Fetva Meclisi
Soru
Hocam, İslami paylaşımlar yaptığım bir sayfam var. Bir gün geçmişte yaşadığım sıkıntılar ile ilgili anekdotlar paylaştım. Paylaşımım, İslamiyet’i yaşarken çevremdeki ve ailemdeki insanların bana karşı olan alaycı ve kötü tutumuydu. Buna bir hanımefendi yorum yaptı. Ben cevap vermeyince uygulamadan mesaj attı ve kendisinin de aynı durumda olduğunu yazdı. Bu şekilde tanıştık ve şimdi evlenmek istiyoruz. Bu tevafuk mudur yoksa şeytanın hilelerinden mi bilemedim. Bu arada ben birkaç kez annemin bulduğu kişilerle evlenmek için görüştüm hatta bir defasında aile arasında nişan bile oldu. Bu kişi bizim akrabamızdı ama kısmet olmadı evlenemedim. Sizin çok sevdiğim bir sözünüz var “Herkesin yağmur yağdıktan sonra dökülecek boyaları vardır.” işte hep böyle oldu. Ben ahiret yolunda yoldaş oluruz diye ümit ediyorum bakıyorum çarşaflı vs. ama alışveriş esnasında namazı unutuyorlar. Bir de ben evlilik için kiminle görüşsem hemen bir sübyan mektebi açma hedefleri oluyor. Şimdi bu evlenmeyi düşündüğüm kişiyle aynı bakış açılarına sahibiz. Telefon ile bir iki kere görüştük. Aynı dili konuştuğumuzu düşünüyoruz ama ben sizin internet fıkhı dersinizi dinledim ve bu konuyu size sormak istedim. Cevabınızdan korktuğum için soruyu soramıyorum ama sizin beni anladığınızı ümit ediyorum. Sizden nasihat bekliyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Size 'ateşle oynamayın' demeyeceğim; işiniz yok mu diyeceğim, dertlerle uğraşmak zevk mi veriyor diyeceğim, başkasının kırılmasını kendinin parçalanmasından daha önemli neden tutuyorsun diyeceğim. Şunu bilmelisin: Şeytan, sen onun bir oyununu anlayınca oyundan çekilmedi; bak sana ikinci oyununu oynuyor! Seni merhametinle, insanların incinmemesi ile tuttu. Güzel kardeşim, evlilik saadet içindir. Baştan ağır sorunlarla başlayan bir evlilik ileride kaç yılda düzelecek, sen kaç yıl sabredeceksin. Sana ateşle oynama demiyorum; aklını kullan diyorum. Ve seni bekliyorum. Allah'a emanet ol.
Sizin çocuktan önce evlilik konusunda aşmanız gereken badireler var. Önce eşinizle birlikte problemleri; anlaşamadığınız konuları tespit edin. Daha sonra bunları beraberce çözmeye çalışın. Birbirinizi motive edin. Hemen vazgeçmeyin. Yuvanız için mücadelenizi verin. Gerekirse aile terapistinden destek alın. Allah yardımcınız olsun.
Günümüzdeki şaşılacak afetlerden birisi de günlük hayatta karşı cinsin yüzüne bakmakta hayâ eden kimselerin sosyal medyada mahremiyet sınırlarını görmezden gelmesidir. Ahlakımız sosyal medyada da devam etmelidir. Esasen sosyal medyanın gelişi güzel erkek kadın konuşmaları ve yazışmaları önce hayâ duygumuzu bitiriyor. Bu duygu yitirildikten sonra gözdeki, dildeki ve kulaklardaki harama karşı filtreleri bozuyor. Daha sonra da ahlak çizgisinde kırılmalar yaşanıyor. Birbirlerine nikâhı düşen Müslüman erkek ve kadın mecbur olmadıkça konuşma ve yazışmaları doğru/caiz değildir. Farklı mecralardan çözemediği soruları/sorunları görüşme mecburiyetinde kalırlarsa mesafeyi korumalıdırlar. Ciddiyetsiz, sulu ve ilgisiz konuşmalardan kaçınmalıdırlar. Sorunuza göre kamera karşısında “mahrem yerlerini teşhir eden”, üstelik makyajlı ve tahrikli konuşmasıyla da “kendini belli eden” bir kadını erkeğin takip etmesi asla caiz değildir. https://fetvameclisi.com/fetva/facebook-ve-internet-kullaniminda-kadin-erkek-iliskilerine-muslumanca-bir-bakis-mektubu
Allah Teâlâ size sabırlar versin diye dua ederim. Makamınız mevcut sıkıntınızı en az iki kat daha ağır duruma getiriyor. Bu durumu bir doktor ile görüşmenizi tavsiye ederim size. O en azından size biyolojik olarak tavsiyelerde bulunabilir. İkinci olarak da bu tür vakalarda benim tespitim şudur: Kadın, erkeğin ona muhtaçlığını hissettikçe güçleniyor. Güçlendikçe de inatlaşıyor. Bu sefere erkek de muhtaçlığını daha çok hissediyor. Bunun yerine siz, zor da olsa en az altı ay dinen ve kanunen gereken görevlerinizi yapın, bunun haricinde onu yokmuş gibi sayın. Sorduğuna cevap verin. İhtiyacını giderin. Keennehu o sizin muhtaç olduğunuz bir kadın değil de misafir biri imiş gibi davranın. Ama bu siyaseti en az altı ay hiç bozmayın. Çok geçmeden değişimi hissedeceğinizi umuyorum. Allah yardımcınız olsun. Âmin.
Kıymetli kardeşim, sonunda evlilik düşünmediğin bir ilişki bir oyalanmadır ve kötü niyetlidir. Bunun caiz olmadığı gün gibi açıktır. Sonunda evlilik niyeti taşıdığın ilişkilerinin de ciddi bir şekilde sürmesi icap eder ki bu da aileleri devreye sokup görüşmenin kurallarını gözeterek, gerekli istişareleri istişareye ehil kişilerle yaparak ve bu süreci çok uzatmayarak olur. Allah'a kul olma gibi sorumluluğumuz olduğunu unutmadan bir yol yürümemiz gerekiyor. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Kızım, her şey yerinde olabilir, dinen de güzeli yapmış olabilirsin. Öyledir de biiznillah ama sen yaşadığın toplumun sana baskısını kaldıramazsın. Yarın keşke diyebileceğin bir noktaya gelmeden bu tereddütlü bağlantıyı bitirmen daha iyi olur. Bugünkü tereddüdün de yarınki sıkıntıyı göstermektedir zaten. Allah yardımcın olsun.
evlilik konusundaki diğer fetvalar
Sebepli veya sebepsiz nikâhtan önce ayrılmanın bir sakıncası yoktur. Meseleye bir ahlâk ve vicdan meselesi olarak bakarız. Böyle bir tıbbı engelle ayrılmanın ise zaten sakıncası yoktur.
Bir kadın ile kontağı o kadının mahremi veya bir kadın sağlamalıdır. İdeal olan budur. Ön şartlar oluştuktan sonra ise kadın ile erkek uygun bir ortamda görüşürler. Bu görüşmede kadının peçesini açması caiz olan bir iştir.
Böyle açık bir sıkıntı işareti aldığınız halde bağlantıyı devam ettirmeniz bile bile dert aramak olur. Kalbinizin rahat edeceği ikinci bir arayış içinde olmanızı size tavsiye ederiz.
Hiç görüşmeden evlenmenin sakıncası yoktur ama görüşmek ve anlaşmak sünnete uygun olandır. Görüşmeyi istememesi iyi değil. Siz görüşmekte ısrar edin. Evet, sakınca doğurmaz ama görüşmekten kaçınmak yarın karşılaşmanız muhtemel sorunlu kişiliği gösteriyor olabilir. Edeple ve süreli bir şekilde görüşmekten yana olun.
O kişinin ne yaptığını ve ayrıntısını bilemediğim için onun yaptığı hakkında bir yorum yapamam ama sizin yanlış olduğunu bildiğiniz bir şeyi yapana tavır koymanız ve bu tavrı ileriki hayatınız için bir dönüm noktası yapmanız doğru olandır. Aranızda bir idrak farkı varsa bu fark en azından sizin ona karşı karar verme aşamasını erteleme gibi bir sonucu getirmelidir. Yarın başınıza gelebilecek bir sıkıntıdan önce bugünden tedbir almanız bunu gerektirir.
Ortada gerçek bir “Müslüman Olma” var ise, eski eşi Müslüman olmadığına göre aralarında nikâh kalmamış demektir. Bu açıdan bir sorun yoktur ama Müslüman olmayı ne gördüğünü o bilebilir, Rabbi bilebilir. Siz veya biz kimsenin işi değildir bu kararı vermek. İkinci olarak da size bu oyundan uzak durmanızı tavsiye ederim. Öyle başlar da nasıl biteceği bilinmez. Samimi bir beğeni var ise resmi bir evlilik yolunu deneyin. Gerisi riskin etrafında dönmekten başka bir şey değildir. Şeytan bizden eskidir, her birimiz için orijinal tuzakları vardır, aman dikkat edin.