eylemimiz, ZİNAYI İNKÂR neticesi getirirse bu durum, büyük günahı imandan çıkmaya itmiş olmaktır ki, takdir edersiniz bu bir tehlikedir. Gördüğünüz gibi ateşle oynamaya benzer bir tehlikeyi çok dikkatli ele almak gerekiyor.
Haram bir şeye, bile bile ve kastederek 'Allah bereket versin' şeklinde gönül hoşnutluğunu gösteren bir ifade kullanmak maazallah dinden çıkmak ile sonuçlanabilir. Hata ile veya bilmeden söylenmesi ise inşaallah istiğfar ile kapatılır.
İhlasla okunan Kur'an âyetlerinden sonra okuyanın suya üflemesinin biiznillah faydalı olacağını umarız.
Esasen tilavet secdesi Kur'an’ın kendisini okurkendir. Meal için gerekmeyebilir dense de Kur'an’ımıza tazim bakımından o emri duyanın da secde etmesini tazim bakımından tavsiye etmeliyiz.
Bakkaldan bir şeyi parasını verip alır gibi dua yapılmaz. Dua, Rabbimizden istemektir. O ise bizim için daha hayırlı olanı verir. Her duamız bizim istediğimiz gibi kabul olsa dünya hayatının ne yararı olur? Böyle düşünmemelisiniz. Siz sadece hamilelik, bedeniniz gibi kısa ve küçük şeyler üzerinden dertleniyorsunuz, sıkıntı da sizi oradan buluyor. Hayatı daha uzun ve daha geniş düşünmelisiniz. Duayı da üzerinizdeki bir görev gibi görün, görevinizi de yapın gerisine karışmayın. Bakın o zaman rahat ettiğinizi göreceksiniz. Allah yardımcınız olsun.
Namazda sağa sola bakılmayacağı kesin bilinmesi gereken bir kuraldır. Nereye bakılacağı ise farklı şekilde yorumlanabilir. Genel olarak secde mahalli göz önünde olmalıdır. Bazı âlimler ise rükûda ayakuçlarına bakmayı tavsiye etmişlerdir. Yalnız bunun namazın sıhhatini etkileyecek yönü yoktur.