Fetva Meclisi
Soru
Hocam, ben epilepsi hastasıyım. Önceki yıllarda doktorum kesinlikle oruç tutmamam gerektiğini söylüyordu. Ancak son üç yıldır nöbet geçirmediğim için, artık deneyebileceğimi ama yine de tavsiye etmediğini belirtti. Hâlâ riskin sürdüğünü, "Ramazanda hangi hastam nöbet geçirecek diye bekliyorum." diyerek ifade etti. Önceki doktorum da, beş yıldır nöbet geçirmeyen bir hastasının oruç tutunca yeniden nöbet geçirdiğini anlatmıştı. Bunların dışında bir başka doktor ise, üç yıldan fazla süredir nöbet geçirmeyen hastalara genellikle oruç izni verdiklerini söyledi. Bu nedenle tereddüt yaşıyorum. Önceden doktorlar açıkça izin vermeyince gönlüm rahattı, oruç tutmuyordum. Ama şimdi kapı biraz aralanınca kararsız kaldım. Sizce ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Oruç tutmayın, tutamadığınız günleri kaydedin. Sonunda biiznillah hastalığınız iyileşince tutamadığınız gün kadar kaza edersiniz. Allah size afiyetler versin.
Şöyle izah edelim: 1. “Oruç tutamayabilir” diye izin verilir bir meslek yoktur. Meslekten dolayı oruç iptal veya erteleme yapılamaz. Bir pozisyonun ağırlığından ötürü orucu açmaya izin verilebilir. Muhtemel sıkıntı değil içinde bulunulan sıkıntı olmalıdır o. Genel kural böyledir. 2. Görev gereği ikamet adresinden doksan km uzakta geçici olarak bulunan sağılık personeli, seferi oldukları için istiyorlarsa oruç tutmayabilirler. Onlar bu kuralın dışında kalırlar. Bu geçici görevlendirmenin ne kadar süreceğini bilmeden aylarca orada kalacak olsalar hep seferi sayılacaklardır. 3. Nöbet veya benzeri olağanüstü bir durumda bulunduğunuz pozisyonunuzun, ağzınıza iki dilim yemek koymaya uygun olmaması durumu ve buna bağlı olarak nöbet anında dengenizi kaybedecek kadar susuzluk ya da açlık hissetmeniz durumunda oruç açısından bir izin oluşabilir. O durumda oruç bozulur, hiçbir sakıncası olmaz ve daha sonra sadece o gün kaza edilir. Bunu da fırsat bulunca öbür Ramazan ayı gelmeden kaza edersiniz. Konuyu şöyle anlayabilirsiniz: Siz normal olarak her günkü gibi oruca niyetlenin. Oruca devam edin. Sözünü ettiğimiz ağır durum oluştuğunda ya da sizin zafiyetiniz nedeni ile hastanın/hastaların risk altına girmesi gibi durumda orucunuzu bozun. Hiçbir sakınca olmadan yiyin veya için. Sonra kaza edersiniz. 4. Sağlık personeli için bu şekilde bir oruç tutmaya karşı ruhsat oluşması durumu, kendi sağlıkları veya ikinci insanların sağlıkları açısından olması aynıdır. Şöyle diyebiliriz: Kendi canını kurtarmak ve başka canı kurtarmak aynı dairenin içinde bulunur. Her iki durum için de oruç açmaya izin vardır. 5. İcra ettiğiniz vazifeniz, bir insanın iş olarak icra edebileceği en mübarek işlerdendir. Niyetinizi Allah’ın kullarına hizmet ederek Allah’ın rızasını kazanma şeklinde belirleyin ki iş dakikalarınız hatta dinlenme vakitleriniz ibadet nitelikli bir iş olsun. İnsanların sizi alkışlamasını beklemeden vazifenizi yapın. Alkışlar biter ama Allah’ın rızası ebedidir, O sizden razı olduğunda göklere kadar yükselirsiniz biiznillah. Sizin için dualar ederiz, size sabırlar dileriz. Allah Teâlâ sizi korusun, elinize şifa indirsin, yüreğinize sabır doldursun.
Şöyle izah edelim: 1- ‘Oruç tutamayabilir’ diye izin verilir bir meslek yoktur. Meslekten dolayı oruç iptal veya erteleme yapılamaz. Bir pozisyonun ağırlığından ötürü orucu açmaya izin verilebilir. Muhtemel sıkıntı değil içinde bulunulan sıkıntı olmalıdır bu. Genel kural böyledir. 2- Görev gereği ikamet adresinden 90 km. uzakta geçici olarak bulunan sağılık personeli, seferî oldukları için istiyorlarsa oruç tutmayabilirler. Onlar bu kuralın dışında kalırlar. Bu geçici görevlendirmenin ne kadar süreceğini bilmeden aylarca orada kalacak olsalar hep seferî sayılacaklardır. 3- Nöbet veya benzeri olağanüstü bir durumda bulunduğunuz pozisyonunuzun, ağzınıza iki dilim yemek koymaya uygun olmaması durumu ve buna bağlı olarak nöbet anında dengenizi kaybedecek kadar susuzluk ya da açlık hissetmeniz durumunda oruç açısından bir izin oluşabilir. Bu durumda oruç bozulur, hiçbir sakıncası olmaz ve daha sonra sadece o gün kaza edilir. Bunu da fırsat bulunca, sonraki ramazan ayı gelmeden kaza edersiniz. Konuyu şöyle anlayabilirsiniz: Siz normal olarak her günkü gibi oruca niyetlenin. Oruca devam edin. Sözünü ettiğimiz ağır durum oluştuğunda ya da sizin zafiyetiniz nedeniyile hastanın/hastaların risk altına girmesi gibi durumda orucunuzu bozun. Hiçbir sakınca olmadan yiyin veya için. Sonra kaza edersiniz. 4- Sağlık personeli için bu şekilde bir oruç tutmaya karşı ruhsat oluşması durumu, kendi sağlıkları veya ikinci insanların sağlıkları açısından olması aynıdır. Şöyle diyebiliriz: Kendi canını kurtarmak ve başka canı kurtarmak aynı dairenin içinde bulunur. Her iki durum için de oruç açmaya izin vardır. 5- İcra ettiğiniz vazifeniz, bir insanın iş olarak icra edebileceği en mübarek işlerdendir. Niyetinizi Allah’ın kullarına hizmet ederek Allah’ın rızasını kazanma şeklinde belirleyin ki çalışma dakikalarınız hatta dinlenme vakitleriniz ibadet nitelikli birer iş olsun. İnsanların sizi alkışlamasını beklemeden vazifenizi yapın. Alkışlar biter ama Allah’ın rızası ebedîdir, O sizden razı olduğunda göklere kadar yükselirsiniz biiznillah. Sizin için dualar ederiz, size sabırlar dileriz. Allah Teâlâ sizi korusun, elinize şifa indirsin, yüreğinize sabır doldursun.
Uzman bir doktorun, oruç tutmasının sağlık açısından zararlı olacağı teşhisini koyduğu bir hasta, Ramazan’da oruç tutmayabilir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/422-423) Şayet hastalığı geçici ise tutmadığı oruçlarını iyileşince kaza eder. Hastalığı kalıcı ise tutamadığı oruçlar için fidye verir. Konuyla ilgili âyet-i kerîmede şöyle buyrulmaktadır: “Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir. Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla verirse), o kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.” (el-Bakara, 2/184) Fidye verecek gücü olmayanlar ise bu imkânı buluncaya kadar dinen sorumlu olmazlar. (İbn Kudâme, el-Muğnî, 3/151)
Bu şu demektir: Senin doksan gün oruç borcun vardır. Bunu bir kenara kaydet. Kış günleri gibi kolay oruç tutabileceğin zamanlarda bu doksan günü birer birer de olsa bitireceksin. Aynı zamanda tutman gerekmez. Doksan gün borcunu bitir de nasıl bitirirsen bitir, diyebilirim sana. Geçmiş olsun.
Selamünaleyküm. Doktorunuzla görüşün. İmsak ve iftar saatine göre ilacınızı almanız uygun görülmezse oruç tutmayın. Tutmadığınız günleri bir kenara not edin. İnşaallah iyileşince kaza edersiniz. Bu sizi hiçbir şekilde günaha sokmaz, merak etmeyin. Yalnız Ramazan günü, orucunuzu aleni yemeyin. İnsanlar sizi oruç yiyor bilseler de siz oruç tutmadaki saygı hassasiyetinizi sürdürün.
epilepsi konusundaki diğer fetvalar
Epilepsi hastası hastalığı anında yaptığı veya sebep olduğu şeyden ötürü günaha girmez. Çünkü sorumluluk akıl iledir. O esnada aklını kullanamayacağına göre günaha da girmez. Böyle bir hastalığı olanın araç kullanması ancak doktorun ‘bu araç kullanamayacak düzeyde değildir’ raporu ile caiz olur. Kardeşiniz böyle bir rapora sahip değildi ise araç kullanmakla hata etmiştir. Hata ile de ölüme sebep olmuştur. Hata ile ölüme sebep olan ARALIKSIZ İKİ AY oruç tutar. Öldürülen tarafa da diyet öder. Bu diyeti sigorta ödüyorsa kabul olur. Akrabaları da toplanıp ödeyebilirler. Bu hatayı işlediği için de tevbe etmelidir.
Eğer, tutamadığınız oruçlarınızın fidyesini verdiğinizde günlük hayatınızda bir aksama olacaksa mesela elektrik parasını ödemekte zorlanacaksanız fidye de vermeyebilirsiniz. İleride elinize fırsat geçerse o zaman verebildiğiniz kadarını taksit taksit de olsa verirsiniz, meraklanmayın. Diğer ibadetlerinizi yapmaya gayret edin. Allah yardımcınız olsun.