Fetva Meclisi
Soru
Dayımın kasap dükkanı var. Sineklerin etlerin üzerine konmaması için elektrik yayan bir cihaz aldı. Bu cihaza dokunan sinekler elektrik çarpmasıyla ölüyor. Yani hayvanın vücudunda bir yanma söz konusu. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem bir hadisi şeriflerinde, "Hiçbir hayvana eziyet, işkence etmek, suda boğarak veya ateşte yakarak öldürmek caiz değildir. Hayvana işkence etmek, gayrimüslim vatandaşa işkence etmekten daha büyük günahtır. Gayrimüslim vatandaşa eziyet etmek de Müslüman’a eziyet etmekten daha büyük günahtır." (Dürr-ül muhtar) buyuruyor. Bu hadise göre hayvanları yakarak öldürmek günahtır. Bu durumda bu cihazın dükkânlarda kullanılması ne kadar doğrudur?
Cevap
Benzer fetvalar
- Zararlı haşereleri öldürmekte sakınca yoktur. - Öldürürken iki şeye dikkat etmek gerekmektedir. Biri ateşle yakarak öldürmek yasaktır. İkincisi de eziyet ederek öldürmek yoktur. - Elektrikle itlaf etmek bir yakma çeşidi ise o şekilde itlaf caiz olmaz. Bu husustaki kararı o cihazı kullanan bizzat görerek verebilir veya üretici firmaya sorulabilir, sonuç YAKMA ise kullanılmamalıdır. Yakma değil de başka bir sonuç ise kullanılmasında sakınca olmaz.
Aleykümselam. Kesen kasabın hakkında aranan ana şart mü'min olmaktır. Günahkâr olmak kestiğinin yenmesine mani değildir. Günahkâr olmakla kâfir olmak arasındaki farkı biliyorsanız mesele yok demektir. Bunu bilmiyorsanız şöyle bir ölçü kullanabilirsiniz: Hiçbir hata, dinden çıkaran hata değildir. Günahın büyüklüğü veya küçüklüğü dinden çıkarmaz. Allah'a imandaki eksiklik dinden çıkarır. Günahlar, imanda sorun yoksa dinden çıkarmadığı için öyle birinin kestiği de yenebilir.
Ekosistemde önemli bir yeri olan hayvanlara İslam dininde özel bir değer verilmiş, onlara şefkat ve merhametle muamele edilmesi tavsiye edilmiştir. Hz. Peygamber (s.a.s.) bir hadislerinde günahkar bir kadının susuzluktan ölmek üzere bulunan bir köpeğe su verdiği için Allah tarafından bağışlandığını bildirmiş (Buhari, Şürb, 9, Edeb, 27; Müslim, Selam,153), başka bir hadiste ise kedisini açlıktan ölmeye mahkum eden merhametsiz bir kimsenin, bu davranışı nedeniyle cehenneme atılmayı hak ettiğini haber vermiştir (Buhari, Edeb, 18, 27; Müslim, Fezail, 65). Yüce Allah yeryüzünün diğer nimetleri gibi bir kısım hayvanları da insanın hizmet ve yararına sunmuş, “Allah bir kısmına binesiniz, bir kısmını da yiyesiniz diye sizin için hayvanları yaratandır. Onlarda sizin için daha birçok faydalar vardır.” (Mü’min, 40/79; ayrıca bkz. Casiye, 45/13; Lokman, 31/20) ayetiyle bu hususa dikkat çekilmiştir. Hayvanların iyi bakılıp beslenmesi (Ebu Davud, İsti’zan, 39), birbiriyle dövüştürülmemesi (Ebu Davud, Cihad, 51; Tirmizi, Cihad, 30), nişan için hedef yapılmaması (Müslim, Zebaih, 58, 59), zevk için öldürülmemesi (Nesai, Dahaya, 42) yönündeki nebevi emir ve yasaklar, hayvanların hayat hakkını ve vücut bütünlüklerinin korunması gerektiğini ortaya koymaktadır. Günümüzde bazı hayvanlar bilimsel test ve deneylerde kullanılmaktadır. İnsan, hayvan veya bitkilerdeki hastalıkların teşhisi, tedavisi veya önlenmesi, fizyolojik bozuklukların incelenmesi, hayvanların refahı, tarımsal amaçlarla yetiştirilen hayvanların üretim şartlarının iyileştirilmesi, türlerin korunmasını amaçlayan araştırmaların yürütülmesi, yükseköğretimde mesleki becerilerin kazandırılması veya geliştirilmesi gibi maksatlarla hayvanlar kobay olarak kullanılabilmektedir. Bunların yanı sıra temizlik malzemeleri ve kozmetikler gibi tüketim ürünlerinin toksik özelliklerini belirlemek üzere deney amaçlı hayvan kullanımı da söz konusu olmaktadır. İslam’da genel kural; şer’an geçerli bir maslahat olmadıkça, hayvanların yaşam haklarının korunması ve bedenlerine acı çektirilmemesidir (Hattab, Mevahibü’l-Celil, III, 189; İbn Nüceym, el-Bahr, VIII, 232). Buna göre; hayvanlar üzerinde yapılan bu tür çalışmalar ancak aşağıdaki şartlar ile caiz olur: a. Söz konusu deneyler için canlı hayvan yerine bilimsel açıdan geçerli başka alternatif bir yöntemin ya da deneme stratejisinin olmaması, b. Deneylerin, insanlar ve diğer canlıların maslahatı için gerekli olması, c. Deneylerden elde edilecek yararın, hayvanın maruz kalacağı zarardan daha büyük olması, d. Deneylerde hayvanlara eziyet çektirilmemesi, anestezi gibi acı duyulmasına engel olacak önlemlerin alınması, e. Deneylerin, zorunluluğun dışına taşmaması ve istatistik için yeterli olacak en az sayıda hayvanla yapılması. Ancak bilimsel açıdan herhangi bir zorunluluk olmayan, kozmetik ve benzeri amaçlı yapılan hayvan deneyleri ise dinen caiz değildir.
Âlimlerimizden bu tür hayvanların kesilerek öldürülemesine fetva verenler vardır. Başka bir çareniz yoksa kesebilirsiniz. Kestikten sonra da insan yiyeceği veya katkısı olarak kullanılmasının dışında kullanılabilir.
Zararlı bir hayvanın öldürülmesi günah değildir. Öldürme çeşidinin yakma olması durumunda sakınca vardır. Suda boğulmaları şeklindeki öldürmede sakınca yoktur.
Dinimiz, tüm canlılara iyi davranılmasını emretmiştir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.), kesim esnasında hayvana eziyet edilmemesini istemiştir. (bk. Müslim, Sayd, 57 [1955]) Kurbanın bilinen klasik yöntemle kesilmesi asıldır. Bununla beraber kurbana fazla eziyet vermemek (ölüm acısını azaltmak) maksadıyla, kesim esnasında hayvanın elektrik şoku, narkoz veya benzeri bir yöntemle bayıltılarak kesilmesi caizdir. Ancak hayvanın bayıltıldıktan sonra ölmeden boğazından kesilmesi gerekir. Hayvan henüz kesilmeden, şok etkisiyle ölürse, kurban olmayacağı gibi eti de yenmez. (bk. DİYK.2010/22 Tarih ve Sayılı Karar) Zira kurbanlık veya etlik hayvanın yenilmesinin caiz olabilmesi için kesim esnasında hayvanın canlı olması gerekir.