Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim yabancı bir kız arkadaşım var. Ona İslam’ı anlattım elhamdülillah Allah da nasip etti hidayete erdi. Benim için mi derseniz hiç sanmıyorum çünkü gerçekten rüyasında ona dua ezberletiyorlarmış. Kendisi de çok istekli, inşallah daim olsun. Kendisi daha önce bir evlilik yapmış ve eşi kendisini aldattığı için ayrılmışlar. Yaklaşık iki senedir ayrılar. Adam tekrar dönmek istemiş ama kendisi istemiyor. Yine de onun soyadını taşıyor. Bu şartlarda biz imam nikâhı yapsak geçerli olur mu? Benimle buluşup yanımda oturmak bile onu korkutuyor. Bu durum beni mutlu ediyor ama acı çekiyor çünkü benden uzak kalmak istemiyor. Bize tavsiyeniz ne olur? Rabbim nasip ettiğince yol gösterin bize. Nikâhı düşmüş müdür yoksa hala geçerli midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Nikâhın imamı müezzini mi olur; nikâh nikâhtır. Sakın öyle bir şey yapmayın. Hemen evlenin. Siz nikâh ismi ile zevkinizi yaşacaksınız. Tam evleneceğiniz zaman da şeytan ikinizi de çöpe atacak. Hemen evlenin. Ne işi, evlenin!
Selamünaleyküm. Nikâhın imamı müezzini mi olur; nikâh nikâhtır. Sakın öyle bir şey yapmayın. Hemen evlenin. Siz nikâh ismi ile zevkinizi yaşacaksınız. Tam evleneceğiniz zaman da şeytan ikinizi de çöpe atacak. Hemen evlenin. Ne işi, evlenin!
Bu tür karmaşık konularda tek taraflı anlatımların adil karar vermeye yeterli olmayacağını zannediyorum. Kızımız mağdur kimliği ile durumu savcılığa taşıyabileceğini karşı tarafa iletmeli ve bir kereliğine de olsa boşama sözünü duymalıdır. Aksi takdirde ömrünün sonuna kadar şeytan onu “…zaten sen…” diye kemirir durur. Nikâha gelince de anlatılan kadarı ile nikâh olmasında şöyle veya böyle bir sorun görülmüyor.
Sizi boşamış bir Müslüman ile tekrar evlenebilmeniz için şart olan, bir başka erkekle nikâhlanıp cinsel ilişki yapmış olmanızdır. Eğer ikinci kişi de sizi boşarsa onun boşamasından üç ay sonra birinci eşinize yeni bir nikâhla dönebilirsiniz. Bunun dinen bir sakıncası yoktur. Yalnız ne kadar doğru bir iş yapmış olacağınızı siz belirleyeceksiniz.
Selamünaleyküm. Evvela sizin bu konudaki sözleriniz evinizde sorun olabilir, kendi ellerinizle huzurunuzu kaçırabilirsiniz. Siz uzak durun derim size. O kişi için de söylenecek bir şey yok, herkes cennete girecek diye bir şart mı var. Zaten onların yeniden nikâhlanmaları ne kadar mümkündür onu da bilmeliyiz. Sizin yapacağınız, zorunlu bir durum olmadıkça ondan uzak durmanız, çocuklarınıza mesafeli bırakmanızdır. Allah sonumuzu hayretsin.
Sizin bu saydığınız niyetlerden bir tanesi gerçektir. O da şudur: Siz o kadına bağlandınız; bağlanma nedeninizin 'onu korumak, kollamak' olarak adlandırılması bir şey değiştirmiyor. Kendinizi baba yerine koymanızın bir anlamı yoktur. Nikâha gelince, iki Müslüman’ın sizin nikâhlandığınızı bildiğine şehadet etmesi fıkhen yeterlidir. Eşinizin bu durumu bilip bilmemesi fıkıh kurallarına göre nikahın geçerliliğini etkilemiyor. Önemli olan sizin birinci eşinizi, nikâhınız altında iken ezmemeniz, cinsel ilişki dâhil her türlü hakkına saygılı olarak eliniz altında tutmanızdır. Vicdanen ne durumda olduğunuz sizin meselenizdir.
evlilik konusundaki diğer fetvalar
Önce şunu bilmeliyiz: Bu bilginin bize ne faydası var, mevcut dünya sorunları, müminlerin genel ahvali içinde bu bilgi bize ne katkı getirecek? Sadece bir hiç değil mi? Bu bilgi ile meşgul olmamız bizim açımızdan bir şeytan oyalaması olabilir, dikkatli olmalıyız. O dönemde Havva annemiz bir kız bir erkek ikiz doğruyordu. Farklı zamanlarda doğanlar da birbirleri ile evleniyorlardı. Nesil büyüdükçe de evlenme ile ilgili daire genişletildi. Bu şekilde olduğunu zannediyoruz. Elimizde daha fazla açıklama yapan sarih bir bilgi yoktur.
O kişinin ne yaptığını ve ayrıntısını bilemediğim için onun yaptığı hakkında bir yorum yapamam ama sizin yanlış olduğunu bildiğiniz bir şeyi yapana tavır koymanız ve bu tavrı ileriki hayatınız için bir dönüm noktası yapmanız doğru olandır. Aranızda bir idrak farkı varsa bu fark en azından sizin ona karşı karar verme aşamasını erteleme gibi bir sonucu getirmelidir. Yarın başınıza gelebilecek bir sıkıntıdan önce bugünden tedbir almanız bunu gerektirir.
Evlilik görüşmesi sürerken, kardeş olsun veya yabancı olsun ikinci bir insanın kadın ile evlilik görüşmesi yapması caiz değildir. O görüşme olumsuz olarak bittikten sonra ise erkeğin kardeşi ya da bir başkasının evlilik teklifi götürmesinde bir sakınca yoktur. Belki bu durumda, aile için nezaket ilişkilerini/gönül koymaları dikkate almanın yararından söz edebiliriz.
Kesinlikle yok diyebilirsiniz. Gurbeti kabul etmemek bir haktır.
Anneni veya teyzen gibi sana mahrem birini devreye sok, bu işi o takip etsin. Kadınlar birbirlerinin dillerini ve hâllerini erkeklerden daha iyi anlarlar. O mahremin sana tavsiye ederse yola koyul değilse terk et ve kendini kurtar.
Tevbe eden ve tevbesinde samimi olan GÜNAH İŞLEMEMİŞ GİBİDİR. Tevbenizi koruyorsanız kendinizi iyilerden bilmenizde sakınca yoktur. Tevbenizi koruyun. Mü'mince yaşayın. İbadetlerinizi eksiksiz yapma gayreti içinde olun.