Fetva Meclisi
Soru
Kızımın kocasına (enişteme) zekât verebilir miyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm.Zekât vermeyebilir.
Kadın, muhtaç olan eşine zekât verebilir. Ancak bu kapıyı kullanmanın tercih edilmemesi tavsiye edilir.
Selamünaleyküm. Anne babaya, dede ve nineye, evlat ve toruna zekât verilmez.
Zekât, anne, baba, dede, nine, çocuk ve torunlara verilmez. Bunların dışında fakir iseler, kaynana, kaynata, kardeş ve yeğenlere verilebilir. Allah'a emanet olun.
Bir insanın eşinin cezaevinde olması fakir olmasını gerektirmez. Zekât ise fakire verilir. Eşi cezaevinde ve kendisi de fakir ise zekât verebilirsiniz.
Verebilirsin ve güzel de edersin. Allah kabul etsin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Yemin bozan, yeminin bozduğu için on fakiri doyurmak veya giydirmek seçeneklerinden birini kullanarak keffaretini yerine getirir. Bunları yapamayacak durumda olan oruca geçer. O da üç gün ardıardına olması gerekmeyen bir orucu tutmaktır. Gece sahura kalktığında, bozduğu yeminin keffareti olan oruca niyetlendiğini bilmesi yeterlidir. Allah kabul etsin.
Kurban için verilen vekâlette önemli olan vekâlet şartlarına bizzat uymaktır. Eğer vekâlet veren: 'Şu parayla, şurada, şöyle bir kurban keseceksiniz.' diyorsa, o şartlara aynen uyulması gerekir. Eğer vekâlet mesela bir havuzda biriken paraya katılmak şeklinde umumen veriliyorsa, havuz sistemi ile kesilmesinde bir sakınca olmaz. Bildiğim kadarıyla İHH, özel şartlı kurban almamaktadır. Allah Teala kabul buyursun.
Ev kıyafetiyle dış kıyafet arasındaki fark, kıyafetlerin isimleri veya modelleri değildir. İki kıyafet arasındaki fark, bayanın vücut yapısı ve organlarının incelenebilir olması veya olmamasıdır. Adına dış kıyafet dendiği halde bir kıyafet bayanın vücut şeklini belli ediyorsa o kıyafetin adının dış kıyafet olarak belirlenmiş olması çare değildir. Kadının görücü önüne çıkarken yüzünü bile gizleyecek şekilde çıkması gerekmez. Ev kıyafeti bile olsa, karşısındaki erkeğin gözünde şehevi duyguları canlandırmayacak, ince ayrıntılara ulaştırmayacak kıyafetle görücüye çıkmak mümkündür.
Namazda Kur’an’dan okunan ayetler ve tekbir için telaffuz düzgünlüğü, namazın sıhhatini etkileyecek düzeyde önemlidir. Diğer yerlerde ise yanlışımızı düzeltelim yeter. Bu durum sizin, yeniden bir talim görmenize sebep olsun. Ağzı düzgün bir hoca efendiden namaz ayetlerini ve tesbihatını okumaya çalışın. Allah yardımcımız olsun, amellerimizi kabul buyursun.
'Hükmü düşen ayet' deyimi kullanılan bir deyim değildir. Onun yerine NASİH/MENSUH deyimi kullanılmaktadır. Bu da şöyledir: Bildiğiniz gibi Kur'an-ı Kerim yirmi üç yıllık bir zaman diliminde indi. İnişi de bazen Mekke veya Medine'de geçen olaylarla bağlantılı oldu. Allah Teala, kendisinin bildiği bir hikmetinden ötürü, bir dönem uygulanan ayetlerdeki hükümleri bir zaman sonra başka ayetlerle değiştirdi. İlk veya sonra inen her iki ayet de Kur'an'a dahildir. Kur'an'da şu anda bulunmayan bir ayet bizim için zaten 'ayet' değildir. Ulema arasında hangi ayetin hangi ayeti kaldırdığı konusunda tam bir görüş birliği yoktur. Netice de de bu tür ayetler Kur'an'da parmakla sayılacak kadar azdır.
‘Kredi kullanmak’ parayı parayla satın almak demektir. Dolayısıyla ‘kredi almak’ olan hiçbir işlem caiz olmaz. İsmini andığınız kurumlar zaten kredi adını kullanmadan bu işlemi yaptıklarını söylüyorlar. İçimiz rahat bir şekilde onlarla çalışabilirsiniz diyemem. Ama alternatif de üretme durumunda değiliz. Çaresiz kalırsanız onlarla çalışırsınız. Allah, cümlemizi kaymaktan muhafaza buyursun.