Fetva Meclisi
Soru
Annemin anne ve babası vefat etti. Onlardan kalan mallara ise kardeşleri bakıyor. Hakkını istediğinde ise kardeşleri vermedi. Annemin kendisine düşen miras hakkı için zekât vermesi gerekiyor mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Zekât alabilmesi için bir Müslüman’ın fakir olması gerekir. Kardeşiniz fakir durumda ise annesi sağ olsa da siz ona zekât verebilirsiniz.
Allah Teâlâ eşinize rahmet etsin, size de sabırlar indirsin. Eşinizden kalan mal sizin ve iki çocuğunuzun ortak malıdır. Babası, annesi yaşıyorsa onların da o malda hakları vardır. Annesi ve babası haklarını size bıraktı ise mesele yoktur. Bu soruyu annesi babası yaşıyor mu, çocuklarınız kız mı erkek mi diye belirterek tekrar sorun size daha net cevap verelim.
Selamünaleyküm. Bu evin sizin olmasında bir sakınca yoktur. Başkalarının o evde bir hakkı olup olmadığı sizin değil, sizi o eve sahip kılanın sorunu olur. Şu durumda o ev için zekât vermeniz de gerekmiz. Allah'a emanet olun.
Zekât, ferdi bir ibadettir. Topladığınız para, aranızda bölüşmediğiniz ve ortak rızanızla kullanılan bir paradır. O paranın zekâtı gerekmesi için size dağıtılması ve her birinize 81 gram altın alacak kadar düşmesi, ondan sonra da üzerinden 255 gün geçmesi gerekir. Eğer daha önce zekâtını verdiğiniz bir mal varsa bu malı ona ilave edebilirsiniz. Onunla beraber bu paranın da zekâtı verilir. Allah'a emanet olunuz.
Hayır, umreye götürerek zekât veremezsiniz. Umreye yetecek kadar parayı zekât hesabından onlara verirsin, o olur.
Altınları sizin zimmetinize geçirdikten sonra onda emanet bekliyor olsa bile artık zekât vermesi gerekmez.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
İşi bırakma yerine bayanlara mahsus çalışmasını söyleyin. Daha iyisini yapmış olursunuz. Bu arada da üslubunuz aile ortamınıza zarar vermeyecek bir üslup olsun, buna dikkat edin.
İman hayatımız, iniş çıkışları olan bir hayattır. Ashabı kiram için bile benzer şeyler olmuştur. Bu durumda bir risk yoktur. Risk, sizin bunu sabitleştirmenizdedir. Hiçbir şey olmamış gibi bir dönem sonra yolunuza devam etmelisiniz. Hastalık hastası olmak başka şey, bir hafta grip olup yatmak başka şeydir. Hasta olabilirsiniz ama hastalık hastası olmanızı kabul edemeyiz. Kalkın ve yolunuza devam edin. Ne türlü olursa olsun namaza devam edin. İmanınızı koruyun. İnişlerin çıkışlarını da görürsünüz biiznillah.
Evet, gıda konusunda tam anlamıyla bir fırtınanın içindeyiz. Hem de bu fırtına bir kum fırtınasıdır. O kitaptaki bilgiler ürkütücüdür. Yalnız şu iki gerçeği unutamayız. Birincisi: Ortada umumi bir afet vardır. Alternatifini getiremediğimiz şeyleri ulu orta imha kararı veremeyiz. İkincisi: Bu iddialar kamuya mal olmuş kesin bilgiler olmaktan bir nebze uzaktır. Bir ilim adamının gayretleri olarak durmaktadır şu anda. Buna göre de dikkatli oluruz, ulu orta karar vermeyiz ama kendimizi de salmayız. Böylesi daha iyi olur. Allah yardımcımız olsun.
Seni tebrik ederim. Ahirete intikal etmeden ahlak tarafına, helal vadisine yönelmişsin. Mübarek olsun. Şimdi şunu yap: Tevbeni canın bil. Öl, öl, öl ama tevbenden vaz geçme. Şeytanın seni aldatmasına karşı dikkat et. Senin üzerinde maddi hakkı bulunanlara haklarını verebiliyorsan ne güzel. Veremiyorsan da bir yolla onlara ulaştırabilirsin. Mesela mağazaya hissettirmeden o miktarda bir mal bırakabilirsin. Bir yolla ulaştırman yeterli, muhakkak söylemen gerekmez. Dikkat et kendine ve ilerlemeye bak. Hatan kadar güzelliğin olsun şimdi. Daha da fazla olsun. Allah'a emanet olasın.
Issız bir yerde beraber aynı arabada kalırsanız bu bir halvet olur, caizlik kalkar. Bayanla ara sıra da olsa bedensel temas olursa yine caizlik kalkar. Bunun haricinde yüz göz olmamak kaydıyla caiz olabilir ama öyle veya böyle kerahet muhakkak vardır.
Kabiliyetlerimizi keşfetmenin en iyi yolu zamanı iyi izlemektir. Geldiğiniz bu yaşa kadar becerebildikleriniz ve beceremedikleriniz bunun belgesi durumundadır. Elbette siz bunu fark edemeyeceksiniz. Bunun için de insanın bir mürşidi olur, o mürşid onu tartar ve yönlendirir. Böylesi garantiye daha yakındır.