Fetva Meclisi
Soru
Kardeşim epilepsi hastası, çok sık hasta oluyor. Benim arabamı alarak yola çıktığında hastalığı tutmuş ve bir bayana çarpıp ölümüne neden olmuş. Yalnız çarptığında kendinde olmadığı doktor raporu ile de belli oldu. Kardeşim birisini öldürdü sayılacak mı, bir şey yapmamız gerekiyor mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Doktor hanım, zannederim sizin durumunuz bir günaha girmekten çok psikiyatrik bir durum olabilir. Bir arkadaşınızla bunu değerlendirmelisiniz. Yine de size doktor hatasının fıkıh boyutunu izah edeyim: Doktor, diploması ve çalışma ruhsatı olan biri ise, hastaya Sağlık Bakanlığının kurallarına uygun olarak müdahale etti ise, bu durum da bilirkişi raporu ile onaylandı ise doktor hastadaki olumsuzluktan sorumlu olmaz. Doktor, bilirkişi raporu ile hatalı uygulama yaptığı anlaşılır ve hatalı olduğu kesinleşirse sorumlu olur. Bu sorumluluğu da olayın durumuna göre değerlendirilir. Doktor veya başka birisi uzmanlığı olmayan bir alanda hastaya müdahale ederse ve hasta zarar görürse doktor suçludur, vebal altındadır. Ortaya çıkan sonuca göre de ne yapacağı takdir edilir.
Kaza ile bir insan öldüren öldürdüğü kimsenin yakılarına diyet verir. Kendisi de altmış gün oruç tutar. Eğer siz; Bakımlı bir araçla yol alıyordu iseniz, Uykusuz değil idiyseniz, Yol kurallarına uyuyordu iseniz bir kabahatiniz olmamış demektir. Trafik görevlileri adil bir şekilde raporlarını yüzde yüz sizi haklı göstererek yazdı iseler ve mahkeme de sizi beraat ettirdi ise sizin bir hatanız yok demektir. Herhangi bir diyet ödemeniz veya oruç tutmanız da gerekmez. Sosyal bir konu olarak ölenin ailesi ile sulh olacak bir yol izlerseniz bu sizin faziletiniz olur biiznillah.
Öyle bir hasta ile yaşanmaz şeklinde bir doktor raporu alırsanız boşanmanızda sakınca olmaz. Doktor öyle bir rapor vermedikçe sizin böyle düşünmeniz şeytana alet olmanız olur. Anlaşılan bunu bir takıntıya dönüştürme ihtimaliniz var. İbadetlerinizi arttırarak kendinizi boşlukta kalmaktan kurtarın. Allah yardımcınız olsun.
Allah Teâlâ size sabırlar ihsan etsin. Hastaya hizmet etmenin mühim mü'min karakterlerinden olduğunu unutmayınız. Kardeşinizin durumunu uzman doktor raporuna göre tespit ediniz. Eğer akli melekelerini kullanamıyor, "akıllı sayılmaz" deniyorsa kardeşinizden ibadet mükellefiyeti kalkmış demektir. Onunla bir bebek arasında ibadet açısından fark yoktur. Hayır, "aklı var, biraz düşük" türünden bir rapor veriliyorsa o da sizin gibi ibadetle yükümlüdür. Beceremedikleri elbette ondan kalkar ama genel olarak ibadetle yükümlü olacaktır. Namaz kılacak, oruç tutacaktır. Kendi başına haccedemez durumda ise ve malı da varsa birisini onun yerine hacca gönderebilirsiniz. Kardeşinizin bir yolla malı olabilir. Babanızdan kalan veya birinin ona bağışladığı şeklinde malı olabilir. Sizin malınıza sahip olmanızla onun malı olması ve o malının sahibi olması dinen aynı şeydir. Hiçbiriniz onun malı üzerinde tasarrufta bulanamazsınız. Bu durumda da mahkeme yoluyla ona bir vasi tayin edilmelidir. Vasi de makul bir şekilde onun malını, onun menfaati doğrultusunda harcar. Babanız veya bir başka birinden ona intikal eden mirasta hiçbir hak kısıtlaması yapamazsınız.
Gitgide riski büyüyen bir sorun olarak trafik kazalarını yaşadığımız bu hayattaki en büyük kul hakkı noktalarından biri olarak görmemiz gerekir. Trafik kurallarına muhakkak uyulmalı ve uyulmamasını günah olarak görmeliyiz. Trafik kuralı koyan mercilerin dini merciler olmaması bu gerçeği değiştirmez. Herhangi bir kazadan sonra da helalleşmenin ahiret açısından gerekli olduğunu bilmeliyiz. Sürücü yüzde yüz kurala uygun sürüş yapıyordu ise ortaya çıkabilecek bir kazanın sonuçlarından mesul olmaz. Buradaki uygunluk izin verilen sürati aşmamaktan aracın bakımını yapmış olmaya kadar en ince ayrıntıları ihtiva eder. Söz konusu kurala uygunluğu da yetkili mercilerin raporu belirleyecektir. Hile yapılmamış, taraflardan biri kayrılmamış bir rapor muteberdir. Sürücünün hatası söz konusu ise mesela sürati fazla ise veya daha dikkatli davransa durabileceği bir mesafede kaza yapmış ise gibi hatalarla kazanın sonuçlarına katlanır. Bu sonuçlar ölüm durumunda diyet ödemek ve keffaret orucu tutmaktır. Kusur her iki tarafta da olacak bir sonuç söz konusu ise sürücü keffaretini tutar. Hatası oranı kadar da diyet öder. Mesela yayaya yasak bir yola yaya çıkmış ve sürücü de dikkat etse çarpmayacak iken dikkatsiz olduğu için çarpmış ise hata oranı kadar taraflar sorumluluğu üslenirler. Kaza, üçüncü tarafın sebep olması ile oluştu ise mesela bir başka araç arkadan onun çarpıp kaza yapmasına sebep oldu ise üçüncü taraf söz konusu sorumluluğu yüklenir. Ölüm nedeni ve benzeri etken sebepler için yapılacak tıbbi tespitler de muteberdir. Ölüm, yaralanma ve benzeri insan üzerindeki hasar için muhakkak bir fetva merciine müracaat ederek dinen ödenmesi gereken miktar ve ödeme şekli öğrenilmelidir. Yetkili mercilerin tespit ettiği maddi hasar da karşı tarafa ödenmelidir.
Böyle sadece zan üzerine ‘intihar etti’ demeyin. En azından adli tıp raporu ile olmalıdır bu kanaatinizin sonucu. Eğer kati olarak intihar ise mağfiret dileriz onun için ama o dilememiz ne işe yarar bilinmez. En azından kötü konuşmayız arkasından. Öyle bir rapor edinemezseniz dua edin, rahmet dileyin.
epilepsi konusundaki diğer fetvalar
Epilepsi hastası olduğun için oruç konusunda doktorların görüşü senin için belirleyici. Bir doktorun “asla tutmamalısın” demesi, diğerinin de “risk devam ediyor ama deneyebilirsin” demesi aslında ortak bir noktaya çıkıyor: Oruç senin için hâlâ tıbben riskli. İslam'da sağlık, korunması gereken en temel değerlerden biridir ve oruç, kişiye zarar verecekse farz olmaktan çıkar. Böyle bir durumda tutmamak dinen caizdir. Senin gibi ciddi risk taşıyan bir hastalıkta, tutarsan sevap olur diye düşünmek güzel ama zarar görme ihtimali varsa oruçtan sorumlu olmazsın. Sadece her gün için bir fidye verirsin. Bu, Allah katında bir eksiklik değil, aksine, kulluğun bilinçli bir göstergesidir. Senin niyetin Allah rızası, hastalığın ise bir mazerettir. Şifa dilerim, Allah sağlıkla ibadet eden kullarından eylesin seni.
Eğer, tutamadığınız oruçlarınızın fidyesini verdiğinizde günlük hayatınızda bir aksama olacaksa mesela elektrik parasını ödemekte zorlanacaksanız fidye de vermeyebilirsiniz. İleride elinize fırsat geçerse o zaman verebildiğiniz kadarını taksit taksit de olsa verirsiniz, meraklanmayın. Diğer ibadetlerinizi yapmaya gayret edin. Allah yardımcınız olsun.