Fetva Meclisi
Soru
Üniversiteye hazırlanan kızım için para biriktiriyoruz. Bu para nisap miktarını geçti. Bunun zekâtını vermemiz gerekiyor mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Nenenizin biriktirdiği paranın muayyen bir karşılığı yoktur. Yani şu iş için atılmış imzanın borcuna diyerek biriktirilmemiştir. Ziynet eşyası da değildir. Zekâtı verilmelidir.
Selamünaleyküm. Borcu elindekinden fazla olanın zekât vermesi gerekmez.
Mevcut borçla elinizdeki rakam nisaba ulaşmadığı sürece zekât gerekmez.
Verdiğiniz bilgiye göre zekât verme zamanınız geldikten sonra üzerinize borç tahakkuk etmiş/gerçekleşmiştir. Dolayısıyla önce bir milyonun zekâtını vermelisiniz. Her kazandığınızın üzerinden bir yıl geçmesi gerekmiyor. Sene sonunda hesabınızdaki paraların kazanma tarihine bakmaksızın % 2,5 oranında zekâtını vermeniz gerekir.
Birikmiş paranızı, ileride ev almaya niyet ederek biriktirmeniz o paradaki zekâtı kaldırmaz. Ama bir ev için anlaşma yapıp imza attıktan sonra, attığınız imzanın oranı kadar para zekâta dahil para olmaz. Bir iş için imza atmadan yapılan niyetler bağlayıcı olmaz. Siz her an o parayı başka bir iş için de kullanabilirsiniz. Allah'a emanet olunuz.
Eline yüklü bir para geçen mü'min zekât açısından şunu yapar: - Eğer daha önce elinde zekât için yeterli miktarda parası bulunuyordu ise bu parayı da o paraya katar, eski parasının zekâtını verirken bu de o para ile beraber zekâtı verilen para olur. Yani eline geçen paranın özel ayrı bir zekâtı olmaz. Eskinin içinde o da zekâtlanır. - Zekât için gerekli nisap kadar ilk defa o para ile buluşuyorsa bu durumda hemen zekât gerekmez. Bir yıl (355 gün) bekler. Bir yıl sonra elinde bulunan para artar/eksilir de netice de zekât için gerekli nisap miktarının üzerinde olursa yüzde iki buçuğunu zekât olarak verir. Zekât için nisap 81 gram altının o günkü fiyatı olarak ölçülebilir.
birikmiş para konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Zekât için şu ölçülere dikkat edebilirsiniz: - Kendinize bir zekât günü belirleyin. Mesela bu gün, on Ramazan olabilir. Her sene o günü zekât için aşağıdaki hesabı yapma günü olarak belirleyin. - O hesap gününüzde elinizde seksen bir gram altın veya onun değerinde bir mal varsa siz zekât mükellefisiniz. Daha az ise o sana mükellef değilsiniz. - Elinizde nakit, çek-senet, alacaklar, satılık mal (maliyetleri üzerinden hesaplanacak) ne kadarsa onları toplayın. Bu toplam sizin sermayeniz olacak. - Alacaklardan geri dönmesi zayıf alacakları erteleyebilirsiniz. (Onların payını geri döndüklerinde yaparsınız.) - Varsa borçlarınızı, tahakkuk etmiş faturalarınızı toplayın; elinizdekilerin toplamından düşün. - Geriye kalan mal sizin zekat için muhatap olduğunuz maldır. Onun yüzde iki buçuğunu zekât olarak verirsiniz. - Zekât verirken kişiye veriyorsanız zekât açıklaması yapmanız gerekmez. Kuruma veriyorsanız, zekât açıklaması yapıp onları vebalden kurtarmanız gerekir. - Somali veya bir benzeri yere sizin zekâtınızı götürecek kurumun fıkhî hassasiyeti varsa rahatlıkla gönderebilirsiniz. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. 'Şuraya harcarım' bir niyetle bekletilen para zekâtı gereken bir paradır.Faizsiz olduğuna güvendiğiniz bir kuruma yatırırsanız onun getirisini hayra vermeniz şart değildir. Haram olmadığına inanarak verdiğiniz kurum ise eğer o kurum getirisi size de helaldir. Helal olduğuna inanmıyorsanız hiçbir şekilde oraya para yatıramazsınız. Allah'a emanet olun, sevgimiz Rabbimizin rızasını kazanmaya sebep olur diye dua edelim.
Aleykümselam. Eşinizin zekât vermesi gerekmez. Düğünde size verilen hediyeler de bir kişinin olması gerekir. Ortak bir malın zekâtı olmaz. Kime ne verildi ise o, onun sahibi de olabilir. Birinize de devredilebilir. Mevcut bir borcunuz varsa onu düşün. Geriye kalan rakam, nisap miktarı olan 81 gram altından daha fazla bir değer oluşturuyorsa zekât söz konusu olacaktır. Bu da üzerinden bir yıl geçince gerçekleşecek. Bir yıl geçti ise yüzde iki buçuğu zekât verin. Allah kabul etsin, kolay etsin
Çocuk, baliğ olmadan ibadete mükellef değildir. Zekât da bir ibadettir. Buluğ çağından sonra yapılması farz olur.
Önce birikmiş paranın veya muadili kıymetin nisap miktarına gelmesi durumunda zekât gerekeceğini bilelim. İkinci olarak da ‘çocuğun malı’ deyimi babasının veya annesinin istediği zaman alıp şurada veya burada kullanabileceği bir para ise o para çocuğun parası değildir. Çocuk adına tutulan ama anne babanın sayılan bir paradır. Bu durumda da zekât gerekecekse baba veya annesinin diğer varlığına ilave edilerek gerekli hesaplama yapılır. Zekât gerekiyorsa topluca verilir yani baba veya annenin zekâtı arasında o da verilir. Böyle değil de gerçekten çocuğun malı ise mesela ona bir yerden miras olarak kalmış veya bir yolla babasının annesinin müdahale edemeyeceği şekilde onun olmuş ise bu para çocuğun parasıdır. Hanefi mezhebi fukahasının içtihadına göre çocuğun bu parası/malı için zekât gerekmez. Buluğu çağına girdikten sonra diğer ibadetler gibi zekât ibadeti ile de mükellef olur. Hanefi mezhebi dışındaki fukahanın izinden gidenler için ise çocuğun malından zekât verilmesi gerekir.