Fetva Meclisi
Soru
selamun aleykum, hocam Allah cc ilminizi arttırsın ve sizi islam ümmetine faydalı olanlardan etsin. daha önce detaylı bir şekilde islamı bilmez iken, şimdi elhamdulillah islam'ı kaynaklarından ve ehline sorarak öğrenmeye çalışıyorum. atadan görme islam anlayışına sahip iken ( küçümseme anlamında değil, hakikatı söylüyorum) faizin günah olduğunu biliyordum fakat daha sonra gerek ayet gerekse hadislerden gördüğüm faizin kötülük ve ahiret boyutunun 'anne ile yapılan zina gibi', 'şeytan çarpmış gibi kalkacak' ,' Allah ve rasulune açılmış savaş' vb tehdit ve dehşet ifadelerin faiz için olduğunu gördüm ve daha önce atadan görme islam iken aldığım bir kaç eşya faiz ile aldığımı söyleyeyim. Fakat şimdi bu ödemeleri halen yapıyorum ve ruhen ve kalben rahat etmiyorum ve eğer islam'ın bir fetvası var ise ve islam, bu ödemeyi yapmayı kes ve aldığın faiz eşyalarını geri ver diyorsa bu konuda islam adına bana cevap verecekseniz inşaallah yanlış anlamayın tatmin olmak için bir delil istiyorum. delili sadece bu eşyaların ödemesini yapmama yönüne istemiyorum aynı şekilde ödememde mahsur da yoksa yine kalbimi rahatlatacak ve en azından islamın bu konudaki fetvasını gerek olumlu gerek olumsuz isterim ve Allah için de amel edeceğim inşaallah. Fakat yine de tekrar edeyim ki: eğer eşyaların ödemesini yapmamda sıkıntı yoksa bunun delili nedir, aynı şekilde ödemesini yapmamam gerektiği fetvası verilecekse bunun delili nedir. inşaallah size Allah cc rızasını arayan birinin sorduğu bir sorudur.
Cevap
Benzer fetvalar
Haram olan faiz işlemidir, alınan malın kendisi değil. Yani şu an oturduğunuz ev için "helal bir yöntemle alındı" diyemeyiz ama "faiz işlemi tamamlandıktan sonra babanın mülkiyetinde helal bir mal haline geldi" diyebiliriz. Ancak faizle işlenmiş bir geçmişi olduğu için babanın tevbe etmesi ve Allah'tan af dilemesi gerekir. Evet, bu evi satıp başka bir ev alabilirsiniz. Yeni alacağınız evin finansmanında haram bir kazanç kullanılmadığı sürece bunda bir sakınca olmaz. Babanı ve abini yeni bir kredi çekmemeleri için şu yolları deneyebilirsin: Faizle ilgili ayet ve hadisleri hatırlatarak Allah’ın bu konudaki sert uyarılarını dile getirebilirsin. Örneğin: "Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve eğer gerçekten müminlerseniz faizin geriye kalan kısmını bırakın. Şayet faizi bırakmazsanız/alıp vermeye devam ederseniz Allah’a ve Resûlüne karşı savaş açtığınızı ve Allah’ın da size savaş ilân ettiğini bilmiş olun." (Bakara sûresi, 278-279. âyetler) Faizin insanı nasıl bir borç girdabına sürüklediğini, ekonomik sıkıntıları ve psikolojik etkilerini anlatabilirsin. Peşin alım, taksitle faizsiz ödeme veya katılım bankaları gibi faizsiz finansman yöntemlerini araştırarak onları yönlendirebilirsin. (Allah muhafaza) Olur da baban/abin engel olmak için gösterdiğin çabaya rağmen faizli kredi kullanarak ev alırsa ve sen de sürece ortak olmadıysan sadece evde yaşaman seni faiz günahına dâhil etmez. Ancak bu durumu onaylamamak ve gücün yettiğince engellemeye çalışman önemli. Güç yetiremiyorsan mesuliyetin yoktur. Eğer elinden geleni yapmana rağmen onlar kredi çekmeye karar verirse senin bu evde yaşaman günah olmaz.
Aleykümselam. Siz, ağırlıklı bir kanaat kullanmışsınız ama gördüğünüz gibi bir şeye helal veya haram demek öyle kolay olmuyor. Allah Teâlâ ayağımızı kaymaktan muhafaza buyursun. Sürekli istiğfar edelim. Endişe edilecek bir durum yoktur.
Ne olursa olsun, bir daha asla faize yaklaşmayın. "Bir hata yapıldı ama ikinci kez tekrarlamayın; Allah affedicidir." Bunu evlatlarınıza da miras olarak bırakın. Onlara deyin ki: "Biz düştük, siz düşmeyin!" Tevbenizi sadece dille değil, hayatla da pekiştirin. Maddi imkân bulduğunuz anda borcunuzu erkenden kapatmaya çalışın. Ödeyeceğiniz aylık taksitleri arttırarak faiz yükünü azaltabilirsiniz. Helal kazançla, faize alternatif yolları insanlara anlatın. Tecrübenizle başka kardeşlerinize ışık olun. Kardeşim, Rabbimiz Tevvâb’tır, Gafûr’dur, Halîm’dir. Bir hataya düşüp, içten pişman olan kullarını affedeceğini bizzat kendisi söylüyor: “Ey kendilerine zulmetmiş olan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah bütün günahları affeder. Şüphesiz ki O, çok bağışlayandır, çok merhametlidir.” (Zümer Sûresi, 53. âyet)
Selamünaleyküm. Sevgili kardeşim. Senin korktuğun cehennem bizi korkutmuyor mu zannediyorsun? O bankaların yaptığının net bir helal olduğunu söyleyemiyorum. Çaresiz bankaya gitmesi gereken Müslüman oralara gitmeli, diyoruz.
Borçlu borcunu inkâr etmiyor ve ödeyeceğini söylüyorsa o alacağın zekâtı verilmelidir. Ancak o alacak elinize geçmediği sürece hemen ödeme sorumluluğunuz yoktur. Böyle bir durumda alacağınızı temin ettiğinizde geçmiş yılların zekâtını verirsiniz. Mülkün asıl sahibi olan Allah'tan yardım isteyin. Her gün sabah ve akşam 100 defa istiğfâr (estağfirullah) edin. O size bir çıkış yolu sunacaktır. Allah yardımcınız olsun.
Allah’ın nimetleri bize haram değildir. Bir müminin dünyadaki en zengin insan olmasında hiç bir sakınca olmaz. Sakıncalı olan müminin ahiretinden verip dünyadan almasıdır. Buna karşı dikkati olunmalıdır. Haramlardan bir harama bulaştırmayan, farzları ihmal etme nedeni olmayan, insani sorumluluklarımızı ertelettirmeyen bütün nimetler mubahtır. Allah’ın mubah ettiğinden kaçmak da gerekmez. İnsan durması gerektiği yerde durmayı becerebiliyorsa ne güzel, her şeyin en iyisini en bolunu alsın. Nimet kullanımı arttıkça ibadet lezzetini artıramamak, İmkânlar çoğaldıkça mümin kardeşleri ve ilişki yoğunluğunu geliştiremiyor olmak, Dünya bize açıldıkça bizim onu bir imtihan olarak görüp ahirete olan yönümüzü pekiştirmek yerine bize gelen dünyaya ondan daha hızlı yürümek, Mezarlıkları mermerlerle imar etmeyi imanla imarın yerine ikame etmek, Ölümü başkalarının muhtemel derdi gibi görmek, Her geçen yılı, haramları biraz daha helale yaklaştıran bir takvim olarak hissetmek… Bunlar bizi bitirir. Bunlara karşı uyanık bulunan için ise risk henüz yok demektir. Allah yardımcımız olsun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Kesinlikle etkilenirsiniz. Zira ilim tahsili sizin için birinci dereceden farz değildir ama iffetiniz birinci dereceden korumanız gereken bir farzdır.
Selamünaleyküm. Dört rekâtlı namazların üçüncü ve dördüncü rekâtlarında sadece Fatiha okumak yeterlidir. Bu kaza namazları için de aynıdır.
Selamünaleyküm. Bu durum aynı zamanda evlendikten sonra onların girip çıkmalarını da etkileyecekse, önceden bunu konuşmanız gerekir. Eğer bu aşılamayacak bir durumsa, Allah Teâlâ sizin önünüze bunu engel olarak çıkartıyor demektir. Evliliği de ona göre düşünürsünüz.
Selamünaleyküm. a- Öncelikle sizin bu sorununuzu yani ebeveynle olan ilişkinizin gelişme sürecini bir AİLE SORUNU olarak değil de ALLAH’IN SİZDE GÖRMEYİ MURAT ETTİĞİ BİR CİHAT olarak değerlendirin. Kendinizi Filistin’deki bir mücahit gibi algılayın. b- Filistin’deki veya bir başka yerdeki mücahit ya da siz, istediğiniz şekilde yönlendirebileceğiniz bir eylemin içinde olmayacaksınız. Eğer önemli olan Allah Teala’nın rızası ise o rızayı ne kadarla ve ne zaman kazanacağınızı bilemezsiniz. Bilecek olsanız onun adı imtihan veya cihat olmaz. Bunu da belleğinize yerleştirin. c- Bu iki kuralın tabii sonuçlarından biri olarak şunu da belleyin: Allah Teala kimseye kaldıramayacağı bir yükü yüklemiyor. Sizin yükünüzden mesul olduğunuz kısım kaldırabileceğiniz kısımdır. Tıpkı anne veya babanızın hastalığından ötürü sizin taşıyacağınız mesuliyet kadar düşünebilirsiniz. Uğraşır durursunuz ama hastalığı iyileşmezse bir kenarda kaderin tecellisini beklersiniz. Mevcut sorununuzu da bu tarzda değerlendirin. Okuduğunuz ayet ve hadislerin size verdiği bilgiler kadarını tatbik ettiğinize kalbinizi inandırın. Ardından da oturun diğer insanî görevlerinizi yapmaya devam edin. Siz sadece ebeveyn imtihanı ile karşı karşıya değilsiniz. Pek çok göreviniz var; her birinden sorumlu olacaksınız. Yeter ki kalbinizin kararları duygusallık sonucu olmasın. d- Asla ebeveyninizi muhakeme ve cezalandırmayı düşünmeyin. Ahirete bırakın. Tamamen terk edin o işi. Yüzde yüz iman edin ki, ebeveyninizin bu gücü sadece dünya hayatında vardır. Onları siz muhakeme edemeyeceksiniz ama Allah, her nefeslerinin hesabını soracaktır. Burada onlara soramadıklarınızı sizin adınıza Allah soracaktır. e- Kendinize ek meşguliyetler, teselli alanları üretin. Okuyup yazmayı deneyin, farklı bir şeyler yapıp efkârınızı savın. Çok büyük bir sabır göstermeye kararlı olun. Gaye cennet ise onu kazanacaksınız biiznillah. Allah’a emanet olun.
Selamünaleyküm. Namazı kazaya bırakmamak lazım. Eğer bırakılacak olursa ilk fırsat ne zamansa o zaman kılıp vebalden kurtulmak gereklidir.
Selamünaleyküm. Allah Teâlâ, hocaefendiye rahmet etsin. Diyor ki: Allah'ın haram ettiği bir işi yapmakla meşgul birine Allah'ın adı olan selam verilmez.