Fetva Meclisi
Soru
Evli bir bayanım ve yeni doğmuş bir çocuğum var. Hemşirelik bölümü mezunuyum ama çalışma ortamı tesettürüme uymadığı için hiç çalışmadım. Sağ olsun eşim de kararı bana bırakıyor. Ancak ailem bu konuda bana çok kırgın, özellikle annem. Üniversite okuduğum için değil, hemşirelik bölümü okuduğum için kafam karışık. Bazen düşünüyorum, her bayan hemşire benim gibi düşünse o zaman hiç bayan hemşire olmaz. Ama bayan hemşireye ihtiyacımız var. Tesettürümden de taviz vermek istemiyorum. Ayrıca, çocuğumu da kimseye emanet etmek istemiyorum, onu kendim yetiştirmek istiyorum. Tutumum ne olmalıdır? Görevimi yapmadığım için hakka girer miyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Hemşirelik bayanların Allah rızası için yapabilecekleri bir meslektir. Kendinizi haramdan koruyarak yapabileceğinize inandığınız sürece mesleğinizi icra edin. Harama karşı kendinizi koruyamayacak duruma düşerseniz, ebeveyninizin bedduasının anlamı yoktur, bırakabilirsiniz. Kararı harama düşmek veya düşmemek penceresinden bakarak verin.
Aleykümselam. Bir mü’min kadının iş edinip çalışma mecburiyeti olmadan eşinin ona müreffeh bir hayat sağlama mecburiyeti vardır. Bunun karşılığında da kadının kadınlık dışında ek bir hizmet yapma mecburiyeti yoktur. Dinimizin genel ilkesi böyledir. Ne yazık ki dinimizi kendi hırs ve menfaatlerimize göre şekillendirmeye cüret ettiğimiz bir dönemde yaşıyoruz. Eşinizin sizden böyle bir şey isteme veya annesine istetme hakkı yoktur ama sizin bunu insanlık olarak yapmanız sizin artınız olur. Aile huzurunuzu sarsmadan sorun çözmeye gayret ediniz. Mevcut durumu değil ileriyi düşünün. Allah yardımcınız olsun.
Erkek evlendiği kadınını geçindirmek zorundadır. Dinimizde kadın isterse çalışır. İstemiyorsa çalışmaz, erkek sorumluluğunu kadınla paylaşma hakkına sahip değildir. Siz, aile huzurunuz açısından meseleye bakın. Çalışabildiğiniz kadar çalışın. Eşinizle bu konuda tartışırsanız şeytan sizi buradan tutuşturduğu bir ateşle yakabilir maazallah.
Kocanızla çalışmama konusunda anlaştıysanız bu durum başkasını ilgilendirmez. Ama kaynananızın rencide edici tutumları devam ederse buna kocanızın müdahale etmesi daha doğrudur. Ayrıca bir kadın çalışmak zorunda da değildir. Kocası ona bakmak ve masraflarını da karşılamak zorundadır. Evinizde çocuğunuzla birlikte annelik duygusunu doyasıya yaşayın. Akşama kocanızın yolunu gözleyin. Onu evde mutlu etmeye çalışın. Namazlarınızdan sonra ona hayır duada bulunun. Kanaatkâr bir hanım olun. Evinizde bereket olsun.
Özellikle sizin bir gevşekliğiniz ve laubaliliğiniz olmadığı sürece hemşirelik mesleğinin gereği olarak ortaya çıkan erkeğe/kadına bakma zorunluluğu fıkhen ruhsat verilen durumlar arasındadır. Sırf bu nedenle mesleğinizi icra etmekten vazgeçmeniz gerekmez. Kabiliyet olarak yapamayacaksanız o başka bir meseledir. Bu sitede tıpla ilgili fetvalara bakabilirsiniz. Mesleğinizi önemli bir ibadet olarak görmeye çalışın, sevabınız çok olur.
Aleykümselam.Hemşireliği, bayanın yapması zorunlu mesleklerden görüyoruz. Sizin şartlarınız açısından olumsuz yönü varsa onu önceden söyleyin. Sizin de evinde bir bayan isteminiz hakkınızdır. Önceden şart koşun ve öyle çıkın yola. Gevşek tükürüğün sakala zararı olur.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Teheccüd nafile bir ibadettir. Nafile ibadet için kul hakkı ihlal edilemez. Sabah namazı olsa idi böyle bir hak doğmazdı. Başka bir yöntem geliştirin, normal kalkabilen birinin sizi kaldırmasını isteyin. Titreşimli telefonu kullanın..
Anne ile kastınız sizin anneniz yani babanızın eşi ise durum şöyledir: Ölenin eşi: %12,5 Oğullarının her biri: %15,909 Kızlarının her biri: % 7,955 alır.
İnsan hata eder, hatanın da bir bedeli olur. Hainlik etmedikçe veya yapmamanız gereken bir dalgınlık yapmadıkça mesela cep telefonu ile oynarken öyle bir hata yapmış olmadıkça yaptığınız hatadır. Bu hatada iki sonuç çıkar. Birincisi, devletin koyduğu ceza ne ise onu ödersiniz. İkincisi de, bir insanın hata ile ölümüne sebep olduğunuz için iki ay oruç tutarsınız. Allah yardımcınız olsun.
Bunların hiçbiri cevap değildir. Asıl anlamamız gereken sır şudur: Bu hayatta sınav için varız. Sınav ise bizim keyfimize göre olmaz/olmayacaktır. Önümüze çıkanı kazanmaya çalışacağız. Önümüze çıkacak sınav ise hayat kadar çok ve renklidir. Namazla sınanmak ise bu renklerden biridir. Hiç kılmamak, kılıp bırakmak, kılarken hakkını verememek, sonradan ihmal etmek ve daha nice renkler vardır. Hepsine hazır olmamız gerekir. Bir kere, iki kere, yüz kere yıkılabiliriz ama yeniden kalkmaya hazır olmayız. Bu da bizim irademizle olacaktır. Duayı da unutmayın sakın!
Bir hile yapmadan kurallara uygun olarak indirimli bilet almanızda bir sakınca yoktur.
Sarhoş iken zaten namaz kılmak mümkün değildir, kılınan da kabul olmaz. Sarhoşluk geçtikten sonra ise o kırk gün içinde kılınan namazın bereketi olmaz. İçkinin helalliğine inanıp yani haram olduğunu inkâr ederek kullanan o hâliyle ölürse cahiliye ölümü ile ölmüş olur.