Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim babam ve annem umreye gidip geldiler. Mekke'de son umresini yaptıktan sonra yine umresini tamamlayan bir kadın arkadaşı anneme makas vermiş ve benim saçımı kes demiş, annem de kesmiş. Babam sen kendi saçını kesmeden başkasının saçını kesemezsin diyor ama annem de neticede bilmeyerek kesmiş bunun cezası veya günahı var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Evli iseniz eşinizin de onayı almanız durumunda bir sakıncası olmaz. Evli değilseniz tedavi maksadı ile hiç bir sakıncası olmadan kesebilirsiniz. Yasak olan erkeğe benzemek gibi bir niyetle kesmektir. Geçmiş olsun.
Selamünaleyküm. Umresi biten bayanın veya erkeğin kendi saçını traş etmesinde sakınca yoktur. Aynı şekilde fitneden emin olmak isteyen bayanın yüzüne peçe takmasında da sakınca yoktur. Genç bayanların takmasını özellikle tavsiye eden görüşe uymak daha doğrudur. Allah ibadetinizi kabul buyursun.
Hanefî mezhebine göre umre yapmak üzere niyet edip ihrama giren bir kadın, umre tavafını tamamladıktan sonra sa‘y yapmadan ihramdan çıkmak amacıyla saçını kısaltırsa ihramdan çıkmış olur. Bu kişinin yine de umrenin sa‘yini yapması gerekir. Ancak vacip olan sa‘yi saç tıraşından sonraya bıraktığı için kendisine dem (koyun veya keçi kesmek) gerekir. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/163; Haddâd, el-Cevhera, 1/172; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/473, 553) Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî mezheplerine göre ise sa‘y, umrenin rükünlerindendir. Dolayısıyla sa‘y yapmadan saç kısaltmakla ihramdan çıkılmış olmaz; ihram yasağı işlenmiş olur. Bu kişi, umre sa‘yini yapar ve saçını kısaltarak ihramdan çıkar. Ayrıca ihramdan çıkma vakti gelmeden önce saçını kısalttığı için kendisine ceza gerekir. Ceza konusunda ise dem, üç gün oruç veya altı fakire sadaka verme seçeneklerinden birini tercih eder. (bk. Mâverdî, el-Hâvî, 4/156; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/297, 312 İbn Rüşd, Bidâyetü’l-müctehid, 2/110, 129-130)
Anne babanız, dini bir hassasiyetten ötürü dargın bulunuyorlarsa bu sizin de dargın olmanızı gerektirir. Beşeri bir gerekçe ile dargınlıkları var ve bunu size de emrediyorlarsa siz Allah'ın emri ve anne baba emri ile kesişeceksiniz demektir. Allah sılayırahimi, onlar ise sılayırahimi kesmeyi emretmektedir. Elbette Allah ne emretti ise onu yapmanız gerekir. Bu arada anne babanızı da üzmeme yöntemi geliştirebilirsiniz. Mesela akrabalarla selamlaşma ve farz ilişki düzeyinde kalırsınız. Anne babanızın gözü önünde yapmazsınız. Böylece fitneyi körüklememiş olursunuz. Şunu da unutmayın: Amca akrabadır. Kuzen de akrabadır. Amca yüzde yüz akrabadır, kuzen ise yüzde elli bile mesela değildir. Buna göre bir değerlendirme yapın. Akraba diyerek hepsini aynı kefeye koymayın.
Birinci dereceden akraba ile ilişkiyi kesmek büyük günahtır. Buradaki ilişkiyi kesmek selam vermemek, hastalığı ile ilgilenmemek, insanî ilişkileri yok saymak düzeyindeki tavır içindir. Mesafe koymak, seviyeli ilişki sürdürmek ilişki kesmek değildir. Ve bu sadece birinci derecedeki akrabalar içindir.
Allah Teâlâ ibadetinizi kabul buyursun. Size söyleyebileceğimiz şudur: Haccınızın kabulü açısından hiçbir sıkıntı yoktur, biiznillah haccınız tamamdır. Eğer Hanefi mezhebine göre haccetti iseniz kurban kesmeden önce saçınızı keserek tertibi/sıralamayı bozdunuz. Bunun için de bir kurban kesmeniz sizi vebal ihtimalinden de korur. Kesmeseniz de mesele yoktur. Oraya giden birine kurban parası vererek de orada kestirebilirsiniz şimdi. Ama haccınız biiznillah hactır.
fitre konusundaki diğer fetvalar
Bir insanın hapishanede olması veya dışarıda olması zekât ve fitre müstahakkı olması bakımından farklı değildir. Normal durumda alabilir nitelikte ise alabilir elbette.
Müçtehitlerin önemli bir bölümüne göre ibadet maksatlı sadakalar (zekât, kefaret, fitre…) Müslüman olmayana verilmez. Dolayısıyla kâfirlerin kuruluşlarına da bu sadakalar verilmez. Hanefi mezhebi uleması ise zimmi olan kâfirlere (İslam devleti himayesinde yaşayan Müslüman olmamış vatandaş) zekât dışındaki sadakalar verilebilir. Hanefi ulemasının tarif ettiği bir kâfir şu anda bulunmamaktadır. Dolayısıyla kefaretler ve sadakaları Müslüman kardeşlerimize vermeyi prensip edinmeliyiz.
Mesele şöyledir: FİTRE gıda üzerinden verilir. Aslı böyledir, emir böyledir. Fakihler, gelişen şehir hayatı nedeniyle gıdadan verilmesi durumunda yerini bulamama gibi bir endişe görünce GIDANIN BEDELİ OLAN PARA İLE DE verilebilir demiylerdir.
Fitre alma durumu, maaş veya çocuk sayısı ile tespit edilmez. Zekât veremeyecek, kurban kesemeyecek durumda olan mü'min fitre alabilir.