Fetva Meclisi
Soru
İslam hukukundaki cezalar, yapılan cürümlerin bir karşılığı olarak verilir. Peki, bu cezaları çeken bir insan aynı cürümden dolayı ahirette hesaba çekilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bir mü'min sözünün eri olmalıdır. Öyle veya böyle sözünde duramayan kendini toparlar. Tevbeyi eğlence olsun diye yapıp bozmadıkça sorun yoktur. Tekrar tevbe eder tekrar aynı kapıya yöneliriz. Yapacağımız budur.
Aleykümselam. Tevbenin samimiyetine ve korunmasına bağlı bir durumdur bu. Tevbe ciddi ise, korunmuş ise biiznillah ahirette kurtulur.
Ahirete ait işleri akıbetimizi merak ettiğimiz için öğreniriz, bir film izler gibi öğrenmeyi ise yanlış buluruz. Bunu böyle bilelim. Soruya gelince: İnsanlar önce iman açısından ayrılacaklar. Mü'minler ve mü'min olmayanlar olacak. Mü'min olmayanlar cehennemde ebedi kalacaklar. Mü'min olanların da hesabı görülecek. Bu hesap, her insanın iyi/kötü amellerinin tartılması demektir. İyiliği çok gelenler cennete girecek. Kötülüğü çok gelenler ise Allah’ın affını bekleyecekler. Affedilen cennete girecek, affedilmeyen de cehenneme girip takdir buyurulan kadar cezasını çekecek. Büyük günahlardan kulun tevbe etmiş olarak ahirete gelmesi gerekir. Tevbe etmeden gelenin durumu ise o büyük rahmet ve mağfiret umuduna kalmıştır artık. Hangi günahın ne kadar sevaba denk geleceğini bilemeyeceğimiz için sizin sorunuza net bir rakamlı cevap veremeyiz. Allah Teâlâ o gün yardımcımız olsun.
Allah’a ve ahiret gününe iman eden bir mü'min, yaşadığı hayatın hesabını vereceğine inanan insandır. Bu hesabın konusu genel hatlarıyla hayatıdır. Yaşadığı hayatı ilk anından son nefesine kadar gündem olacaktır. Ayrıntılarıyla bakıldığında ise; İman, Allah’ın farz kıldığı şeyler, Allah’ın haramları, Kul hakları hesabın ayrıntılı başlıklarıdır. Ahirete gitmeden önce insan imanına şirk bulaştırıp bulaştırmadığını, farzlarda eksiği olup olmadığını, haram işleyip işlemediğini, üzerinde kul hakkı var mı yok mu vs. bunları düşünür. Eğer bir sıkıntı varsa o sıkıntıyı giderir. Bu giderme, tevbe etmek ve tevbeye sadık kalmak, eksiği kaza etmek ve haklardan helalliği sağlamak şeklinde olur. Kul, bunu yaparken kendi aldatıyorsa, olanı hatırlamamak veya önemsememek gibi bir tutum içine giriyorsa zaten ahirete gitmeden önce ahiretteki sorun burada kendisini göstermiş demektir. Şüphesiz böyle bir muhasebeyi yapabilmek için ilim gerekir, bunu ikaz eden dost ve arkadaş çevresi gerekir. Çevresi bu mantıkta olmayanın ve öğrenmeye önem vermeyenin ya da hoşuna gideceklerle sınırlı bir öğrenmeyi yeterli bulanın hesabı çetin olur maazallah.
Selamünaleyküm. Cennet inşaallah, kimsenin geçmişinden izin bulunmadığı bir yer olacaktır. Cehennemden iz kalmadan orada bulunacağız Allah’ın izni ile.
İhramlının başkasının saçını kesmesinde umre ibadetine zarar verecek şekilde bir sakınca olmaz. Hanefi mezhebi ulemasına göre bir fitre miktarı sadaka verir bunu yapan. Allah Teâlâ kabul buyursun.