Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim 18, 13 ve 12 yaşında üç erkek kardeşim var. Büyüğü dört yıldır medrese okuyor, küçükleri ise imam hatipte okuyorlar. Defalarca kardeşlerimin ahlak dışı videolar izlediğini fark ettim. Hatta büyük kardeşimin bir kadınla mesajlarını okudum. Ne yapacağımı nasıl bir tavır takınacağımı hiç bilemiyorum. Anneme söylemeyi düşündüm ama annem babama söyler şiddet uygulanır diye söylemedim. Kendim konuşmayı düşündüm ama çok utanıyorum. Hocam durumları beni aşırı derecede üzüyor. Bunlar sözde İslami eğitim almışlar ve sohbetlerde büyümüş gençler. Peki, biz sadece izleyip üzülecek miyiz? Bir şey yapamayacak mıyız? Hocam lütfen bir yol gösterin bana yardımcı olun.
Cevap
Benzer fetvalar
Sabredeceksiniz. Yüz yıl da olsa sabredeceksiniz. Şeytan onu aldatarak sizi de kışkırtarak ortadaki ateşi parlatıyor. Bu sizin yavrunuzun hastalığı gibi bir durumdur. İyileşene kadar sabredeceksiniz. Kızar veya kızdırırsanız kaybedersiniz. Şeytana yardım etmeyeceksiniz. Bir zaman sonra döneceğini beklemelisiniz. Onunla değil arkadaş çevresi ile uğraşabilirsiniz. Aileden birinin ona bağırdığı zaman muhakkak diğeri de yüreğini açsın. Gerekiyorsa bir zaman namazdan söz etmeyin. Gerekiyorsa evde bir gözünüz ve bir kulağınız kapalı olsun. Sabredin kazanın.
Nimete olan şükrün artabilmesi için daima kendinizden aşağıdakilere bakıp bu konu hakkında tefekkür halinde olun. Bahsini ettiğiniz durgunluk şikâyetiyle alakalı öncelikle kendinizde bir düzelme meydana getirmeye çalışın. Diğerlerini ise siz iyi olunca düşünürsünüz. Bu düzelme için de öncelikle kendinize salih insanlardan oluşan bir arkadaş grubu ayarlamaya çalışın. Onlarla düzenli olarak vakit geçirin. Bu size bu anlamda iyi gelecektir Allah'ın izniyle. Diğer konularda da mütevekkil olun. Allah azze ve celleden hayır dileyin. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Kızım, endişene gerek yok. Çok acil bir devlet hastanesinde doktora görün. Onun dediklerini yap ve bana tekrar yaz. Senin yaşında tehlikeli bir durum değil bu. Sen tedaviyi geciktirdiğin için böyle sıkıntı çekiyorsun. Senin için dua ediyorum ve muhakkak iyi haberini bekliyorum.
Selamünaleyküm. Güzel kardeşim benim,Allah senin kalbine huzur versin, aşağını sabit kılsın, amelini ihlâslı kılsın. Sana dualar eder, sabırlar dilerim. Sen, önce kendini kurtaramaya bak; her şeyin en güzelini, imanın en üstününü yakalamaya bak. Gücün yettiği kadar da kardeşlerine tesir etmeye çalış. Sen gayret et, olmazsa sana zararı yoktur. Sen yine sevabını kazanırsın. Tartışıp düşman edinme kendine. Sabırlı ol, istikrarlı ol. Seni Allah'a emanet ederim.
Kızım Allah babana rahmet etsin. Onu, seni, hepimizi cennetlerine katsın. Evet, dağılıp parçalanmış bir insanlık içindeyiz. Kardeşlerin de bu süreçten etkilenmişlerdir. Annen dert etmeyecek de kim dert edecek? Yalnız yaptığımız iş işe yarıyor olmalıdır. Annenin duası çok makbuldür, dua etsin. Duayı hiç ihmal etmesin. Onu vazifesi dua etmek, zaman zaman nasihat etmek. Kardeşlerini inatlaştırmasın. Sen de öyle yap. Adım adım ilerlemeye hazır olmalıyız. İnşaallah annenin duaları kabul olacak ve sen de kardeşlerin de biiznillah bu ümmetin iyilerinden olacaksınız. Özellikle sana dualar ederim. İstanbul'a gelirsen muhakkak beklerim seni, annen ve kardeşlerin hep beraber gelebilirsiniz. Allah yardımcın olsun.
Kızım, Allah seni ailenle imtihan ediyor. Bunun bilinciyle hareket et. Aceleci davranma. Eğer ailende bazı dönen yanlışları düzeltme imkânın varsa orada kalmanı tavsiye ederim. Ama ailenin düzelmeyeceği kanısındaysan ve kendinin de bahsettiğin bu ahlaki zafiyetlerinden bozulacağını düşünüyorsan kardeşinle daha uygun/güvenilir/Müslümanlığın daha iyi yaşandığını düşündüğün bir yere hicret edebilirsin. Yalnız yaşın daha çok genç; kandırılma/aldatılma/yanlış karar verme riskini ihmal etmemelisin. Çevrende seni tanıyan ahlaklı ve olgun bir hanım ablanla veya yakın bir akraba büyüğünle bu konuyu istişare edebilirsin. Allah yardımcın olsun.
aile konusundaki diğer fetvalar
Kızım, böyle bir durumda sen yalvaran gibi duruyorsun. Erkeğin çözmesi gereken boyuta müdahil olma. Anlaşılan o ki, annesi sen gelini olsan bile sana soğuk bakacak. Vakarını korumak zorundasın. Dertli bir evlilikten ise onurlu bir bekârlık yaşamalısın. Adaya, kısa bir zaman dilimi ver mesela iki hafta içinde çözdün çözdün yoksa bırak benim peşimi de. Bu açıdan da bak meseleye kızım. Onurun ve insani kimliğin evlenmenden önemlidir.
Mü'min bir kadın mü'min olmayan mahremleri ile aynı evde ve ev kıyafetleri ile yaşayabilir. Onların hassasiyetleri olmayacağı için biraz daha dikkatli olur elbette ama onlarla sokak kıyafeti ile bir arada bulunabilir şeklinde bir kural yoktur. Kâfir olmak mahremiyeti yani akrabalık bağı ile oluşan yakınlığı kaldırmaz. Elbette ahlâk yoksunu kimseler ise onlara karşı titiz ve korunmalı olmak Müslüman bile olsalardı gerekli olacaktı. Allah Teâlâ size afiyet onlara da iman ihsan etsin.
Eşinin mahremlerinden biri beraberlerinde olmadıkça hüküm değişmez. Yol boyunca mahremlerinden biri yanlarında olacak, gittikleri yerde ise tek olmalarında sakınca yoktur.
Nikâhsız bir çocuk doğurduğunuza göre çocuk sizde kalacaktır, çocuğun sorumlusu sizsiniz. Çocuğunuza baba olan kişi ise hatalıdır. Onun yaptığını onun insanlığı ile alakalı bir durum olarak görürüz.
Haklı olmanız veya olmamanız bir yana, sizin böyle bir meselede çözüm sahibi olmanız çok zordur. Sadece kendinizi yıpratmış olursunuz. Size tavsiyemiz şudur: Aile büyüklerinize karşı asi durumunda olmayın. Onların aralarındaki tartışmalara açık bir taraf olmayın. Evet, annenizin yanında olun, onu teselli edin ama bir savcı gibi de olmayın. Sabırla ve seviyenizi koruyarak olayı izlemeye bakın. Büyüklerinize sevgi beslemeyebilirsiniz, elinizden gelmeyebilir sevmek ama seviyesizlik de yapmamaya çalışın. Böylece ilerisi için size kazanç getirecek olanı yapmış olursunuz. Nefsinizin hoşuna gitmese ve zor da olsa seviyeli olan budur.
Yasak olan halvet ortamında bulunmaktadır. Halvet de iki yabancının yani erkek ve kadının kapalı/korumalı bir ortamda yalnız bulunmalarıdır. Herkesin bulunduğu bir ortam ise halvet oluşturmaz. Yalnız şunu da bilmek gerekir ki, ciddi bir evlilik ve sulanmadan yürütülen bir görüşmede bir aile büyüğünün bulunması yine gereklidir.