Fetva Meclisi
Soru
Kabiliyetlerimizi nasıl keşfedebiliriz, bunu anlayabilmek için istişare ettiğimiz kişilerdeki kıstas ne olmalı?
Cevap
Benzer fetvalar
Elbette şarttır. Allah'ın cennete kabul etme şartı da budur zaten. O mürşid, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemdir. Onun dışındakiler ise hep onun kapısının kapıcılarıdır. O kapıda durma terbiyesini gösterirler. Kapıcısız olmayabilir ama kapıcıyı da ev sahibi gibi görmek yanlıştır.
Mürşid, kişiye cennete ulaşma yolunda yardım eden önder, rehber demektir. Bizim mürşidimiz Allah'ın bize ve bütün âlemlere rahmet olarak gönderdiği biricik Peygamber aleyhisselam efendimizdir. Yegâne mürşid odur. Onun dışında kim varsa o, kendisi de bir mürşide muhtaçtır. Onun dışındakiler için mürşid yerine öğretmen demek daha münasip olur. Kim, Allah'ın dinini öğrenmemize, imani konuları, ibadetleri, ahlâkı bilmemize yardım ediyorsa o, bizim öğretmenimiz, yardımcımızdır. O bize öğrettiği için ecir kazanır biz de öğrenip yaşadığımız için ecir kazanırız. Bu kadar net ve kesin bir çizgiyi hayal âlemine taşımaya ne gerek var? Dinimizi zorlaştırmaktan zevk mi alıyoruz? Mesele budur. Abartmayalım, zorlaştırmayalım. Allah'a emanet olun.
Yasal olarak getirilen sınırlar ve esasen kimlik oluşturmadaki zorunluluklar bunun caiz olmasını gerektirmektedir.
Mürşit, insanı hayra sevk eden kişi demektir. Mürşidin erkek veya bayan olması değil, irşadı hakkıyla yapıp yapmaması önemlidir. Yalnız bir erkeğin bir bayandan bu tür uygulaması erkek/kadın ilişkileri açısından risk taşıyabilecek irşat desteği alması doğru değildir.
Herkesin bir kabiliyeti vardır. Bir de önüne çıkan fırsatları vardır. Kabiliyetlerle fırsatların kesiştiği yer, Rabbimizin bizi görmek istediği yerdir. Bunu tespit de sizin gibi genç yaştaki biri için zor olabilir. Allah için destek olan, istişareyi ibadet olarak gören, yaptığının karşılığını Allah’tan almaya razı olan biri ile istişare etmek, ondan danışmanlık hizmeti almak ise bu bulunulması gereken yeri tespit etmek için son çaredir.
Aleykümselam. Herkes neye ve nerede muhtaç olduğunu bilir. Sizin istişare edeceğiniz konuyu ve kişiyi belirlemeniz için bir vakit gerekebilir. Deneme yanılma yoluyla da bulabilirsiniz. Mesela size en yakın camide namazlarınızı kılarak, oranın imamı ile istişare ederek işe başlayabilirsiniz. Kalbinizin rahat etmediğini görürseniz ikinci alternatifi denersiniz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Namaz veya diğer ibadetler bir alışma ve hazmetme süreci isteyebilir. Bundan ötürü endişelenmeyin. Öyle de olsa kılmaya devam edin. Bir zaman sonra rahat ettiğinizi göreceksiniz. Allah mübarek etsin, amellerinizi makbul olsun.
Alıcı ile satıcı emlakçının yanında buluşurlar veya buluşmazlar, bu emlakçılığın helal olması için şart değildir. Emlakçı vekil mantığı ile iş yapar. Yalan ve hile karıştırmadığı sürece vekâletle iş görebilir.
Issız bir yerde beraber aynı arabada kalırsanız bu bir halvet olur, caizlik kalkar. Bayanla ara sıra da olsa bedensel temas olursa yine caizlik kalkar. Bunun haricinde yüz göz olmamak kaydıyla caiz olabilir ama öyle veya böyle kerahet muhakkak vardır.
İnsanlıkta bütün insanlarla aynıyız. İnsan olmanın getirdiği haklar ve meziyetler herkes için aynıdır. Hiçbir insanı Müslüman olmadığı için insanlık dışı göremeyiz. Böyle bir uygulama dinden gibi gösterilemez. Bu birinci hakikattir. İkinci hakikat ise şudur: İslam üstündür. İslam'ın üstünde bir değer düşünülemez. Müslüman da İslam şerefi taşıdığı sürece din olarak bütün diğer din veya din gibi sanılan düşüncelerin sahiplerinin üstündedir. Bu üstünlük farklı insan olmakta değil, insanlığın hakkını en iyi veren bir dine tabi olmaktadır. Bu iki hakikatin ortalamasını şu şekilde bulabiliriz: Müslümanlık farkı insanlığın üstüne konmuş manevi ağırlıklı bir farktır. Müslüman olmayanlar, İslam'a karşı bir kabalık ve had bilmezlikte bulunmadıkları sürece sadece Müslüman olmadıkları için Müslümanların hedef tahtasında değildirler. Böyle bir anlayış yoktur. İnsanlıkta aynıyız, dünyamız aynıdır. Ahirette ise herkesin yeri bellidir; müminler cennete kâfirler cehenneme!
Allah Teâlâ sizi razı olacağı işlere muvaffak kılsın. İlim başlığı altında size şunları tavsiye edebiliriz: a- Bir ilmihal kitabını kavrayacak şekilde okumalısınız. Onu okumadan Kur'an okumanız bile yerini bulmamış olabilir. Diyanet'in ilmihali güzeldir, okuyabilirsiniz. Okuduktan sonra da temel kaynağınız olarak başucu kitabı şeklinde yanınızda olmalıdır. b- İkinci olarak da Riyazussalihin hadis kitabını şerhi ile beraber okuyabilirsin. Erkam Yayınları arasında çıkan şerh sizin için ömür boyu yeterli olur. c- Tefsir olarak da M. Toptaş'ın Şifa tefsiri size yeterli olur. d- Mesleğinizle alakalı olarak yapacağınız karşılaştırmalar için binlerce kitap yerine size tavsiyem şu olur: Kendinize bir ilim danışmanı bulun. Onunla yazışın, görüşün. O sizi fıkıh dünyasına taşısın. Daha rahat ve daha kalıcı bir yöntem olur bu. Allah yardımcınız olsun.
Bir insan reşit olduktan sonra babasının ona belli bir işi yapıp yapmama konusunda hak baskısı yapması belli bir makul zemine oturmaz. Babanızın baskısı nedeniyle bir karar değiştirmenize bir şey diyemem. Ne var ki, yıllar sonra müminlerin hayatındaki tıkanmalarda sizin destek eksikliğinizin kalbinizi sıkıştırabileceğini de vereceğiniz kararlarda etken sebep olarak düşünün, deriz size. Oy vermek kadar vermemek de basit bir tercihtir. Oy vermeyen müminlerin yaptığını batıl göremiyorum ama onun yerine ne yaptıklarını çok merak ediyorum. Tabi ki o yaptıkları işin ağırlığı da önemli olacak..