Fetva Meclisi
Soru
Hocam elimize on bin lira para geçse hemen zekât vermek gerekir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Şöyle biliniz: a- Seksen bir gram altın veya o altını satın alabilecek para/değerli kâğıt elinizde olduğu gün sizin için ZEKÂT TAKVİMİ başladı demektir. (Bundan daha fazla da olabilir. Bu rakam ilk başlama rakamıdır.) b- Üzerinden bir kameri yıl (355 gün) geçince o miktar geri gelmişse yani seksen bir gram altının aşağısına gerilemiş ise zekât hesabınız o sene için kapandı demektir. c- O rakam aynı duruyor ya da arttı ise artanlarla beraber toplamın yüzde iki buçuğunu zekât olarak vereceksiniz. (Arada anaparaya katılan miktar için yıl geçmesi gerekmez, o yılı geçene ilave olarak zekâtı verilir.) Allah kabul etsin.
Selamünaleyküm. Ödemeniz gereken taksitlerin toplamı, elinizdeki paranın sekiz bin TL’sine karşılık geliyorsa zekât vermeniz gerekmez. Çünkü bu yılki altın fiyatları ile nisap yani zekât için baraj yaklaşık olara yedi bin TL yapmaktadır. Borç olarak şu anda elinizde tahakkuk etmiş faturalar varsa onları da düşebilirsiniz. Eğer o kadar borcunuz yoksa elinizdeki paranın, borçtan artan kısmının yüzde iki buçuğunu zekât olarak verin.
Zekâtın bir nisabı yani ölçüsü vardır. O ölçü 81 gram altındır. Bu nisaba ulaşınca zekât gerekir. Bu nisabın oluşması da altın ve altın gibi olan paralar toplamda ne kadar yaptığına bakılır. Mesela elli gram altın var, seksen bir grama yetiştirecek kadar da para varsa ikisinin toplamı nisabı oluşturmuş olur. Nisaba ulaştığımız anda da hemen zekât gerekmez. Üzerinden bir hicri yıl yani 355 gün geçmesi gerekir. Bir yıl geçince o nisap miktarı olan baraj elimizde ise yüzde iki buçuğunu zekât veririz. Baraj eridi ise zekât gerekmez. Baraj büyümüş mesela 250 gram altın veya değerini bulmuş ise o toplamın yüzde iki buçuğunu zekât veririz. Sizin ne zaman nisap miktarı malınız olduğunu bulmanız gerekiyor. O günden sonraki bir yılın dolduğu gün de zekât verecektiniz. Geçen yılları da bu şekilde telafi edersiniz. Allah kabul etsin.
Selamünaleyküm. Ramazan ayı nedeniyle zekât vermeniz gerekmez. Altını da değeri değil gramı üzerinden hesaplayın. 81 gram ise zekât için hesap edilir. Bir yılı da geçsin.
Aleykümselam. Zekât için sene 354 gündür. Yani kameri takvimle hesap yapmak gerekir. O yıl dolduğu gün zekât verilmelidir. Gecikti ya da unutuldu ise ne kadar gerekiyordu ise o borçtur. İlk fırsatta aynı rakam olarak verilmelidir.
Selamünaleyküm. Elinizdeki altın 81 gramı buluncaya kadar -başka bir birikiminiz yoksa- zekât vermeniz gerekmez. 81 gramı bulduğu günü tespit edin. O günden bir yıl sonra (355 gün) elinizdeki altın kaç gram ise onun yüzde iki buçuğunu zekat olarak verirsiniz. O gün yapacağınız hesaplamada elinizdeki borçlar düştükten sonra 81 gramdan az gelirse zekât vermeniz gerekmez. Allah'a emanet olun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Bu hususta yapmanız gereken en önemli şey onun vaktini ve gözünü başka şeylerle doldurmanızdır. Spor, gezi, ticaret, para kazanma veya her ne yapabiliyorsanız onu yapın. O işe vakit buldukça nasihat etki etmeyebilir.
Bir insanın kazancı yüzde yüz haram ise mesela yüzde yüz çalınmış bir malın sahibi ise o mal, onun malı olarak kabul edilmez, zekât da düşünülmez o mal için. Böyle değil de haram da karışan bir mal ise elindeki malın zekâtını verir.
Ramazan Buti'nin Fıkhussire isimli kitabı güzeldir.
Eşinin yatağa davet ettiği bir kadın, makul bir gerekçesi olmadan eşini reddederse bu onun için bir vebal oluşturur. Bu vebal şöyle anlaşılmalıdır: O daveti reddettikten sonra mesela nafile namaz kılmaya kalkışsa o namaz 'kendisinden beklenen ve sevap kaynağı' bir namaz olmaz. Yoksa o kadının farz namazlarının kabul olmaması gibi bir anlayış yanlıştır. Öyle bir şey yoktur.
En iyi zikir başta Kur'an'dır. Bildiğiniz ayet veya sureleri okuyabilirsiniz. Kelimeyi tevhid söyleyebilirsiniz. Tekbir getirebilirsiniz. Elhamdülillah deyin durun.
Annenizin ikinci evlilik sebebi ile doğan çocukları da (babalarınız farklı olsa da) kardeşinizdir. Yani her iki durumda da mahremiyet ilişkisi vardır. Şu bilgi de aklımızda bulunsun; "Sâdece anne veya babanın aynı olması da mahremiyetin oluşmasını sağlar."