Fetva Meclisi
Soru
Tevbe ile ilgili nasıl bir zikir tavsiye edebilirsiniz, her an söylenecek ve akılda kalması kolay bir zikir var mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Toplu bir tevbe ve istiğfar etmeniz mümkündür. Geçmişteki bu hatalarının tamamından pişmanlık duyup onları tekrar etmemek tevbedir. Bu da topluca yapılabilir. İkinci konuda da bir şey yapmak gerekmez. Allah Teâlâ hatalarda ısrar etmekten hepimizi muhafaza buyursun.
Zikir olan cümleler, anlamları kadar kendileri de ibadet niteliğindedir. Yüzde yüz anlam üzere söylenmeleri şeklinde bir şart yoktur ama zikrin kazandıracağı sevap açısından anlama sadakat ve teslimiyetin etkisi büyüktür. Bu noktaya yani sözü ve anlamını beraberce yürütmeye ancak uzun bir zamanla gelinebilir. Bu bir nevi eğitim olarak görülmelidir. Şimdi bu düzeyi yakalayamayan birinin tek çaresi yakalayana kadar tek yönlü de olsa devam etmektir. -Seyyidü’l-istiğfar adı üstünde en iyi istiğfardır. Yalnız onu söyleyen birinin ne söylediğini bilmiş olması gerekir. Ve kul hakkı ile alakalı olarak helalleşme, terk edilmiş ibadetlerin kazası, işlenmekte olan günahların terk edilmesi gibi ilave şartlar seyyidü’l-istiğfarın ne kadar samimi söylendiğinin belgesidir. Bu not bir kenarda biliniyorsa bu istiğfar muhteşemdir.
Gayet güzel yapıyorsunuz, Allah kabul buyursun. Bu programınıza Kur'an okumayı da ilave edin. Kendinizi ağır bir programa kilitlemeyin. Bir hocadan yaptığınız zikirlerin okunuşunda hatanız olup olmadığını öğrenin. Zorlanmadan yapabildiğiniz kadar zikir yapın. Eksiğiniz varsa ilmihal de okuyun. Sosyal görevlerinizi ve özellikle de ailenizi ihmal etmeyin. Gayet güzel. Allah yardımcınız olsun.
Bu da bir şeytan tuzağıdır. Tevbeni yaptı isen, tevbene güvenmelisin. Çokça Kur'an okuman gerekir. Kur'an okudukça bu sıkıntı azalır ve yoğun zikirler yap. Mesela günde yüz kere salavat getir. Kelime-i tevhid getir.
Bu dönüşümü duadan çok heyecan ve kararlılıkla sağlayabilirsiniz. Çevrenizi daha ibadet ehli olanlardan seçebilirsiniz. Kitap okuyabilirsiniz. Zikir yapabilirsiniz. Genel olarak ayakta kalmak için Allah'tan istediğiniz duaları yapabilirsiniz. İşin özü şeytanın sizi sömürmesine karşı uyanık olmaktan geçmektedir.
Zikir, Allah'ı hatırlamaktır. Bir haramla karşılaşılınca Allah'ı hatırlayıp uzak kalmak bir zikirdir. Nimetlerle karşılaşınca gerçek nimet sahibi olan Allah'ı hatırlamak bir zikirdir. Kur'an okuyup ondan lezzet almak bir zikirdir. Şu tespihi şu kadar kere tekrar etmek bir zikirdir. Salavat getirmek bir zikirdir. Fakat bunların felsefesini yapmak yani bu işler üzerinden laf yürütmek zikir değildir. Çünkü zikir, Allah'ı hatırlamak ve o hatırlamanın gereğini yapmaktır.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Ramazan Buti'nin Fıkhussire isimli kitabı güzeldir.
Doktora görünmenizi tavsiye ederiz size. Bu mesele doktor dili ile dinlenmelidir.
Muhakkak doktora gitmelisiniz. Bu durum doktorluk bir durumdur.
Bu hususta yapmanız gereken en önemli şey onun vaktini ve gözünü başka şeylerle doldurmanızdır. Spor, gezi, ticaret, para kazanma veya her ne yapabiliyorsanız onu yapın. O işe vakit buldukça nasihat etki etmeyebilir.
Eline yüklü bir para geçen mü'min zekât açısından şunu yapar: - Eğer daha önce elinde zekât için yeterli miktarda parası bulunuyordu ise bu parayı da o paraya katar, eski parasının zekâtını verirken bu de o para ile beraber zekâtı verilen para olur. Yani eline geçen paranın özel ayrı bir zekâtı olmaz. Eskinin içinde o da zekâtlanır. - Zekât için gerekli nisap kadar ilk defa o para ile buluşuyorsa bu durumda hemen zekât gerekmez. Bir yıl (355 gün) bekler. Bir yıl sonra elinde bulunan para artar/eksilir de netice de zekât için gerekli nisap miktarının üzerinde olursa yüzde iki buçuğunu zekât olarak verir. Zekât için nisap 81 gram altının o günkü fiyatı olarak ölçülebilir.
Bir insanın kazancı yüzde yüz haram ise mesela yüzde yüz çalınmış bir malın sahibi ise o mal, onun malı olarak kabul edilmez, zekât da düşünülmez o mal için. Böyle değil de haram da karışan bir mal ise elindeki malın zekâtını verir.