Fetva Meclisi
Soru
Değerli Hocam, bizim düğünlerimizde takı takmanın bir gösteriş çeşidi olan ve "şabaş" ile ifade edilen uygulamada, kim ne kadar takı veriyorsa bunu açık alanda ve mikrofonla ilân ediyorlar. Aynı zamanda insanları yarıştırırcasına sıkıştırıyorlar. Böylelikle insanlar başkalarına verdikleri paraları, kendi düğünlerinde geri almanın hesabını yapıyor. Bu uygulamanın dinimiz açısından durumu nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Mevcut düğünlerdeki takıların bize yani mü’min topluma yaraşır olmadığını zannediyorum. Bizde düğün yapana destek olmak vardır. Bu da karşılık beklemedendir. Birbirimize göstermek için yaptığımız hiçbir şeyin dindarlığımızla ve dinimizle alakası yoktur.
Selamünaleyküm. Böyle bir uygulamanın doğru olmadığını düşünüyorum ama size paranın peşine gitmemenizi tavsiye ederim. İnsanların para ile şakası yoktur. Bile bile ailenizin altını oymuş olursunuz.
Bu belirttiğiniz gibi olan bir tutumda ciddi bir kul hakkı vardır. Kul hakkı demek, dünyada helalliği alınmazsa ahirette muhakkak alınacak demektir.
Selamünaleyküm. Sizinkini evlilik olarak isimlendirmek çok zor, nasıl bir evlilik, nasıl bir insanlık bu? Böyle şeylerin sözü mü olur? Evet, kadına takılan takılar, onun malı idi, onun rızası olmayan bir şeyde kullanılmaları yanlıştır. Sen onları tespit et, zamanla ödeyeceğini söyle ve elin genişleyince öde. Diğer konularda ise hakkını helal etmemek gibi bir hakkı yoktur.
İsraf yapılan, Riyaya dönüştürülen, Haramların işlendiği, Sadece zenginlerin ve forsluların çağırıldığı, Seferîlik mesafesi (doksan km) kadar uzak olan, Daha yakın bir akrabanın aynı anda düğünü olması, Davetin özelikle isme değil de genele yapılması gibi nedenlerle düğün yemeğine katılmamak caizdir.
Böyle bir sahabe uygulaması bilmiyorum.
düğün konusundaki diğer fetvalar
Yanlış düşünüyorsunuz. Peygamber aleyhisselamın bize farz/vacip olarak emretmediği şeylerden ötürü cezalandırılmayız. Bir bereket ve ecir eksikliği olur sadece. Keşke yapsaydınız ama yapmayınca şeytan bunu sizin huzurunuzu kaçırmak için kullanmış. Unutun bunu da aileniz için size emredilenleri yapmaya bakın. Allah yardımcınız olsun.
Sizin zekâtınızı alacak kişiye SİZİN ÖDEMENİZİ BEN YAPIYORUM diyerek bir nevi onun zekâtınızı teslim almasını sağlarsanız hiçbir sorun olmaz. Allah kabul etsin.
Kardeşinizin kendi başına kaçıp evlenmesi başka şey ZİNA başka şeydir. Mesele sadece kaçma ise elbette kardeşi olarak tepki gösterin ama zina ise mesele, daha büyük tepki gösterin. Yalnız iki şeye dikkat etmelisiniz. Birincisi, kendinizi babanız yerine koymayın. Siz sadece bir kardeşsiniz, haddiniz belli olsun. İkincisi de şudur: Onun suçu ve günahı ne olursa olsun, tevbe ve geri dönüş yolunu asla tıkamayın. Bir gün aklını başına alıp size yöneldiğinde kapınız açık olsun. Böylesi sizin için daha bereketli olur biiznillah.
Düğün yemeği için “o zaman olmazsa olmaz” denen bir vakti yoktur. Yöresel kültür kollanabilir bu hususta. Gerdekten sonra verilmesi de uygundur öncesinde de.
Düğün yemeğine gitmek mühim bir sünnettir ama kâfir birinin düğününe gitmek sünnet değildir. Sosyal şartlara dikkat edilerek gidilebilir ama yemeğin ve ortamın helal olması gerekir. Aksi takdirde gitmek de vebal oluşturur.
Hayır, bunun vesvese olma ihtimali zayıftır. Nikâhı geciktirin. Düğün günü nikâh yapın. Böylece arızalar erkenden ortaya çıkar, geçici ise bu sıkıntı o da düzelmiş olur.