Fetva Meclisi
Soru
Ben ilahiyat okuyan, daha doğrusu okumaya çalışan bir gencim. Hocam ben İslami ilimlerin ilmini aldım ve bu aldığım ilimle çevremdekilere faydalı olmaya çalışıyorum. Arkadaşlar arasında dini sohbetler yapıyoruz; bildiğim, dilimin döndüğü kadarıyla sorulara cevap veriyorum. Geçenlerde dini mevzuda bir soru soruldu, konu hakkındaki bilgim çok fazla değildi ama cevap verdim. Daha sonra araştırdığımda fark ettim ki verdiğim hükümde isabet ettirememişim, çok pişman oldum, tövbe ettim ve bir daha bilmediğim konuda hüküm vermeyeceğime dair kendime söz verdim. Acaba ben verdiğim hükümle günaha girmiş olur muyum?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bilerek ve inatla bir hata yapmayın. Öğreteni bulunca önüne diz çökmeye hazır olun. İkaz edilince geri dönüş yapmayı bilin. Gerisine aldırmayın; şeytan sizi meşgul etmeye çalışıyor.
Bunu kendine bir ders yap ve diline hâkim olmayı öğrenmiş ol. İstiğfar et. Bolca Kur'an oku. İnşaallah bir sıkıntı olmaz.
Selamünaleyküm. Bir süreliğine meal okumayın, ilmihal ve benzeri kitapları inceleyin. Bu durum sizde hastalığa dönüşebilir, dikkatli olun. Kur'an'ın kendisini okuyun. Bu tür meseleleri incelemeyin.
İnşaallah öyle bir şey olmaz ama bu size ders olmalı ve insanların mahrem konularını yönlendirmeye karşı dikkatli olmalısınız.
Selamünaleyküm. 1- Sizin asıl ve asîl vazifeniz, gayeniz saliha bir eş ve mükemmel bir anne olmak olmalıdır. Öğretmenlik ve diğerleri ikinci işlerdir. 2- Evlenmenin size farz olduğunu anlarsanız babanızın engeline takılmanız gerekmez. Babaların veya annelerin farzları engelleme hakları yoktur. Duygunuzu değil de aklınızı kullanarak böyle bir sürece girebilirsiniz. 3- Öğretmenliğin mübarek bir iş olduğunu tartışmaya gerek yoktur. Siz, sonuçları mübarek olacak diye yaparsınız, öyle bir ortamda bulunursunuz. Sonuç ise sizin elinizde değildir. Bütün ilimler için sizin endişeleriniz geçerlidir. Bilhassa kimya için geçerli değil midir mesela? 4- İHL'lerin ilk bölümleri sizin için uygun olabilir ama sizin de belirttiğiniz gibi orada da sıkıntılı durumlar olacaktır. Kız bölümünü tercih edeceksiniz ve kendinizi koruyacaksınız. Allah yardımcınız olsun. Size dua ederiz.
Aleykümselam. Bir kere kararınız şu olsun: Kesin bir harama düşme söz konusu olunca muhakkak bırakmaya hazır olun. Şüpheler ve risk söz konusu ise anne babanızı üzmeyin, devam edin. Şunu da muhakkak bilin: İlahiyat size ilim adına çok şey vermeyecektir. Az bir şey ancak bulabilirsiniz orada. Siz o azı çok yapacaksınız. O azı çok yapmak da sizin ilahiyat yanında kendinize bir ilim ve takva çevresi oluşturmanızla mümkündür. Sizin gibi düşünen ve bunu dert edinen bir grup bulmaya çalışın. İyi bir ders halkası olan cemaate katılın. İbadetlerinizde titiz olun. Kitap okumayı zevk durumuna getirmeye çalışın.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Ölü doğan çocuğa canlı yaşayıp ölen gibi muamele yapılması gerekmez. Bir mezara da konabilirler.
Müslümana haksız yere eziyet etmenin ağırlığını benzetme bakımından 'Kâ'be'yi yıkmaktan daha ağır şeklinde ifadeler hadislerde vardır. Dediğiniz gibi değil ama bilhassa öldürme anlamında Müslüman'a eziyet etmeyi vurgulayan benzer sözler temel sahih kitaplarda bulunmasa da kaynaklarda vardır.
Eşin evi ihmal hakkı yoktur. Cihat bile olsa yaptığı, kadını Allah’ın emanet olarak görmelidir. Bu durum yani böyle bir eksiklik, erkeğin hatasından da kaynaklanabilir, kadının kendini yanından ayrılmanın zor olduğu biri yapamamasından da kaynaklanabilir. Kırmadan, dağıtmadan konuşma yoluyla bunun giderilmesi gerekir. Aman dikkat edin, bu şikayet bir zaman sonra çok kötü gidişatın işaretçisi olabilir aman dikkat edin. Allah yardımcınız olsun.
Bir damla gözyaşı, bir kıpırdama da tevbe olarak yetebilir ama asıl olan kulun tevbeyi ciddiye almasıdır. Kul ciddiye aldıkta sonra umut yüksektir. Sözünü ettiğiniz örnek, kulun ciddiyetinin yüksekliğine örnektir. Törene gerek yok ama ciddi tutmaya gerek vardır. Bu şekilde anlayalım.
Doktor raporu ile o durum hayati bir tehlike olarak gösterilmiş ve ilaçla tedavisi uzun vadede de olsa mümkün değilse zaruret olabilir.
Bir insan malının üçte biri kadarını vasiyet edebilir. Daha fazlasını vasiyet etmesi caiz olmaz. O kişi yanlış bir iş yapmıştır, düzeltilebilir.