Fetva Meclisi
Soru
Özel bir hastanede hemşire olarak çalışıyorum. Bir hastaya yapmam gereken ilacı yanlışlıkla başka bir hastaya yapsam ya da yapmamam gereken bir ilacı aceleyle alıp hastaya yapsam ve bu müdahale sonucu hasta vefat etse hüküm ne olur?
Cevap
Benzer fetvalar
Seruma koyduğunuz ilacın hastanın hayatına etkisiyle bağlantılı bir durumdur. Buna göre seruma koymanız gereken basit bir ağrı kesici olup bunda bir ihmaliniz söz konusu olursa yaşama etkiniz olmadığından ölümden sorumlu sayılmazsınız. Yalnız hayata etkisi bulunan potasyum gibi içeriğe sahip bir serum ise kusurlu kabul edilirsiniz. Dolayısıyla doğru cevap vermek için bu ikisinin arasını ayırmak gerekir.
Siz, dediğiniz gibi ise Allah katında alacaklı durumdasınız. Hakkınızı helal ederseniz bir büyüklük göstermiş olursunuz. Allah da size ecir verir. Ahirete intikal ederse orada hakkınızı eksiksiz alırsınız.
Eğer o verdiğiniz bilgi insanlar tarafından uygulandığında bir yanlış yapacaklarsa ulaşabildiğiniz kadar insanlara ulaşıp bilginin doğrusunu söylemeniz gerekir. Böylece hem mü'mince bir tavır göstermiş hem de hatayı düzeltmiş olursunuz. İnsanız elbette hata ederiz. Hatada inatlaşırsak asıl yanlışı yapmış oluruz.
Ehliyeti yani kanuni salahiyeti olmadan bir hastaya müdahale eden, ortaya çıkan hatadan dolayı Allah katında mesul olur. Hastanın tazminatını da ödemek durumunda kalır. Bir doktorun yanında, ona yardımcı olarak veya doktorun sorumluluğunu alacağı bir iş dışında hastaya müdahale etmemelisiniz.
Selamünaleyküm. Şahsa ait bir şeyi ancak ölümcül bir durumda çalmanın ruhsatı olabilir. Tedavinin o ilaçla ölümcül bir bağlantısının olduğu kesin bir şekilde bilinmeli ve hiçbir alternatif de olmamalıdır. Mesela koca karı ilacı dediğimiz ilaçlar için bu geçerli olmaz. Çünkü o ilaçların tedavi gücü ispatlı değildir.Kadın ölünce erkekle ilişkisi tamamen biter. Erkeğin onun bedenine tutmak gibi bir yakınlığı caiz değildir. Cenaze yıkandıktan sonra yüzüne bakmak inşaallah böyle olmaz. Takva yönü ile söylenecek olursa bakmaktan da imtina etmesi gerekir.
Şefaat, sıra numarasına göre değildir ki! Bir hak ediş düzeyini yakalamak gerekmektedir. Bir kere o mantıkla bakıp ahireti basitleştirenin şefaat edilebilir niteliği kaybolur. Zira hata etmek ve günahkâr olmak başka şey, ahiret gibi bir zaman ve mekânı basite almak başka şeydir. Böyle anlayabiliriz meseleyi.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Bunların hiçbiri cevap değildir. Asıl anlamamız gereken sır şudur: Bu hayatta sınav için varız. Sınav ise bizim keyfimize göre olmaz/olmayacaktır. Önümüze çıkanı kazanmaya çalışacağız. Önümüze çıkacak sınav ise hayat kadar çok ve renklidir. Namazla sınanmak ise bu renklerden biridir. Hiç kılmamak, kılıp bırakmak, kılarken hakkını verememek, sonradan ihmal etmek ve daha nice renkler vardır. Hepsine hazır olmamız gerekir. Bir kere, iki kere, yüz kere yıkılabiliriz ama yeniden kalkmaya hazır olmayız. Bu da bizim irademizle olacaktır. Duayı da unutmayın sakın!
Teheccüd nafile bir ibadettir. Nafile ibadet için kul hakkı ihlal edilemez. Sabah namazı olsa idi böyle bir hak doğmazdı. Başka bir yöntem geliştirin, normal kalkabilen birinin sizi kaldırmasını isteyin. Titreşimli telefonu kullanın..
Sarhoş iken zaten namaz kılmak mümkün değildir, kılınan da kabul olmaz. Sarhoşluk geçtikten sonra ise o kırk gün içinde kılınan namazın bereketi olmaz. İçkinin helalliğine inanıp yani haram olduğunu inkâr ederek kullanan o hâliyle ölürse cahiliye ölümü ile ölmüş olur.
Çalışmadığınız için vebale girmezsiniz. Çalışırsanız sevap kazanabilirsiniz. Mesleğinizi unutmamaya çalışın. Yavrunuz büyüyünce de yarım mesai de olsa çalışın. Bir haramla karşılaşacak olursanız bırakırsınız.
Anne ile kastınız sizin anneniz yani babanızın eşi ise durum şöyledir: Ölenin eşi: %12,5 Oğullarının her biri: %15,909 Kızlarının her biri: % 7,955 alır.
Bir hile yapmadan kurallara uygun olarak indirimli bilet almanızda bir sakınca yoktur.