Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Kendilerine müslüman deyip de İslam’dan hayatlarında eser olmayan insanların kestiği hayvan yenir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Öyle bir hayvanı salmak en doğru olanıdır. Eti yenen bir hayvan ise ve veteriner kesilmesinde sakınca görmezse kesilebilir.
Aleykümselam. Boynu bükük ve Rabbini affına sığınmış sonra da elinden geldiği kadar iyi olmaya çalışan mü'min kazanmıştır. Geçmişi ne olursa olsun kazanmıştır. Umutsuzluk şeytanın silahlarındandır, Allah'a sığınıp ondan korunmak gerekir.
Selamünaleyküm. Bir bayan olarak çalışmamalısınız. Eviniz sizin için en iyi iştir. Kasıt olmadıkça kaza ile olan değmeden günah olmaz ama siz, günahın zemininde durduğunuz için hatalısınız. Evinize geçin, huzurunuz oradadır.
Aleykümselam. Tarikat, İslam demek değildir, girmesi veya çıkmasında imanla ilgili bir gelişme olmaz. Haram da söz konusu değildir.
Selamünaleyküm. Siz, kafa yiyecek yerde kafanızı her işe sokmamalısınız. Kendi kendinize ürettiğiniz bilgilerle sorun oluşturuyorsunuz.
Aleykümselam. Küs kalmak haramdır. Onun yerine mesafe koymanız doğru olur. Onların o seviyesini düşük bulurken sizin de başka bir düşüklüğü tercih etmeniz doğru olmaz. Mesafeli davranın, seviyeli durum sorun olmaz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Bu durum, bir psikoloğa gitmenizi de gerektiriyor. Muhakkak gidin, onun önerisini de yerine getirin. Fıkıh ve namaz açısından bir sorun yoktur. Bir şey yokmuş gibi namaza devam edin. Kendinizi cemaatten de alıkoymayın. Devam edin. Çok geçmiş olsun. Allah teala afiyetinizi iade etsin.
Mesele takvimin miladî veya hicrî olmasından değildir. Hilalin izlenerek veya izlenmeden oruca başlanması ile bir mesele oluşmaktadır. Bu da üzerimizde otorite Kur'an sistemin dinimizin inceliklerine riayet etmesi ya da yok saymasının sonuçlarından biridir. Orucumuz ve haccımız açısından bizim gibi fertlerin endişe edilecek bir durumu yoktur inşaallah.
Aleykümselam. Bu geçicidir. İlgilenmez ve namazınıza devam ederseniz bir zaman sonra geçer. Bunu gündem yapar, üzerine üzerine giderseniz bir hastalık olarak kalabilir. Herkesin buna benzer sorunları olabilir. İlgilenmeyin ve namaza devam edin. Geçtiğini göreceksiniz biiznillah.
Aleykümselam. Evlenecek bayanın tesettürlü olması nikâhın şartlarından değildir. Hüküm olarak açık bayanla yapılan nikâh da nikâhtır. Bunu böyle tespit edelim. Açık bir bayanla evlilik meselesine gelince şunlar dikkatimizi çekmelidir: a-İnsanlar tam tesettürlü, tam sakallı ile bile aradıkları huzuru bulamayabiliyorlar. Tesettür gibi ağır bir sorumluluktan taviz verenin ilerisini düşünememek ‘kendin ettin kendin buldun’ olur. b-İleride düzelir mantığı yanlıştır. İleride düzelse bile ilerisi için düzelecektir. Geçmişin açtığı yara ileride nasıl kapatılacak? c-Bu durum yani tesettürsüz olmak bayan ile Rabbi arasında bir durumdur. Eşi ondan ötürü vebal almayabilir ama böyle bir erkeğin yani sevgisi uğruna dininden taviz veren erkeğin kişilik sorunu inkâr edilemez.
Aleykümselam. Evlenmek onca önemine binaen hayatımızın olmazsa olmazı değildir. Kimin ne zaman ve kiminle evleneceği bizim için meçhuldür. Buna göre siz ölümcül bir hastalığa yakalanmış biri gibi değilsiniz. Bir başka mesele de evlenmiş olmak huzurun teminatı da değildir. Evli olduğu hâlde bekarlara imrenen ve boşanmak için her şeyi feda edenleri de düşünmek gerekir. Neyin kime hayır olduğunu bilemeyiz. Mevcut durumu en iyi şekilde yaşamak için gayret edelim. Yarın iyi bir evlilik günü olabilir. Evlenmemiş olmak en iyi hâlimiz olabilir. Allah'a emanet olun.
Aleykümselam. Öncelikle ve özellikle şunu bilmelisiniz: Rabbimizin bizi imtihanı, bizim imtihanın bütünü olarak gördüğümüz fakirlik, düşman baskısı ve benzeri başlıklarla sınırlı değildir. Bu başlıklar genellikle imtihan olarak dikkatimizi çeker ve Allah'ın imtihanı dendiğinde hemen akla gelen başlıklar olur. Biraz daha derin düşündüğümüzde ise imtihanın çok daha geniş alanlarda olabileceğini anlarız. Mü'min insanın kendisi gibi mü'min ailesi içinde imtihan ediliyor olması da bir imtihandır. Belki de en ağır imtihanlardan biridir öyle bir imtihan. İman konusunda herkes iddia sahibi olur ama imanı yaşamaya gelince biri o tarafa öbürü bu tarafa çeker ve özellikle gençleri ortada bırakırlar. Ashabı kiram üzerinde bile bunu görmek mümkündür. Eğer iman etmeyi bir imtihan kazanmak olarak görüyorsak buna dikkat edeceğiz. Böyle bir dikkatiniz olursa çevrenizde olup bitenleri daha iyi kavrar ve kalbinizdeki huzuru daha kolay korursunuz. Şimdi sorunuzdaki ne yapmanız gerekene geçebiliriz: a- İmana ait ve açık olan, herkesin anlayabileceği hususlarda kimseye hiçbir taviz verme sakın. Kim ne derse desin ve o kim, kim olursa olsun! İmanımız pazarlık konusu değildir. b- Allah'ın farzları ve bilhassa farzı ayın olan emirleri hususunda da kimse ile pazarlığın olmasın. c- Haram olduğu açık olan ve tartışılamaz bulunan konularda da kimseye esnek davranma sakın. d- İhtilaflı konularda yani bir şeyin haram mı olduğu mekruh mu olduğu gibi ihtilaf bulunan konularda muhataplarına esnek davranabilirsin. Bazen onların dediğini yaparken bazen da kendi kararına bağlı kalabilirsin. e- Mubah olan konularda ise yani haram olmayan veya farz olmayan bir şeyde ailenin büyüklerini üzmemeye önem ver. f- Şüpheli şeylerde ise kendini korumakta haklısın. g- Bütün bu kararları uygulamada en tatlı söz ve davranışların sahibi olarak bilinmelisin. Senin hırçın ve kaba tutumun muhataplarının dinden kopmasına neden olmamalıdır. Allah yardımcın olsun.