Fetva Meclisi
Soru
SelamAleykum. Mesela oglen namazini kilamadim ve ikindi namazinin ardindan kaza etsek olur mu veya edebiliyor muyuz? Tesekkurler iyi aksamlar saygilar.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Namazı kazaya bırakmamak lazım. Eğer bırakılacak olursa ilk fırsat ne zamansa o zaman kılıp vebalden kurtulmak gereklidir.
Selamünaleyküm. Namazınız kabul olur ama o vakitlerde namaz kılmak da kerahet vardır. Kerahet de, hoş olmamak, daha iyisi varken onu yapmak demektir.
Selamünaleyküm. Kesin bir tevbe yaptıktan sonra, planlı bir şekilde kılmaya da devam ediliyorsa biiznillah umutlu bir durumdur.
Selamünaleyküm. Bu namazınız inşaallah tamamdır. Allah kabul etsin.
Selamünaleyküm. İstimna ettikten sonra meni geldi ve gusül almadı ise namazları kılınmamış demektir. Bunun dışında namazları için kaza gerekmez.
Aleykümselam. Kaza namazları için ezan da ikamet de eda anındaki gibi namazın kabul olmasını etkileyecek durumda değildir. Yapılırsa sevabı daha fazla olur.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Eğer rüyaya itibar edeceksek rüya güzel duruyor. Ama bizim rüyadan esinlenerek bir şey yapmamız gerekmiyor; dış gözlemlerimiz daha değerlidir.
Selamünaleyküm. a- Öncelikle sizin bu sorununuzu yani ebeveynle olan ilişkinizin gelişme sürecini bir AİLE SORUNU olarak değil de ALLAH’IN SİZDE GÖRMEYİ MURAT ETTİĞİ BİR CİHAT olarak değerlendirin. Kendinizi Filistin’deki bir mücahit gibi algılayın. b- Filistin’deki veya bir başka yerdeki mücahit ya da siz, istediğiniz şekilde yönlendirebileceğiniz bir eylemin içinde olmayacaksınız. Eğer önemli olan Allah Teala’nın rızası ise o rızayı ne kadarla ve ne zaman kazanacağınızı bilemezsiniz. Bilecek olsanız onun adı imtihan veya cihat olmaz. Bunu da belleğinize yerleştirin. c- Bu iki kuralın tabii sonuçlarından biri olarak şunu da belleyin: Allah Teala kimseye kaldıramayacağı bir yükü yüklemiyor. Sizin yükünüzden mesul olduğunuz kısım kaldırabileceğiniz kısımdır. Tıpkı anne veya babanızın hastalığından ötürü sizin taşıyacağınız mesuliyet kadar düşünebilirsiniz. Uğraşır durursunuz ama hastalığı iyileşmezse bir kenarda kaderin tecellisini beklersiniz. Mevcut sorununuzu da bu tarzda değerlendirin. Okuduğunuz ayet ve hadislerin size verdiği bilgiler kadarını tatbik ettiğinize kalbinizi inandırın. Ardından da oturun diğer insanî görevlerinizi yapmaya devam edin. Siz sadece ebeveyn imtihanı ile karşı karşıya değilsiniz. Pek çok göreviniz var; her birinden sorumlu olacaksınız. Yeter ki kalbinizin kararları duygusallık sonucu olmasın. d- Asla ebeveyninizi muhakeme ve cezalandırmayı düşünmeyin. Ahirete bırakın. Tamamen terk edin o işi. Yüzde yüz iman edin ki, ebeveyninizin bu gücü sadece dünya hayatında vardır. Onları siz muhakeme edemeyeceksiniz ama Allah, her nefeslerinin hesabını soracaktır. Burada onlara soramadıklarınızı sizin adınıza Allah soracaktır. e- Kendinize ek meşguliyetler, teselli alanları üretin. Okuyup yazmayı deneyin, farklı bir şeyler yapıp efkârınızı savın. Çok büyük bir sabır göstermeye kararlı olun. Gaye cennet ise onu kazanacaksınız biiznillah. Allah’a emanet olun.
Selamünaleyküm. Bu evin sizin olmasında bir sakınca yoktur. Başkalarının o evde bir hakkı olup olmadığı sizin değil, sizi o eve sahip kılanın sorunu olur. Şu durumda o ev için zekât vermeniz de gerekmiz. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Dört rekâtlı namazların üçüncü ve dördüncü rekâtlarında sadece Fatiha okumak yeterlidir. Bu kaza namazları için de aynıdır.
Selamünaleyküm. Mü'min, fetva ile amel ederken iki şıktan biri ile karşılaşabilir. Bu şıkların birincisi takva şıkkıdır. Takva üzere hareket edildiğinde haramın kendisinden ve sebeplerinden, uzak ve yakınından her çeşidinden kaçınmak akla gelir. Bu şıkka göre hareket edecek olursanız yapmanız gereken, o taksitleri iptal etmeniz, eşyayı esastan evden atmanız olur. İkinci şık ise Allah'ın azabından kurtulmak için en sınırdaki çizgiyi bilerek hareket etmektir. Bunun adı da fıkıhtır. Fıkıh, Mü'mine haramdan kurtulmanın en son noktasını gösterir. İkinci şıkla amel ederseniz durum şöyledir: İşin aslını öğrendiğiniz durumunuzdan önceki işleriniz için, a- Tövbe edersiniz. b- Onlardan en az maddi zararla kurtulmak için uğraşırsınız. c- Tövbeniz gereği aynı işlerin benzerlerine tekrar bulaşmazsınız. d- Mevcudun elinizde kalmasında sakınca olmaz. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Oruç kararını eşiniz kendisi verebilir. Durumu oruç tutmamaya müsaittir. Daha sonra tutamadığı kadarını kaza eder.