Fetva Meclisi
Soru
Selâmün aleyküm Hocam; benim sorum veraset ve zekat ile ilgili. Dedem vefat etmeden önce arsasını müteahhide verip karşılığında ev almak üzere anlaştı. Evlerin teslim tarihi gelince babam vefat ettiği için amcalarımla beraber beni de çağırdı ve hepimize birer daire verdi. Ama bildiğim kadarıyla halalarıma herhangi bir şey vermedi. Soruma gelince bu durumda baba hakkı olarak devraldığım evde bir kız kardeşimin hakkı var mıdır? (Dedemin ne niyetle verdiğini sormadım amcalarımla beraber verdi. Baba hakkı bizim tahminimiz.) Yoksa ben devralmış olsam da bu hak babamdan dolayı direkt olarak anneme mi aittir? Annemin şu an bir dairesi var. Biz beraber oturuyoruz. Bu yüzden oturmadığımız (ya da çok az kullanacağımız ve kira benzeri gelir de elde etmediğimiz) eve zekat düşer mi? Ya da zekat düşerse her iki evi de kapsar mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. O zaman halalar haklarından feragat ederek ya da gerekeni aldıklarına inanarak duruma razı olmuşlarsa şu andaki çıkışlarının dinen bir anlamı yoktur. O zamanki durumda razı değildi iseler elbette şimdi hakları verilecektir.
Selamünaleyküm. Dairesine değil ama elinde birikmiş parası varsa ona zekât düşer.
Bir insan sahibi olmadığı bir malın zekâtını vermez.
Selamünaleyküm. Anneniz vefat ettiğinde onun malı, vefat etmeden önce eşi olan kocasına ve size kalacaktır. Malın % 25'i babanıza kalacak. Gerisi de ikinizin arasında bölüşülecektir.
Aleykümselam. Babanız yani mal sahibi yaşıyorsa sizin bir hakkınız yoktur. Babanız öldü ve malı miras olarak kaldı ise ve bu şekilde bir kullanım söz konusu ise size düşen hakkınızı istemenizde hiçbir sakınca yoktur. Ne ayıptır ne de günah! Hakkınızı talep edin.
Selamünaleyküm. Yetim olmak, zekât almak için yeterli değildir. Yetim ve fakir ise zekât alabilir. Zekâtınız o kız için fakirlik şartı da uyuyorsa verilebilir. Kardeşinize de zekât verebilirsiniz. Onun annenize harcamış olmasında sakınca yoktur. Sizin zekâtınızın onun eline geçmesinden sonra onun elinde iken zekât niteliği de bitmiş olmaktadır. Allah’a emanet olunuz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Eğer rüyaya itibar edeceksek rüya güzel duruyor. Ama bizim rüyadan esinlenerek bir şey yapmamız gerekmiyor; dış gözlemlerimiz daha değerlidir.
Selamünaleyküm. Namazı kazaya bırakmamak lazım. Eğer bırakılacak olursa ilk fırsat ne zamansa o zaman kılıp vebalden kurtulmak gereklidir.
Selamünaleyküm. a- Öncelikle sizin bu sorununuzu yani ebeveynle olan ilişkinizin gelişme sürecini bir AİLE SORUNU olarak değil de ALLAH’IN SİZDE GÖRMEYİ MURAT ETTİĞİ BİR CİHAT olarak değerlendirin. Kendinizi Filistin’deki bir mücahit gibi algılayın. b- Filistin’deki veya bir başka yerdeki mücahit ya da siz, istediğiniz şekilde yönlendirebileceğiniz bir eylemin içinde olmayacaksınız. Eğer önemli olan Allah Teala’nın rızası ise o rızayı ne kadarla ve ne zaman kazanacağınızı bilemezsiniz. Bilecek olsanız onun adı imtihan veya cihat olmaz. Bunu da belleğinize yerleştirin. c- Bu iki kuralın tabii sonuçlarından biri olarak şunu da belleyin: Allah Teala kimseye kaldıramayacağı bir yükü yüklemiyor. Sizin yükünüzden mesul olduğunuz kısım kaldırabileceğiniz kısımdır. Tıpkı anne veya babanızın hastalığından ötürü sizin taşıyacağınız mesuliyet kadar düşünebilirsiniz. Uğraşır durursunuz ama hastalığı iyileşmezse bir kenarda kaderin tecellisini beklersiniz. Mevcut sorununuzu da bu tarzda değerlendirin. Okuduğunuz ayet ve hadislerin size verdiği bilgiler kadarını tatbik ettiğinize kalbinizi inandırın. Ardından da oturun diğer insanî görevlerinizi yapmaya devam edin. Siz sadece ebeveyn imtihanı ile karşı karşıya değilsiniz. Pek çok göreviniz var; her birinden sorumlu olacaksınız. Yeter ki kalbinizin kararları duygusallık sonucu olmasın. d- Asla ebeveyninizi muhakeme ve cezalandırmayı düşünmeyin. Ahirete bırakın. Tamamen terk edin o işi. Yüzde yüz iman edin ki, ebeveyninizin bu gücü sadece dünya hayatında vardır. Onları siz muhakeme edemeyeceksiniz ama Allah, her nefeslerinin hesabını soracaktır. Burada onlara soramadıklarınızı sizin adınıza Allah soracaktır. e- Kendinize ek meşguliyetler, teselli alanları üretin. Okuyup yazmayı deneyin, farklı bir şeyler yapıp efkârınızı savın. Çok büyük bir sabır göstermeye kararlı olun. Gaye cennet ise onu kazanacaksınız biiznillah. Allah’a emanet olun.
Selamünaleyküm. Oruç kararını eşiniz kendisi verebilir. Durumu oruç tutmamaya müsaittir. Daha sonra tutamadığı kadarını kaza eder.
Selamünaleyküm. O insanlar için dualar edin, dualarınız arasında onlara yer verin. Sadaka vereceğiniz zaman ara sıra üzerimde hakkı bulunanlar için' diye içinizden niyet edin, yeter.
Selamünaleyküm. Dört rekâtlı namazların üçüncü ve dördüncü rekâtlarında sadece Fatiha okumak yeterlidir. Bu kaza namazları için de aynıdır.