Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben yaklaşık bir sene önce evlendim. Evlendiğim gece hiç bir sünneti yerine getiremedim. Mesela o gece namaz kılamadım. Yaklaşık bir senedir bunun manevi acısını çekiyorum. Allah’a çok tövbe ettim. Bunun bir kefareti var mıdır? Hayatıma bunun etkisi olur mu? Allah razı olsun sizden.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Evlenmek normal durumlarda Sünnet'tir. Sünnet ise yapanın ecir kazandığı yapmayanın ise günaha girmeyeceği işleri adıdır. Bir Müslüman, evli olmadığı için bekarlık şartları onu zinaya ittiği zaman evlenmesi farz hâle gelir. Çünkü haramdan kaçmak farzdır. Tıpkı bir meyhaneye girip oradaki masaya oturmaktan kaçmak farz olduğu gibi. Buna bağlı olarak da 'evlenmenin farz olması' diye bir kuraldan söz ediyoruz. Bu kurala bağlı olarak da evliliğin sıkıştırması düzeyinde vacip olmasından da söz edebiliriz.
Aleykümselam. Sünnet namazları terk etmek namaza bir zarar vermez, ecir kaybınız olur, onu da inşallah telafi edersiniz.
Sadece farzları ve vitir namazını kılan bir mü'min, hiç sünnet kılmamış olsa bile namaz borcundan kurtulur. Günaha da girmez. Sünnet namazlarla kazanılan büyük ecir deryasından mahrum olmuş olur. Bunu sürekli değil de sizin durumunuzda olduğu gibi yoğunluk anlarında veya vakit sıkışması gibi durumlarda yapanın ise hiçbir zararı olmaz. Allah'a emanet olun.
Niyet ibadetin ruhudur. Aynı rekât sayısı ve aynı vakitte olsa da "sünnet" diye niyet edersen, o namaz sünnet olur. "Kaza" diye niyet edersen, o namaz geçmişteki farzın kazası olur. Yani şeklen aynı olsa da niyet ibadetin yönünü belirler. Bu yüzden "her türlü sünnet yerine geçer" gibi düşünmek doğru değildir. Kaza borcun varsa kaza kılmaya niyet et. Böylece farz borcunu ödersin. Kaza borcun yoksa o zaman sünnet niyetiyle kılarsın, sevabını sünnet olarak alırsın. Resûlullah Efendimiz’in kıldığı namazlar vaktin sünnetidir, kaza değildir. Biz onun izinden giderken, önce üzerimizdeki farz borcunu temizler, sonra sünnetle süsleriz.
Evet, hayatın gerçeği budur, böyledir. Yalnız bu sürekli böyle gitmez. Bir süre sonra toparlayabilirsin. Şeytan seni perişan etmesin. Şu andaki durumunu mevsim değişikliği gibi anlamaya çalış. Aileni ihmal etme. Farzlarda hiçbir şekilde aksaklık yapma. Haramlardan uzak dur. Çok geçmeden vakit bolluğu ve planlı iş yapma düzeyine geleceksin. Bu da bir imtihan ve bu da bir süreçtir.
Aleykümselam. İnsanın kendi kafasına göre yaptığı her iş akıbeti meçhuldür. Sünnet'e uyun, size öğretileni yapın daha iyisini yaparsınız.
düğün konusundaki diğer fetvalar
Kardeşinizin kendi başına kaçıp evlenmesi başka şey ZİNA başka şeydir. Mesele sadece kaçma ise elbette kardeşi olarak tepki gösterin ama zina ise mesele, daha büyük tepki gösterin. Yalnız iki şeye dikkat etmelisiniz. Birincisi, kendinizi babanız yerine koymayın. Siz sadece bir kardeşsiniz, haddiniz belli olsun. İkincisi de şudur: Onun suçu ve günahı ne olursa olsun, tevbe ve geri dönüş yolunu asla tıkamayın. Bir gün aklını başına alıp size yöneldiğinde kapınız açık olsun. Böylesi sizin için daha bereketli olur biiznillah.
Bunu riya, baskı ile para toplama gibi başlıklar altında görürüz ve asla İslam ile kaynaşmış bir toplum örfü olmadığını söyleriz.
Öyle bir evden biri ile evlenmeyi öncelikle irdeleyin. Harcamalar sizin için sorun olmaz ama o evin bireyi ile ne kadar huzur bulabilirsiniz? Kimsenin günahı kimseden sorgulanmaz esasen ama siz eş adayınızın ne kadar etkilenmiş olabileceğini iyi araştırın.
Sizin zekâtınızı alacak kişiye SİZİN ÖDEMENİZİ BEN YAPIYORUM diyerek bir nevi onun zekâtınızı teslim almasını sağlarsanız hiçbir sorun olmaz. Allah kabul etsin.
Düğün yemeği için “o zaman olmazsa olmaz” denen bir vakti yoktur. Yöresel kültür kollanabilir bu hususta. Gerdekten sonra verilmesi de uygundur öncesinde de.
Düğün yemeğine gitmek mühim bir sünnettir ama kâfir birinin düğününe gitmek sünnet değildir. Sosyal şartlara dikkat edilerek gidilebilir ama yemeğin ve ortamın helal olması gerekir. Aksi takdirde gitmek de vebal oluşturur.