Fetva Meclisi
Soru
Selamunaleykum. Hocam sorum şudur ben bir zatla evlenmeye niyetlendim. Evleneceğim kişinin annesi bizim için istihareye yatmıştı, annesi çok muhterem biri iffet abidesi adeta. Velhasııl ruyada mekkkeyi görmüş ve o evleneceğim kişi yani oğlu vefat etti. Eğer evlenseydik severek olacaktı yani gönlümüz vardı. Adı yunus du yunus vefat etti niyetim ahirette bir arada olmak. Sadece o rüyanın anlamını merak ediyorum mekkeyi görmek ne demek hocam? S.Aleykum.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu isteğiniz asla abartılı değil. En tabii isteklerden biridir. Evlenilecek biri, kadın olsun erkek olsun önce çevresinden tanınmalıdır. Evlenme isteğine kadar nerede ve kimlerle yaşamış, bundan yola çıkabilirsiniz. Arkadaş çevresini tanıyabilirsiniz. Yaptığı işlere bakabilirsiniz. Evini inceleyebilirsiniz. Kendisine soracağınız soruların çok önemi yoktur; herkes kulağa en hoş gelecek cevabı verme edebiyatını becerebilmektedir. Yine de gönlünüzden geçen şeyleri sormanızda fayda vardır elbette. Ama yaşadığı hayat, vaatlerinden daha önemlidir.
Aleykümselam. Evlen, evlen, evlen.
Selamünaleyküm. Rüya ile alakalı kesin bir yorum yapmak mümkün değildir. Rüya hakkında yapılan yorumların tamamı bir ihtimaldir. Binde bir ya da milyonda bir bir ihtimal... Peygamber aleyhisselamın rüyası ve rüya yorumu yüzde yüz muteberdir. Rüyaya takılmak doğru değildir. Günlük mükellefiyetlerimizle daha fazla ilgilenmemiz gerekir.
Selamünaleyküm. Mü'min bir erkek veya kadın, ikinci bir insanı ilah edinir gibi sevmez. Her şeyin bir seviyesi olmalıdır, sevginin de. Kendinize gelin, kimse alternatifi bulunmaz değildir.
Selamünaleyküm. Önce ahirette cennette beraber olmaya gayret edeceğiz. Eğer muvaffak olur da Rabbimizin rahmeti ile cennete girersek, orada her isteyene istediği verilecek.
Selamünaleyküm. Gülünç bir tiyatro bu. Lütfen dinimizle alakalı bir hususu bu şekilde eğlence konusu yapmayın! Siz de kendinize başka bir nasip arayın, o aileye gitmeyin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu evin sizin olmasında bir sakınca yoktur. Başkalarının o evde bir hakkı olup olmadığı sizin değil, sizi o eve sahip kılanın sorunu olur. Şu durumda o ev için zekât vermeniz de gerekmiz. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Namazı kazaya bırakmamak lazım. Eğer bırakılacak olursa ilk fırsat ne zamansa o zaman kılıp vebalden kurtulmak gereklidir.
Selamünaleyküm. a- Öncelikle sizin bu sorununuzu yani ebeveynle olan ilişkinizin gelişme sürecini bir AİLE SORUNU olarak değil de ALLAH’IN SİZDE GÖRMEYİ MURAT ETTİĞİ BİR CİHAT olarak değerlendirin. Kendinizi Filistin’deki bir mücahit gibi algılayın. b- Filistin’deki veya bir başka yerdeki mücahit ya da siz, istediğiniz şekilde yönlendirebileceğiniz bir eylemin içinde olmayacaksınız. Eğer önemli olan Allah Teala’nın rızası ise o rızayı ne kadarla ve ne zaman kazanacağınızı bilemezsiniz. Bilecek olsanız onun adı imtihan veya cihat olmaz. Bunu da belleğinize yerleştirin. c- Bu iki kuralın tabii sonuçlarından biri olarak şunu da belleyin: Allah Teala kimseye kaldıramayacağı bir yükü yüklemiyor. Sizin yükünüzden mesul olduğunuz kısım kaldırabileceğiniz kısımdır. Tıpkı anne veya babanızın hastalığından ötürü sizin taşıyacağınız mesuliyet kadar düşünebilirsiniz. Uğraşır durursunuz ama hastalığı iyileşmezse bir kenarda kaderin tecellisini beklersiniz. Mevcut sorununuzu da bu tarzda değerlendirin. Okuduğunuz ayet ve hadislerin size verdiği bilgiler kadarını tatbik ettiğinize kalbinizi inandırın. Ardından da oturun diğer insanî görevlerinizi yapmaya devam edin. Siz sadece ebeveyn imtihanı ile karşı karşıya değilsiniz. Pek çok göreviniz var; her birinden sorumlu olacaksınız. Yeter ki kalbinizin kararları duygusallık sonucu olmasın. d- Asla ebeveyninizi muhakeme ve cezalandırmayı düşünmeyin. Ahirete bırakın. Tamamen terk edin o işi. Yüzde yüz iman edin ki, ebeveyninizin bu gücü sadece dünya hayatında vardır. Onları siz muhakeme edemeyeceksiniz ama Allah, her nefeslerinin hesabını soracaktır. Burada onlara soramadıklarınızı sizin adınıza Allah soracaktır. e- Kendinize ek meşguliyetler, teselli alanları üretin. Okuyup yazmayı deneyin, farklı bir şeyler yapıp efkârınızı savın. Çok büyük bir sabır göstermeye kararlı olun. Gaye cennet ise onu kazanacaksınız biiznillah. Allah’a emanet olun.
Selamünaleyküm. Oruç kararını eşiniz kendisi verebilir. Durumu oruç tutmamaya müsaittir. Daha sonra tutamadığı kadarını kaza eder.
Selamünaleyküm. Dört rekâtlı namazların üçüncü ve dördüncü rekâtlarında sadece Fatiha okumak yeterlidir. Bu kaza namazları için de aynıdır.
Selamünaleyküm. Mü'min, fetva ile amel ederken iki şıktan biri ile karşılaşabilir. Bu şıkların birincisi takva şıkkıdır. Takva üzere hareket edildiğinde haramın kendisinden ve sebeplerinden, uzak ve yakınından her çeşidinden kaçınmak akla gelir. Bu şıkka göre hareket edecek olursanız yapmanız gereken, o taksitleri iptal etmeniz, eşyayı esastan evden atmanız olur. İkinci şık ise Allah'ın azabından kurtulmak için en sınırdaki çizgiyi bilerek hareket etmektir. Bunun adı da fıkıhtır. Fıkıh, Mü'mine haramdan kurtulmanın en son noktasını gösterir. İkinci şıkla amel ederseniz durum şöyledir: İşin aslını öğrendiğiniz durumunuzdan önceki işleriniz için, a- Tövbe edersiniz. b- Onlardan en az maddi zararla kurtulmak için uğraşırsınız. c- Tövbeniz gereği aynı işlerin benzerlerine tekrar bulaşmazsınız. d- Mevcudun elinizde kalmasında sakınca olmaz. Allah'a emanet olun.