Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben nişanlıyım ve bir ay sonra nikâhım var. Nişanlımın benimle olan ilgisinin giderek azaldığını özellikle bu son dönemlerde fark ediyorum. Bunu kendisine söylediğimde uzak kalmanın kendisi için zor olduğunu, artık bir an önce evlenmemiz gerektiğini, evlendiğimizde ilgisinin sürekli üzerimde olacağını söylüyor. Ben bu durumdan şüphe ediyorum, evlendiğimizde durum daha da kötüye gider ve ilgisiz bir kocam olur diye korkuyorum. Sizce bu dönemlerde oluşan düşünceler vesvese midir? Sizce ona güvenerek evlilik yolunda ilerlemeli miyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Nikâh, her şeye ruhsat demektir. Sizin için özel bir nikâh çeşidi olmayacağına göre, nikahtan bir saat sonra hamile kalmanızda hiçbir sakınca yok demektir. Gördüğüm kadarıyla siz evliliği, filmlerdeki gibi zannediyorsunuz. Daha dikkatli olun derim.
Sizin yaptığınız doğru değil. Nikâh son noktadır. O noktadan sonra evlilik hayatı başlamıştır. Ne konuşmakta ne de konuşulanı icra etmekte sınırlar yoktur, sadece bir düğün örf olarak engel gibi durmaktadır ama o da sizin karı koca olmanıza mani değildir. Onun sabırlı olması gerekir ama yaptığı yasak ve günah bir şey değildir.
Evlilik böyle riskleri kaldırmaz. Mide bulandıracak durumdan uzak durun.
Onların bu kafasının senin nasıl bir evlilik yaşayacağına da işaret ettiğini anlamalısın. Nikâh gibi bir değeri sembolik görmeleri demektir bu. Tekrar ve derin düşünün. Şimdi böyle yapanların yarın sana nasıl davranacaklarını, dini hissiyatını nasıl göreceklerini düşünmelisin.
Bu anlattığınız kadarı ile nikâhınızın düşme riski daha yüksektir. Size en yakın müftülüğe bizzat giderek cevap alınız.
Selamünaleyküm. Nikâh olmadıkça yüz kere nişan yapsanız da yabancısınız. Birbirinizi harama teşvik etmeyin.
düğün konusundaki diğer fetvalar
Düğün yemeğine gitmek mühim bir sünnettir ama kâfir birinin düğününe gitmek sünnet değildir. Sosyal şartlara dikkat edilerek gidilebilir ama yemeğin ve ortamın helal olması gerekir. Aksi takdirde gitmek de vebal oluşturur.
Düğün yemeği için “o zaman olmazsa olmaz” denen bir vakti yoktur. Yöresel kültür kollanabilir bu hususta. Gerdekten sonra verilmesi de uygundur öncesinde de.
Sizin zekâtınızı alacak kişiye SİZİN ÖDEMENİZİ BEN YAPIYORUM diyerek bir nevi onun zekâtınızı teslim almasını sağlarsanız hiçbir sorun olmaz. Allah kabul etsin.
Bunu riya, baskı ile para toplama gibi başlıklar altında görürüz ve asla İslam ile kaynaşmış bir toplum örfü olmadığını söyleriz.
Siz, birilerinin günahına hizmet ettiğiniz kadarı ile o günaha ortak olursunuz. Kime yaptırırsa yaptırsın siz kendi ahiretinizi düşünün. Sizin mesela çocuğunuza birinin bu desteği vermesi durumunda ne hissederdiniz, böyle düşünmeye çalışın.
Yanlış düşünüyorsunuz. Peygamber aleyhisselamın bize farz/vacip olarak emretmediği şeylerden ötürü cezalandırılmayız. Bir bereket ve ecir eksikliği olur sadece. Keşke yapsaydınız ama yapmayınca şeytan bunu sizin huzurunuzu kaçırmak için kullanmış. Unutun bunu da aileniz için size emredilenleri yapmaya bakın. Allah yardımcınız olsun.