Fetva Meclisi
Soru
Kazancı haram olan biri zekât vermeli midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Muhtaç durumda iseniz kullanabilirsiniz. Vebali onun olur siz ise kullanırsınız. Muhtaç değilseniz verin bir vakfa deriz.
Umarız sadece hile ile karışan kısım haram olur, gerisi haram olmaz.
Sadece haram olan bir işi yapıyor olmak orada işçi bile olsa kişi kazancını haram yapar. Geneli haram olmayanlardan oluşan ama haram olanın da bulunduğu mesela bir markette çalışan kişi, bizzat o haram olan bölümde çalışmıyorsa kazancı için haram demeyiz. Elbette en helal olanı aramak ve bulmak asıl hedefimiz olmalıdır.
Kazancının tamamı haram olan mesela sadece alkol satarak geçinen birinin malı dinen mal sayılmayacağı için ondan borç alınması da caiz görülmemiştir. Olağanüstü bir durum olmadıkça öyle birinden borç alınmamalıdır. Kazancının tamamı haram olmayan yani biraz haram biraz helal karışım bir malı olan birinden ise borç alınabilir. Önemli bir husus olarak şunu bilmemiz gerekir: Bu ve benzeri konularda insanların kazançları ve birikimleri dışarıdan bilindiği kadarı ile bizim için değerlendirilebilir. İnsanların iç dünyalarına ve geçmişlerine dair bilinmeyenleri araştırmamız gerekmez. Böyle bir hakkımız da yoktur.
Devletin fiyatını sabitlemediği mallarda kâr oranı yoktur. Yani satıcının, aldatmadıkça, hile yapmadıkça dilediği kârla satması caizdir.
Sizin desteğinizle de olsa eşinizin zekâtını onun annesine veremezsiniz. Sizin elinizde de yılını doldurmuş toplamı 81 gram altın veya değerinden fazla para varsa onun zekâtını verirsiniz. Allah kabul etsin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Eşinin yatağa davet ettiği bir kadın, makul bir gerekçesi olmadan eşini reddederse bu onun için bir vebal oluşturur. Bu vebal şöyle anlaşılmalıdır: O daveti reddettikten sonra mesela nafile namaz kılmaya kalkışsa o namaz 'kendisinden beklenen ve sevap kaynağı' bir namaz olmaz. Yoksa o kadının farz namazlarının kabul olmaması gibi bir anlayış yanlıştır. Öyle bir şey yoktur.
Eline yüklü bir para geçen mü'min zekât açısından şunu yapar: - Eğer daha önce elinde zekât için yeterli miktarda parası bulunuyordu ise bu parayı da o paraya katar, eski parasının zekâtını verirken bu de o para ile beraber zekâtı verilen para olur. Yani eline geçen paranın özel ayrı bir zekâtı olmaz. Eskinin içinde o da zekâtlanır. - Zekât için gerekli nisap kadar ilk defa o para ile buluşuyorsa bu durumda hemen zekât gerekmez. Bir yıl (355 gün) bekler. Bir yıl sonra elinde bulunan para artar/eksilir de netice de zekât için gerekli nisap miktarının üzerinde olursa yüzde iki buçuğunu zekât olarak verir. Zekât için nisap 81 gram altının o günkü fiyatı olarak ölçülebilir.
Bu hususta yapmanız gereken en önemli şey onun vaktini ve gözünü başka şeylerle doldurmanızdır. Spor, gezi, ticaret, para kazanma veya her ne yapabiliyorsanız onu yapın. O işe vakit buldukça nasihat etki etmeyebilir.
Annenizin ikinci evlilik sebebi ile doğan çocukları da (babalarınız farklı olsa da) kardeşinizdir. Yani her iki durumda da mahremiyet ilişkisi vardır. Şu bilgi de aklımızda bulunsun; "Sâdece anne veya babanın aynı olması da mahremiyetin oluşmasını sağlar."
Keşke ne üniversite ne de tesbih namazı hiçbiri olmasa da TEK BİR SABAH NAMAZI KAÇIRMAYAN bir mü’min olsa idin!
Ramazan Buti'nin Fıkhussire isimli kitabı güzeldir.