Fetva Meclisi
Soru
7. sınıfta okuyan erkek kardeşim internetteki sakıncalı videoların tuzağına düştü. Onu uyardım kaç kere ama bir faydası olmadı. Ne yapmam gerekiyor?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Zorlamanın kimseye yararı yoktur. İkna edin, sevdirin ve sabredin.
Uyarırsanız güzel olur.
Bütün günah çeşitleri için geçerlidir bu örnek; insan kendisini boş vakitli, boş fikirli ve boş projeli tutarsa şeytan onu hatalarla doldurur, günahlarla kaydırır. Kardeşinizin yaşı başına uygun işlerle gününü doldurun. Okusun, yazsın, çalışsın, spor yapsın ama boş kalmasın. Bir de arkadaş çevresini değiştirsin. Tevbe ettiğine inanmak istiyorsa arkadaşlarını değiştirsin. Yeni arkadaşlar bulsun kendine. Namazları başta olmak üzere ibadetlerine ciddiyet kazandırsın. Her gün Kur'an okusun muhakkak.
İlk ve en önemli vazifemiz kendimizi geliştirmek olmalıdır. Evet, birilerine faydamız olmalı ama bu ne istediğimiz gibi olabilir ne de böyle bir isteği ilk işimiz yapabiliriz. Gerçekçi olmamız gerekir; önce kendimiz sonra da yapabildiğimiz kadar çevremiz ilgi alanımız olmalıdır. Yaşınız gereği sizin tecrübeniz de azdır. Zamanla biraz daha gelişeceksiniz ve olaylara, insanlara daha geniş bir perspektiften bakabileceksiniz. O zamanki yorumlarınız da farklı olacaktır. Kendinizi geliştirmeniz ise önce sağlam bir iman oluşması olmalıdır. Ardından da ibadetlerinizi eksiksiz yapmaya gayret edeceksiniz. Çevrenizi kesinlikle 'onun gibi olmak istemeyeceklerinizden' arındırmanız gerekir. Kış günü sokak ortasında hiçbir soba sizi ısıtamaz. Bozuk insanların ortasında da siz iyilik yolunda hızlı ilerleyemezsiniz. Dua edin, gayret edin. Allah yardımcınız olsun.
Dini ilimler almış gibi görmeyin onları şeytanın herkese göre bir külahı vardır. Utanmanıza da gerek yoktur. Bir kenara çekin veya bir yerde bir dondurma yemeye gidin. Elinden tutarak, elinizi omuzuna koyarak şirin bir ablanın yüreğinin nasıl yandığını ve onu ne kadar sevdiğinizi hissettirerek konuşun. Büyük ihtimalle o da ağlayarak size yüreğini açacak ve çözüm için yardım isteyecek. Bir haftada olmaz ama uzun vadede onun korunmasını biiznillah sağlamış olursunuz. Onun için de çok dua edin.
Seni yaratana karşı ne durumda olduğuna bak ve yürü. Gerisine aldırma sakın!
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Eline yüklü bir para geçen mü'min zekât açısından şunu yapar: - Eğer daha önce elinde zekât için yeterli miktarda parası bulunuyordu ise bu parayı da o paraya katar, eski parasının zekâtını verirken bu de o para ile beraber zekâtı verilen para olur. Yani eline geçen paranın özel ayrı bir zekâtı olmaz. Eskinin içinde o da zekâtlanır. - Zekât için gerekli nisap kadar ilk defa o para ile buluşuyorsa bu durumda hemen zekât gerekmez. Bir yıl (355 gün) bekler. Bir yıl sonra elinde bulunan para artar/eksilir de netice de zekât için gerekli nisap miktarının üzerinde olursa yüzde iki buçuğunu zekât olarak verir. Zekât için nisap 81 gram altının o günkü fiyatı olarak ölçülebilir.
Ramazan Buti'nin Fıkhussire isimli kitabı güzeldir.
Bir insanın kazancı yüzde yüz haram ise mesela yüzde yüz çalınmış bir malın sahibi ise o mal, onun malı olarak kabul edilmez, zekât da düşünülmez o mal için. Böyle değil de haram da karışan bir mal ise elindeki malın zekâtını verir.
Eşinin yatağa davet ettiği bir kadın, makul bir gerekçesi olmadan eşini reddederse bu onun için bir vebal oluşturur. Bu vebal şöyle anlaşılmalıdır: O daveti reddettikten sonra mesela nafile namaz kılmaya kalkışsa o namaz 'kendisinden beklenen ve sevap kaynağı' bir namaz olmaz. Yoksa o kadının farz namazlarının kabul olmaması gibi bir anlayış yanlıştır. Öyle bir şey yoktur.
En iyi zikir başta Kur'an'dır. Bildiğiniz ayet veya sureleri okuyabilirsiniz. Kelimeyi tevhid söyleyebilirsiniz. Tekbir getirebilirsiniz. Elhamdülillah deyin durun.
Annenizin ikinci evlilik sebebi ile doğan çocukları da (babalarınız farklı olsa da) kardeşinizdir. Yani her iki durumda da mahremiyet ilişkisi vardır. Şu bilgi de aklımızda bulunsun; "Sâdece anne veya babanın aynı olması da mahremiyetin oluşmasını sağlar."