Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben Diyanette görevli bir müezzinim. İki hafta önce evlendim. Eşimle tanışmamız sosyal medya üzerinden oldu. Bir kaç kez görüştük ve harama bulaşmadan evlenelim dedim. İki ay gibi kısa sürede evlendik. Eşim de benim gibi hafız. Evliliğimin daha ikinci günü telefonunda başka erkeklerle cinsel içerikli mesajlarını gördüm. Beynimden vurulmuşa döndüm. Eşim pişman olduğunu ve benden önce bunları yaşadığını söyledi. Sürekli ağlayıp beni gerçekten çok sevdiğini dile getiriyor. Çorabımı giydirmeye kadar bana hizmetini yapıyor ama ben artık eşimi sevemiyorum. Sabrederek mükâfatımın fazla olacağını düşünsem de onu affedemiyorum. Fiziki olarak bile beğenmiyorum artık. Diğer yandan bu kadar kısa sürede boşanacağım için toplumun kınamasından dolayı korkuyorum. Ne yapacağımı şaşırmış haldeyim. Lütfen bana bir yol gösterin hocam.
Cevap
Benzer fetvalar
Evet, büyük bir musibete düşmüşsünüz. Allah Teâlâ yardımcınız olsun. Sakın gevşemeyin ve yılmayın. Kural şudur: Ölüm hariç her derdin devası vardır. Doktorların 'yok' demeleriyle yetinmeyin. Farklı uzmanlarla tedaviye devam edin siz. Bu birinci hareket noktanız olsun. İkinci olarak da en büyük hedefiniz, sizdeki sıkıntıyı ikinci bir bayana sıçratmamak olsun. Kendi derdinizle yoğrulun ama ikinci bir insan kıyamet günü sebep olarak sizi göstermesin. Üçüncü olarak, sizdeki bu sıkıntıyı depreştirecek veya azdıracak sebepleri azaltmaya bakın. Şehvetinizi azdıracak yiyecekleri tespit edin, onları azaltın. Gözünüzü kışkırtan çevreyi daraltın. Dördüncü olarak da şunu yapın ki en önemli yatırımınız da bu olabilir: Hayatınızı size yetmeyecek kadar doldurun. Gün otuz saat olsa bile size yetmeyecek gibi olsun. İşi işle kovalayın. Boş saatiniz olmasın. Bu bölüm çok önemlidir. Beşinci olarak size şunu söylemeliyim: Bir kanser hastası düşünün. O hastanın mücadelesi, acıları, ağlamaları nasıl onun için bir sevap kaynağı ise sizin bu hastalıkla mücadelenizi de siz o şekilde bir sevaba dönüştürebilirsiniz. Sakın yılmayın. Yorulmaya razı olmayın. Üşenmeyin. Yoğun dua saatleriniz olsun. On yıl sonra da olsa düzeleceğinize umudunuz olsun. Allah Teâlâ ölüden diri çıkarıyor da size mi şifa vermez? Kültür düzeyinizi, yaşınızı, ailenizin meşgalesini ve benzeri özel dünyanızı tanıtacak bilgi vermediğiniz için size özel aktiviteler tavsiye edemiyorum. Belirttiğiniz boşalma yöntemi bildiğiniz gibi normal durumlarda caiz değildir. Bir haram bulaşma riskinize karşı sizin için caiz olabilir ama iyi bilesiniz ki, öyle bir rahatlamanın da kendine göre sıkıntıları olabilir. Size dua ediyoruz, Allah yardımcınız olsun.
Her şeyden önce eşini bakımlı ve ilgili hale getirmeye çalış. Tek çaren eşindir, seveceğin şeyleri onun üzerinde artırmaya bak. Onu yüzüne karşı öv. Cinselliği sadece yatak ilişkisi olarak anlama, ön sevişme ve benzeri birliktelikleri artır. Onunla bu içerikteki muhabbetleri iyi değerlendir. Allah yardımcın olsun. Asla yılma, bittim tükendim zannetme. Yaşının getirdiği geçici bir sıkıntıdır bu.
Kıymetli kardeşim, bu kararı almadan önce aile büyüklerinizden sözüne itibar ettiklerinizle istişare edin. Sırf laf olsun, torba dolsun, diye konuşan insanlarla değil de adalet sahibi, vicdan sahibi, ilim-irfan sahibi kişilerle istişare edin. Buna binaen de bir karar alın. Kararınızı alırken istihare duası yapmayı da unutmayın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Allah’ın mağfiret buyurduğu bir şeyi yeniden tazeletmeyin. Geçmişinize tevbeniz samimi ise o samimiyetin gereği olarak Allah’ın affına güvenmelisiniz. Şeytan sizi bir kere o bataklıkta batmış olarak gördükten sonra yeniden oraya dönmenizi istiyor. Sizi aynı delikten iki kere ısıracak o akrep, aklınızı kullanın. Bu tür düşüncelerden kurtulmak için yoğun bir gün yaşamanız gerekir. Vaktin size yetmeyeceği işler yapın. Derslere katılın. Sosyal faaliyetlere iştirak edin. Özellikle cinsel hayatınızı daha aktif duruma getirin. Eşinize beklediğinden fazlasını verir duruma gelmeye çalışın. Kitap okuyun. Zikirler yapın. Göreceksiniz, bu gereksiz sıkıntıdan biiznillah kurtulacaksınız. Allah’a emanet olun.
Hoca hanım, Allah yardımcın olsun. Sen çocukların varlığını gerekçe görerek ayrılmamayı tercih ediyorsun ama ben sana çocuklardan daha önemli olan bir noktayı dikkate almanı tavsiye edeceğim: Huzurun ve kalp rahatlığın. Gitgide bu iki şeyi kaybetmen seni hasta edebilir. Elbette çocukların varlığı büyük bir değer ama kendisini yitirmiş bir anne o çocuklar için bir ağırlık oluşturmayacaktır ileriki dönemde. Bu pencereden ele al konuyu. Eşinin namaz kılmaması ve senin dine hizmetini hafif görmesi noktasından baktığımızda ise sen de çok iyi biliyorsun ki KÖKTEN NAMAZI İHMAL EDEN birinden ayrılmak bir kadın için yanlış bir boşanma talebi değildir. Tarif ettiğin, eşin namazla başlayan bir uçurumun kenarında duruyor. Konunun bu boyutunu onunla ciddi bir şekilde değerlendirmen belki onun için iyi bir tebliğ ve kendisine gelme sebebi olabilir. Allah işini kolay etsin, kalbine ferahlık versin.
Selamünaleyküm. Süre ne kadar uzarsa uzan 'boşanma' kelimesini kullanmamaya çalışın. Evet, mevcut durum üzücü ve ucunda boşanma aşaması görülen bir durumdur ama siz böyle bir beklenti içinde olamayın; şeytanın işini kolaylaştırmayın. Biraz daha sabırlı olun. Yavrunuzla meşguliyeti artırın. Eşinizin ilgisini çekeceğiniz işler yapmaya çalışın. Bir kere soğukluk hissettiği için o da yanaşmaya cesaret edemiyordur. Siz de haklı olarak üzerine gittiğiniz için şeytan onu biraz daha itiyordur. Direk yatak odasını konuşmadan, yandan konularla girin meseleye. Bir süreliğine beraber geziye çıksanız, bir ay kadar başka yerde yaşasanız ihtimal açılabilir. Bir de size yanaşma belirtileri gösterdiğinde 'gördün mü, sana demiyor mu idim?' şeklinde sorgulama sakın yapmayın. Bir daha geri gelmeyecek şekilde itmiş olursunuz onu. Çok dua edin, çok.
aldatma konusundaki diğer fetvalar
Sizinle pazarlık yapılmış ya da siz pazarlık yapmışsınız ve bir fiyata imza atmışsınız. Bir başkası da bir imza atmış. Ortada, “bütün müşterilerden aynı fiyat alınacak” diye bir ilan yoktur. Bu açıdan bakıldığında sizin ücretin tamamını ödememeniz bir kul hakkıdır, kesinlikle helalleşmeniz gerekir. Zaman geçmeden helallik alın. Aradığınız kalite meselesinden bakıldığında ise bunu da o zaman beyan etmeli ve kalite arayışı içinde olmalı idiniz. Şimdiki talebinizin anlamı yoktur.
Hayır böyle bir bakış isabetli değildir. Mü'minler de aralarında rekabet ederler. İbadetlerde bir rekabetten söz edilebilir ama ölçüsü olmayan, hukuk bilmeyen bir rekabet olmaz bu. Genel ölçüler olarak ticari rekabet için şunları söyleyebiliriz: Rekabet yalan ve aldatma üzerine olamaz. Mesela bir ilaç üreticisi tüketiciyi aldatacak bir sonuca götüren rekabet yapamaz. Rekabet “daha iyisini, daha yararlısını üretme” mantığı üzerine olmalıdır. Bu da gerçekçi olmalıdır. Rekabetimizden başkaları zarar görmemelidir. Söz konusu ticari ürün dinen helal bir ürün olmalıdır. Rekabet eden firma/kişi kendi mülkü olan şey üzerinde bunu yapmalıdır. Rekabete konu olan ürünler ilgili resmi kurumun onayı ile üretilmiş olmalıdır. Bir ihtikâr/karaborsa konusu olmamalıdır.
Böyle bir durumda, özellikle bir hile veya aldatma yapmadığınız sürece mahkemenin vereceği kararda sakınca olmaz biiznillah.
Siz rahatsız olduğunuz için sahil kenarında tatil yapmasını istemezseniz Allah size yardım etmez. Neden Allah haram ettiği için, harama sebep olacağı için oralara gitmemesini söylemiyorsunuz? Bir de böyle deneyin. Evet, erkek bu tür sıkıntılar gösterdiğinde söz dinlemez ama siz en iyi şartlarda görevini yapan bir kadın olun. Doğru bildiğinizi tatlı dille ikaz edin. Sabredin. İnşaallah doğru olanı yapacak, haramdan kurtulacaktır.
Bu büyük bir afet olmuş. Büyük bir tevbe ile bu hatayı kapat. Tevbe et. Unutma, seni ilk defa bu hataya iten şeytan senin tevbeni de geciktirebilir, yaptığında da sulandırabilir. Bu tevbeyi hayatın bil. Eşin dâhil kimseyi bu bilgiye ortak etme sakın. Ve seni bu hataya iten sebeplere karşı kendini koru. Allah'ı unutma, kabir hayatını unutma, cehennemi sakın unutma!
Asla inanma böyle bir çirkin söze kızım, asla! O şeytan olsa bile sen melek olabilirsin biiznillah. Sen kendini melek gibi gör, öyle kalmaya çalış, biiznillah hayır göreceksin.