Fetva Meclisi
Soru
Sanal ortamda sözler paylaşılıp ait olmadığı kişilere atfedilebiliyor. Ben de bugüne kadar laf arasında çokça kullandığım ancak bugün sahihliği konusunda bir bilgim olmayan, hadisi şerif olarak bildiğim, ‘bir Müslümanın kalbini kırmak, haksız olarak incitmek, Kâbe’yi 70 kere yıkmaktan daha günahtır.’ hadisi sahih mi acaba?
Cevap
Benzer fetvalar
Bunu şöyle anlamalıyız: Gerçeği ve hakkı gizlemek için söz sanatı kullanan biri… Bu tıpkı gerçeği gizlemek için silah kullanan biri gibi olduğundan hükmü de böyle olacaktır.
Bu hadis hiç yoktur diyelim; faiz basit bir günah mı olacak? Bu sorunun cevabından sonra meseleyi ele alabiliriz: Bu hadis, İbni Mace ve Taberanî gibi kitaplarımızda mevcuttur. Hadisin sahih olduğunu söyleyen de bulunduğu gibi aksini söyleyen de vardır. Buharî'deki bir hadis düzeyinde sahih olmadığı açıktır. Yalnız mevzû değildir. Peygamber aleyhisselam efendimizin günahları birbirine kıyaslamadığı ile alakalı söz ise ispatı zor bir iddiadır. Netice olarak ortada şu hakikatler vardır: - Bu hadis zinanın hafif bir günah olmasını gerektirmiyor. Ortadaki mesele faizin zinayla kıyaslanabilecek çapta ağır bir günah olmasıdır. - Hadis sahih olsa da olmasa da Kur'an'ımızın faizle ilgili hükümleri açıktır. Binaenaleyh meselenin tartışılmayı gerektirecek bir yönü yoktur. Allah yardımcımız olsun.
Eğer konuya 'Ahad haber' zaviyesinden bakarsanız, elinde bugün din olarak bilinen pek çok mesele için aynı durum söz konusu olur. Kabir azabı konusunda mütevatir bir hadis yoktur ama onlarca hadis vardır. Bunların toplamı ele alındığında bir kabir azabından söz edilmesi dinin bölümlerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. İki husus benim bu konuda sizin gibi düşünmemi engelliyor. Birincisi, asırlardan beri din üzerinde ilim mücadelesi veren ve adına EHLİSÜNNET dediğimiz binlerce âlimin kanaatinin bıraktığı birikimin akide olarak bunu ortaya koymuş olmasıdır. İkinci husus ise şudur: Tamam, yok dedik ve bitti tartışma. Ya varsa kabir azabı; ona karşı hazırlıklı olmanın sakıncası mı var? Böyle düşünüyor, böyle iman ediyorum. Allah Teâlâ'dan bizi dininde sabit kılmasını dileriz. Dua ediniz.
Selamünaleyküm. Sahih de olsa hadisi inkâr eden için küfür damgası kullanmayız ama onun hakkında iyi şeyler de düşünmeyiz. Bidat, küfre düşüren bir bidat değilse eğer sahibi onu sürekli yapsa da imandan çıkarır diyemeyiz. Küfre sayılan bir bidat ise bir kereliğine de olsa sahibini imandan çıkarır.
Aleykümselam. Böyle sahih bir hadis bilmiyorum.
Şeriat açısından muteber bir mahkeme kararı olmadan ‘insan öldürmenin’ asla kabul edilebilir yanı yoktur. İnsan öldüren ebedî ölüm tatmıştır artık. Ebedî cehennem onun içindir. Allah Teâlâ öyle bir afetten muhafaza buyursun. Ancak insan öldürmenin bunca ağırlığına rağmen ‘kâfir’ sözcüğünü kullanmaktan imtina ederiz. Onun hesabını Allah’a bırakmak en güzelidir. Anadolu deyimiyle ‘ısıran köpeği ısırmak’ durumuna düşmemek gerekir. Beşeri olarak hangi cezayı verebiliyorsak veririz ama imanı üzerinden kimseyi yargılayamayız ta ki, onun imandan çıktığını gördüğümüz bir sözüne veya eylemine kadar.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Ölü doğan çocuğa canlı yaşayıp ölen gibi muamele yapılması gerekmez. Bir mezara da konabilirler.
Eğer o verdiğiniz bilgi insanlar tarafından uygulandığında bir yanlış yapacaklarsa ulaşabildiğiniz kadar insanlara ulaşıp bilginin doğrusunu söylemeniz gerekir. Böylece hem mü'mince bir tavır göstermiş hem de hatayı düzeltmiş olursunuz. İnsanız elbette hata ederiz. Hatada inatlaşırsak asıl yanlışı yapmış oluruz.
Bir insan malının üçte biri kadarını vasiyet edebilir. Daha fazlasını vasiyet etmesi caiz olmaz. O kişi yanlış bir iş yapmıştır, düzeltilebilir.
Eşin evi ihmal hakkı yoktur. Cihat bile olsa yaptığı, kadını Allah’ın emanet olarak görmelidir. Bu durum yani böyle bir eksiklik, erkeğin hatasından da kaynaklanabilir, kadının kendini yanından ayrılmanın zor olduğu biri yapamamasından da kaynaklanabilir. Kırmadan, dağıtmadan konuşma yoluyla bunun giderilmesi gerekir. Aman dikkat edin, bu şikayet bir zaman sonra çok kötü gidişatın işaretçisi olabilir aman dikkat edin. Allah yardımcınız olsun.
Bir damla gözyaşı, bir kıpırdama da tevbe olarak yetebilir ama asıl olan kulun tevbeyi ciddiye almasıdır. Kul ciddiye aldıkta sonra umut yüksektir. Sözünü ettiğiniz örnek, kulun ciddiyetinin yüksekliğine örnektir. Törene gerek yok ama ciddi tutmaya gerek vardır. Bu şekilde anlayalım.
Kızım, ne yaparsan yap hamilelik sürecinde rahat edemezsin diyebilirim. Hamilelik bir imtihan dönemidir. Sabredeceksin. Bozma düzeyini. Bunu da yatırımın kabul et. Sana dualar ederiz.