Fetva Meclisi
Soru
Haram paraya -içki, kumar gibi şeylerin parasına- Allah bereket versin, maşallah demek neye mâl olur?
Cevap
Benzer fetvalar
Önce böyle bir günahtan ötürü tevbe ve istiğfarı düşünmek gerekir. Tevbe ederek, samimi bir şekilde istiğfar ederek hatayı düzeltmek gerekir. O tarladan elde edilen gelirin tamamı için haram da demeyiz ama o miktar paranın bir hayra verilmesini tavsiye ederiz.
Masrafların haram para ile karşılanması evliliğin varlığına ve geçerliliğine mani olmaz. Bu bir hatadır. İstiğfar ederek, varsa hak sahiplerine haklarını vererek hatadan kurtulmak gerekir.
Bu kavram düne kadar bilinmeyen bir kavramdı. Bugün de ne anlama geldiği konusunda açık bir fikir de yoktur. Dinimizi tebliğde, insanları Allah’a yaklaştırmada bu tür sistemler kullanılırsa haram olur dememize mahal yoktur ama dinimiz İslâm, daha berrak, daha açık bir dindir. Ashab-ı kiram gibi yapmak ve tabii, açık, bilinen yöntemler kullanmak bereketin ta kendisidir biiznillah.
Harama yardım eden haram işlemiş olur. Mekruha yardım eden de mekruh işlemiş olur. Mezar yaptırmanın ise haram olan yönü vardır, mekruh olan yönü vardır. Mubah olan yönü vardır. Bu nedenle mezar yapan usta ile alakalı tek hükümden söz edemeyiz. Yaptığına göre hükmü de farklı olur.
Meri kanun ve yönetmeliklerde yazılı bir durum ise bu aldığınız size helaldir. O dairede kendiliğinizden oluşturduğunuz veya kabul ettirdiğiniz bir para ise haramdır.
Haramlardan bir harama direkt destek olan direkt o günaha girer. Dolaylı destek olan da destek olduğu kadar günahın sahibi olur. O işi almamanızı tavsiye ederiz size.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Zikir ve duada içten geçtiği gibi dille de kendimizin duyacağı kadar telaffuz etmemiz gerekmektedir. Zikir ve duanın sadece içten geçmesi bile ibadet olarak geçerlidir.
Sistem ne olursa olsun biz Müslüman karakterli olmaya mecburuz. DAHA AĞIR BİR SORUN OLUŞTURMADIKÇA elle, elle yapamadığımız zaman da dille engel olacağız. Kötülüğe sessiz kalmayı içimize sindiremeyiz. Elle veya dille bir şey yapamadığımız zaman kalbimizi aktif tutup, imanımızın bu durumu kabullenmediğini meleklere ispat etmiş oluruz biiznillah. Şu kadar var ki, bu yaptıklarımızı ya da yapmamız gerekenleri BİR GENÇLİK HAREKETLİLİĞİ ile mi yoksa gerçekten imanımızın gereği bir iş olarak mı yaptığımızı iyi tahlil etmeliyiz. Macera ile ibadeti birbirine karıştırmamız tehlikeli olur. Mesela zina yapılan bir ortamda büyük bir günah işlenmektedir. Bizim eylemimiz, ZİNAYI İNKÂR neticesi getirirse bu durum, büyük günahı imandan çıkmaya itmiş olmaktır ki, takdir edersiniz bu bir tehlikedir. Gördüğünüz gibi ateşle oynamaya benzer bir tehlikeyi çok dikkatli ele almak gerekiyor.
Esasen tilavet secdesi Kur'an’ın kendisini okurkendir. Meal için gerekmeyebilir dense de Kur'an’ımıza tazim bakımından o emri duyanın da secde etmesini tazim bakımından tavsiye etmeliyiz.
İhlasla okunan Kur'an âyetlerinden sonra okuyanın suya üflemesinin biiznillah faydalı olacağını umarız.
Şöyle bir anlayış doğru değildir: ‘Evlenenin ibadet değeri artar.’ Bu doğru olmaz. ‘Evlenen biri, imanı ve ameli açısından bekâr birine göre daha güvende olabilir’ denirse buna itiraz etmeyiz. Evliliğin kendisi bir ibadettir zaten. Şunu da bilmeliyiz ki, bir farklılık getiren ne varsa beraberinde bir risk de getiriyor demektir. Evliliğe bu açıdan bakmalıyız.
Bakkaldan bir şeyi parasını verip alır gibi dua yapılmaz. Dua, Rabbimizden istemektir. O ise bizim için daha hayırlı olanı verir. Her duamız bizim istediğimiz gibi kabul olsa dünya hayatının ne yararı olur? Böyle düşünmemelisiniz. Siz sadece hamilelik, bedeniniz gibi kısa ve küçük şeyler üzerinden dertleniyorsunuz, sıkıntı da sizi oradan buluyor. Hayatı daha uzun ve daha geniş düşünmelisiniz. Duayı da üzerinizdeki bir görev gibi görün, görevinizi de yapın gerisine karışmayın. Bakın o zaman rahat ettiğinizi göreceksiniz. Allah yardımcınız olsun.