Fetva Meclisi
Soru
Benim eşim fizyoterapist olarak görev yapıyor. Çoğunlukla bayan hastalara tedavi uyguluyor. Ancak bununla beraber tesettürüne dikkat etmesine rağmen namahrem erkeklerle muhatap olabiliyor. Ben kendisine evlenmeden önce bunu problem etmeyeceğimi söyledim ancak şimdi işi bırakması konusunda ısrarcıyım. Bu konuda ne tavsiye edersiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
İşinizi bırakmanızı size söyleyemeyiz ama en hassas ölçülerle ve dikkatle yapmanızı söyleriz. Kendinizi koruyamadığınızı anladığınızda bu durumu değerlendirirsiniz.
Çalışmadığınız için vebale girmezsiniz. Çalışırsanız sevap kazanabilirsiniz. Mesleğinizi unutmamaya çalışın. Yavrunuz büyüyünce de yarım mesai de olsa çalışın. Bir haramla karşılaşacak olursanız bırakırsınız.
Bayanın çalışması her şeyden önce bayanlığını yani eşlik ve anneliğini etkilemelidir. İkinci olarak da erkeklerin ortasında olmamalıdır.
Sizin sunumunuzda haram olmasını gerektirecek bir durum yok. Ancak söz konusu toplantıda erkeklerin bayanlarla oturma kurallarına dikkat edilmesi gerekiyor. Yani sokak kıyafeti ile orada bulunabilirsiniz. Sadece siz, doğum yapıp anne olmayı neden ertelediğinizi açıklamamışsınız. O da sizi üzmesi gereken bir durumdur.
Erkek evlendiği kadınını geçindirmek zorundadır. Dinimizde kadın isterse çalışır. İstemiyorsa çalışmaz, erkek sorumluluğunu kadınla paylaşma hakkına sahip değildir. Siz, aile huzurunuz açısından meseleye bakın. Çalışabildiğiniz kadar çalışın. Eşinizle bu konuda tartışırsanız şeytan sizi buradan tutuşturduğu bir ateşle yakabilir maazallah.
Aleykümselam. Bir bayan olarak çalışmanız zaten gerekmez. Özellikle engeliniz nedeniyle de çalışmanız gerekmez. Psikolojiniz açısından doktor size çalışmayı tavsiye ederse mecburen çalışın.Eşinizle olan durumunuza gelince, hayatın zaten böyle yürüdüğünü bilmeniz gerekiyor. Sabredeceksiniz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Bir insan sahibi olmadığı bir malın zekâtını vermez.
İman hayatımız, iniş çıkışları olan bir hayattır. Ashabı kiram için bile benzer şeyler olmuştur. Bu durumda bir risk yoktur. Risk, sizin bunu sabitleştirmenizdedir. Hiçbir şey olmamış gibi bir dönem sonra yolunuza devam etmelisiniz. Hastalık hastası olmak başka şey, bir hafta grip olup yatmak başka şeydir. Hasta olabilirsiniz ama hastalık hastası olmanızı kabul edemeyiz. Kalkın ve yolunuza devam edin. Ne türlü olursa olsun namaza devam edin. İmanınızı koruyun. İnişlerin çıkışlarını da görürsünüz biiznillah.
Evet, gıda konusunda tam anlamıyla bir fırtınanın içindeyiz. Hem de bu fırtına bir kum fırtınasıdır. O kitaptaki bilgiler ürkütücüdür. Yalnız şu iki gerçeği unutamayız. Birincisi: Ortada umumi bir afet vardır. Alternatifini getiremediğimiz şeyleri ulu orta imha kararı veremeyiz. İkincisi: Bu iddialar kamuya mal olmuş kesin bilgiler olmaktan bir nebze uzaktır. Bir ilim adamının gayretleri olarak durmaktadır şu anda. Buna göre de dikkatli oluruz, ulu orta karar vermeyiz ama kendimizi de salmayız. Böylesi daha iyi olur. Allah yardımcımız olsun.
Seni tebrik ederim. Ahirete intikal etmeden ahlak tarafına, helal vadisine yönelmişsin. Mübarek olsun. Şimdi şunu yap: Tevbeni canın bil. Öl, öl, öl ama tevbenden vaz geçme. Şeytanın seni aldatmasına karşı dikkat et. Senin üzerinde maddi hakkı bulunanlara haklarını verebiliyorsan ne güzel. Veremiyorsan da bir yolla onlara ulaştırabilirsin. Mesela mağazaya hissettirmeden o miktarda bir mal bırakabilirsin. Bir yolla ulaştırman yeterli, muhakkak söylemen gerekmez. Dikkat et kendine ve ilerlemeye bak. Hatan kadar güzelliğin olsun şimdi. Daha da fazla olsun. Allah'a emanet olasın.
Issız bir yerde beraber aynı arabada kalırsanız bu bir halvet olur, caizlik kalkar. Bayanla ara sıra da olsa bedensel temas olursa yine caizlik kalkar. Bunun haricinde yüz göz olmamak kaydıyla caiz olabilir ama öyle veya böyle kerahet muhakkak vardır.
Ashabı kiramın bilmediği bir kitaptır o. Onların bilmediği ve bilmek istemeyecekleri bir şeyden bize hayır yoktur.