Fetva Meclisi
Soru
Ben nişanlımla yıllardır tanışıyorum. Nişanımız yeni olsa da tanışıklığımız eskiye dayanıyor. Elbette nişanın nikâh gibi olmadığını biliyorum. Ancak hocam, cinsî bir istekten ziyade sevginin bir tezahürü olarak sadece el ele tutuşmak caiz midir? Yani nişanlımın elini tutabilir miyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Nikâh olmadıkça yüz kere nişan yapsanız da yabancısınız. Birbirinizi harama teşvik etmeyin.
Selamünaleyküm. Erkeğin süs olarak altın kullanması caiz değildir. Sözünü ettiğiniz örnekteki gibi altının bütün çeşitleri bu yasağa dâhildir.
Nasıl bir nikâhı hangi niyetle icra ettiğinizi bilemediğimiz için size olumsuz bir şey söyleyemeyiz ama bu yaptığınızın ileride üzüleceğiniz bir iş olacağını söyleyebiliriz. Bunun adına çocukluk da diyebilirsiniz. Ailelerinizden gizli yaptığınız bir işte bereket olmaz.
İkiniz arasında nikâh gerçekleşmedikçe; - “Baş başa” kalamazsınız. - Elini eline değdiremezsiniz. - Cinsellik ihtiva eden sözler konuşamazsınız.
Nişan örfi bir durumdur, dinen bir bağlayıcılığı yoktur. Dediğiniz gibi olması nişan varken veya yokken aynıdır.
Doğru olanı ve abartmadan söyledikçe bir sakıncası yoktur. Allah'a emanet olun.
caiz mi konusundaki diğer fetvalar
Kur'an okutmayı becerebilecek birinin ücret alması şu şekildedir: Eğer bulunduğu yerde ondan başka Kur'an öğretebilecek kimse yoksa ücret talep etmeden okutması ona farzdır; verilirse alabilir. Eğer ondan başka da Kur'an okutabilecek kimseler varsa ücret talep etmesinde bir sakınca yoktur. Ne var ki Kur'an'ımıza bu gözle bakmamalıyız. Kur'an öğrenenlere ücret vermek gerekirken bizim ücret talep etmemiz, neyin ne olduğunu bilmediğimizden kaynaklanır.
Bu teşvik maksatlı bir hediye olarak görülebilir, sakıncası yoktur.
Hanımının rızkını karşılayamayacak birinin durumu geçici bir durumsa evlenmesinde sakınca yoktur; ilk fırsatta karşılama gayreti içinde olacaktır. Durum kalıcı bir engelden kaynaklanıyorsa bu durumda da evlenmesinin kendisi için farz durumunda olup olmadığına bakarız. Eğer farz ise yani evlenmesi şart ise onun velisinin masraflarını karşılaması gerekir. Farz durumda değilse evlenmesi caiz olmaz.
Tıbbî bir tedavi amacıyla yapılan işlem caizdir.
Devletin fiyatını sabitlemediği mallarda kâr oranı yoktur. Yani satıcının, aldatmadıkça, hile yapmadıkça dilediği kârla satması caizdir.
Kazaya kalan bir namazın, aynı namazı kazaya bırakanlarla cemaatle kılınması caizdir.