Fetva Meclisi
Soru
Hocam "En Eski Düşmana Karşı Tahkim" adlı sohbetinizi dinledim. Orada iki şey beni hayrete düşürdü. Birincisi namahrem olan fakat aileden birisiyle yemek yemek veya sohbet etmek caiz mi? Ben bir buçuk yıl eşimin ailesi ile oturdum. Babaevi olduğu için tüm kardeşler akşama kadar oradaydı. Tek bir sofrada yenilir ve içilirdi. Birçok akrabayla aynı binada ve sürekli birlikteydik. Araya mesafe koymak, ayrı oturmak veya konuşmamak mümkün değildi. Hizmetlerini gelinler yapmak zorundaydı. Şimdi ayrıyım fakat sılayırahim yapınca durum yine aynı. Bir araya gelip oturmak ya da sohbet etmek günah mı? İkincisi ise üç buçuk yaşında bir kızım var. Birçok hayvan figürlü oyuncağı var. Battaniyeleri ve nevresimleri de genelde hayvan resimli. Bunlar put yerine mi geçiyor? Rahmet meleklerinin eve girmeme sebebi olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Delikanlı, eşin olmayan bir hanım senden önce yakışıksız bir davranış sergilemiş ve pişman olmuşsa geçmişe takılman yanlıştır. Ortada seni ilgilendiren bir husus yoktur. Yalnız seni ona bağlayan (nişanlılık, sözlülük gibi) bir ilişki/bağ olup da onun ahlak ve kültürümüze ters bir davranışı olsaydı bu bağı sürdürmek tartışılabilir. Buna rağmen eğer takıntılı birisi isen veya ara ara bu hanım kızın davranışı senin zihnini meşgul edecekse bu görüşmeyi de evliliği de sakın yapma. Kendine de o kızcağıza da yazık edersin. Allah en doğru kararı vermeyi nasip etsin.
Anneni veya teyzen gibi sana mahrem birini devreye sok, bu işi o takip etsin. Kadınlar birbirlerinin dillerini ve hâllerini erkeklerden daha iyi anlarlar. O mahremin sana tavsiye ederse yola koyul değilse terk et ve kendini kurtar.
Dinimizi Kur'an okumak ve namaz kılmak ya da oruç tutmakla sınırlı bir alanda anlamanın çıkmazlarından biri de bu çıkmazdır. Namaz kılamadığınız zamanlarda, Kur'an’ı tutamadığınız günlerinizde sizi Rabbinize yaklaştıracak onlarca nafile yok mu? Sıla-i Rahim yapamaz mısınız? Hadis ezberleyemez misiniz? Yetim çocuklarla ilgilenemez misiniz? Yemek yapıp mahallenizdeki fakirlere götüremez misiniz? Evinizde bir fıkıh dersi halkası oluşturup bayan arkadaşlarınızı çağıramaz mısınız? O günlerinizde mesela her gün BİN SALAVAT, BİN ZİKİR, BİN TEKBİR… yapamaz mısınız? Mesela bir mezarlıkta mezar ziyareti yapıp ibretinizi artıramaz mısınız? Telefonla her gün on hanım kardeşinize emr-i bil'maruf yapamaz mısınız? Güzel bir ses sahibi hafızdan bir cüz dinleyemez misiniz? Evde, o günlerinizde ailenize güzel ve farklı meşguliyeti çok ama tadı güzel yemekler yaparak gününüzü doldururken sizi sevenlerin size sevgisini perçinleyemez misiniz? Yapabileceğiniz onlarca nafile yok mu? Bu nafileler de Allah’a yaklaştırmıyor mu? Neden kendinizi şeytanın sıkıştırdığı daracık sokaklarda nefessiz bırakıyorsunuz? Tekrar düşünün bunu, tekrar!
Selamünaleyküm. Müslüman bir hanımın kendi evinde kimseden rahatsız olmayacak şekilde yaşaması en tabii hakkıdır. Bir iki günlük misafir getirmek eşinin hakkı olabilir ama sürekli bulunan bir yabancıyı kabul etmemek de hanımın hakkıdır. Aile içi huzursuzluktan endişe eden bir hanım, dış kıyafet gibi bir kıyafetle aynı evde, sofrada bulunabilirler ama halvet (baş başa yalnız kalma) durumu asla caiz değildir.
Aleykümselam. Ailenizin rızkını kısarak bir hayır yapmanız doğru olmaz. Kirada oturmak ise bir rızık kısılması değildir. Kardeşleriniz, özel bir durum söz konusu değilse sizin mesuliyetinizde değildirler. Sohbet grubunuza bir daire alın ama ailenizin maişetinizin zorlanmasına neden olmadan yapın bunu. Bir de bu tür iyilikler yapılırken daha sonra kardeşler arasında sıkıntılar oluşabilmektedir. Buna da dikkat etmeye çalışın; kimin üzerine alacaksınız, masraflarını nasıl karşılayacaksınız, kapatılacak olsa nasıl elden çıkarılacak? Gibi sorular sıkıntıdır haberiniz olsun. O evi kirada tutun daha iyi edersiniz.
Ailenizle tartışmadan onların sizi anlamalarını sağlayın. Bunun için de konuşun ama yumuşak tavrınızı ihmal etmeyin. Bir baskıya maruz kalırsanız veya evinizde büyük bir gürültüye sebep olacaksa yanlarında oturmadan ve tokalaşmadan bayramlaşabilir ve misafirleri ağırlayabilirsiniz.
aile konusundaki diğer fetvalar
Size en yakın müftülüğe giderek yüz yüze görüşüp fetva alın.
İşler böyle başlıyor kızım. Herkes iyi niyetle ve haklı bir mantıkla giriyor yola da sonrası istediği gibi yürümüyor. On sekiz yaşında çocuk denebilecek yaştasın. Kendini aldatmışsın. Farz oldu derken ne demek farz ve nasıl oluyor, bunu ne kadar soruşturdun? Her neyse şimdi şuna bak: Evliliğin fıkha göre muteber mi? Şahitler kimdi ve ne üzere nikâhlandınız? Bunlarda bir sorun yoksa nerede ve nasıl evlilik sürdürüyorsunuz? Korsan ve kaçamak bir evlilik seni delirtebilir, dikkat edesin ve hepsinden önemlisi şimdi kulluğu tam yapmaya bak. Namaz başta olmak üzere donanın eşinizle kulluk işlerinize ki hayatınıza bereket gelsin. Aksi takdirde sen de eşin de kısa süren bir macera yaşamış olabilirsiniz. İlk fırsatta da anne babanın haberi olacağı bir evliliğe dönüştür bunu.
Bu durum hiç hoş değil, aile geleceğiniz açısından bile bile sıkıntıya yürüyorsunuz. Muhakkak bir aile danışmanına beraber gidin. Gerekiyorsa psikoloğa gidin. Hiç geciktirmeyin.
İki babanın huzurunda nikâh “iki erkek şahit” şartını yerine getirmek olur. Böylece de nikâhınız var demektir. Yine de siz, düğünden önce bir araya gelmemeyi yeğleyin. Bilhassa kadın tarafının selameti için böylesi daha uygundur.
Acele karar vermemeye çalışın. Biraz zamana yayın, eşiniz belki rahatlar geri döner. Sonra da aile büyüklerinizi araya koyarak çözümü araştırın. Allah yardımcınız olsun.
Biz iffeti okuldan daha değerli buluyoruz. Kendinizi risk altında görüyorsanız evlenin. Şeytanla şakalaşmanın anlamı yoktur.