Fetva Meclisi
Soru
Ben emlakçılık yapıyorum. Şimdiye kadar kimsenin hakkını yemedim, hamdolsun. Fakat ben ne kadar dürüst davrandıkça Müslüman kardeşlerim benim hakkımı hep yediler. Ben yolumdan dönmedim, asla da dönmeyeceğim. Tüm pazarlıklarımı alıcıyla satıcıyı yüz yüze iken yaptırıyorum. Yanımda almıyorlar ama iki saat sonra birbirlerini bulup alıyorlar, böylece beni aradan çıkartıyorlar. Alıcıyla satıcıyı buluşturmasam kazanç sağlarım, ama bu bana haram olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Müşteriye zarar vermemek şartı ile emlakçıya iş bulunup para alınabilir. Yalan ve hile karıştığında ise kazanılan haram olur.
Hayır, böyle bir şart yoktur. Müslüman olmayanlarla da ticaret yapılabilir. Elbette Müslüman olanı tercih ederiz ama ticarette Müslümanla iş yapma diye bir şart yoktur.
Emlakçı ancak emlakçı olarak işini yaptığı zaman ücret alma hakkına sahip olur. Anlaşmanızda başkasına satmaya aracı olmak vardı. Ücret ancak onun için tahakkuk eder. Zira emlakçı vekildir, vekilin satmaya vekil olduğu şeyi sahibinden habersiz olarak kendisinin satın alması zaten uygun değildir. Ücret talep etmesi de hakkı olmaz.
İki şahıstan birinin vekili değilseniz ve ihaleye girecek kişilere cebir ya da hile kullanmadı iseniz bir sakıncası yoktur. Allah'a emanet olun.
Alışverişi bozmadınız; doğru olanı yaptınız. İçiniz rahat olsun. Komisyoncu müşterisine yalan söylememekle sorumlu olduğu gibi akitte müşterinin özellikle bilmesi gereken hususları da dile getirmesi lazımdır. Aksi takdirde müşterinin haberi olmasaydı güven sarsıcı bir iş yapmış olurdunuz. Böylece günaha girmiş olurdunuz. Kendinizi kınamayın. Zor durumda olmanıza rağmen dürüst davranma kabiliyetini size lütfettiğinden dolayı Allah'a hamd edin.
Selamünaleyküm. Bilerek, kastederek yanlış yapmayın. Eğer bilerek, kastederek yanlış yaparsanız sonra, size de aynısı yapılmış olsa bile helalleşmeyi tercih edin ki, ahirette siz kazançlı olun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Namaz veya diğer ibadetler bir alışma ve hazmetme süreci isteyebilir. Bundan ötürü endişelenmeyin. Öyle de olsa kılmaya devam edin. Bir zaman sonra rahat ettiğinizi göreceksiniz. Allah mübarek etsin, amellerinizi makbul olsun.
İnsanlıkta bütün insanlarla aynıyız. İnsan olmanın getirdiği haklar ve meziyetler herkes için aynıdır. Hiçbir insanı Müslüman olmadığı için insanlık dışı göremeyiz. Böyle bir uygulama dinden gibi gösterilemez. Bu birinci hakikattir. İkinci hakikat ise şudur: İslam üstündür. İslam'ın üstünde bir değer düşünülemez. Müslüman da İslam şerefi taşıdığı sürece din olarak bütün diğer din veya din gibi sanılan düşüncelerin sahiplerinin üstündedir. Bu üstünlük farklı insan olmakta değil, insanlığın hakkını en iyi veren bir dine tabi olmaktadır. Bu iki hakikatin ortalamasını şu şekilde bulabiliriz: Müslümanlık farkı insanlığın üstüne konmuş manevi ağırlıklı bir farktır. Müslüman olmayanlar, İslam'a karşı bir kabalık ve had bilmezlikte bulunmadıkları sürece sadece Müslüman olmadıkları için Müslümanların hedef tahtasında değildirler. Böyle bir anlayış yoktur. İnsanlıkta aynıyız, dünyamız aynıdır. Ahirette ise herkesin yeri bellidir; müminler cennete kâfirler cehenneme!
Kabiliyetlerimizi keşfetmenin en iyi yolu zamanı iyi izlemektir. Geldiğiniz bu yaşa kadar becerebildikleriniz ve beceremedikleriniz bunun belgesi durumundadır. Elbette siz bunu fark edemeyeceksiniz. Bunun için de insanın bir mürşidi olur, o mürşid onu tartar ve yönlendirir. Böylesi garantiye daha yakındır.
Allah Teâlâ sizi razı olacağı işlere muvaffak kılsın. İlim başlığı altında size şunları tavsiye edebiliriz: a- Bir ilmihal kitabını kavrayacak şekilde okumalısınız. Onu okumadan Kur'an okumanız bile yerini bulmamış olabilir. Diyanet'in ilmihali güzeldir, okuyabilirsiniz. Okuduktan sonra da temel kaynağınız olarak başucu kitabı şeklinde yanınızda olmalıdır. b- İkinci olarak da Riyazussalihin hadis kitabını şerhi ile beraber okuyabilirsin. Erkam Yayınları arasında çıkan şerh sizin için ömür boyu yeterli olur. c- Tefsir olarak da M. Toptaş'ın Şifa tefsiri size yeterli olur. d- Mesleğinizle alakalı olarak yapacağınız karşılaştırmalar için binlerce kitap yerine size tavsiyem şu olur: Kendinize bir ilim danışmanı bulun. Onunla yazışın, görüşün. O sizi fıkıh dünyasına taşısın. Daha rahat ve daha kalıcı bir yöntem olur bu. Allah yardımcınız olsun.
Bir insan reşit olduktan sonra babasının ona belli bir işi yapıp yapmama konusunda hak baskısı yapması belli bir makul zemine oturmaz. Babanızın baskısı nedeniyle bir karar değiştirmenize bir şey diyemem. Ne var ki, yıllar sonra müminlerin hayatındaki tıkanmalarda sizin destek eksikliğinizin kalbinizi sıkıştırabileceğini de vereceğiniz kararlarda etken sebep olarak düşünün, deriz size. Oy vermek kadar vermemek de basit bir tercihtir. Oy vermeyen müminlerin yaptığını batıl göremiyorum ama onun yerine ne yaptıklarını çok merak ediyorum. Tabi ki o yaptıkları işin ağırlığı da önemli olacak..
Issız bir yerde beraber aynı arabada kalırsanız bu bir halvet olur, caizlik kalkar. Bayanla ara sıra da olsa bedensel temas olursa yine caizlik kalkar. Bunun haricinde yüz göz olmamak kaydıyla caiz olabilir ama öyle veya böyle kerahet muhakkak vardır.