Fetva Meclisi
Soru
Annemin büyük halası tüm malını vasiyetle hayır kurumuna bağışlamış. Buna itiraz edip hak talep etsek dinimizdeki hükmü ne olur? (Yaşayan çocuğu yok.)
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Çocuğunuz bulunduğuna göre, malınızın sadece üçte birini vasiyet edebilirsiniz. Üçte birinden fazlasını ise rica edersiniz, varisleriniz kabul ederlerse uygularlar.
Bu bir vasiyettir. Ölenin kendisine varis olacak birine vasiyet bırakması caiz değildir. Vasiyeti yok kabul etmelisiniz. Malı da ona göre bölüşün. Ancak diğer varislerin tamamı razı olursa bu vasiyetin geçerliliği olur.
Bir kere sen, babanın hizmetinde olmakla en güzel olanı yapmışsın, ne mutlu sana. Allah Teâlâ amelini kabul buyursun. Kardeşlerin de en ağır hatalardan birini yapmışlar. Allah onları mağfiret etsin. Baban ise iyi bir iş yapmadı. İnsanın ONA VARİS OLACAK BİRİNE VASİYET yazması caiz değildir. Ancak diğer varisler kabul ederlerse öyle bir vasiyet caiz olabilir. Bu sebeple siz vasiyeti yok kabul ederek mirası şeriata göre bölün. Böylece babanıza da iyilik yapmış olursunuz. Onların babaya karşı yanlış yapmaları mirastan men edilmelerini gerektiren bir durum değildir. Miras hakları nesep bağından dolayı oluşur, iyi evlat olmaktan oluşmaz.
Vasiyet yazmak genelde mal ile alakalı olarak bilinir. Aynı zamanda genel konularda da nasihat nitelikli vasiyet yazılabilir/yapılabilir, ona da vasiyet denir. Mal ile alakalı vasiyetin hükmü şöyledir: Vasiyet yazmak fukahanın ittifakı ile farz değildir. Bir müstahab/fazilet olarak kabul edilir ancak değişik durumlarda değişik hükümler alabilir: a- Ödenmemiş kefaret gibi dini bir vazifesi, resmi işlemlerle belgelenemeyecek borç ilişkileri gibi durumu olanların vasiyet yazması vaciptir. b- Varisleri zengin ama yakın akrabalarından yardıma muhtaç olanların bulunduğu birisinin onlara mal bırakacak bir vasiyet yazması ise müstahabtır. c- Mirasçıları mala muhtaç ve onun bırakacağı mal da az bir şey ise böyle birinin vasiyet yazıp başkasına mal bırakması mekruhtur. d- Malının üçte birinden daha fazlasını vasiyet edenin vasiyeti, -Zaten ona mirasçı olacak birine özellikle fazla alsın diye vaziyet yazması, -Haram bir şeye sebep olacak bir vasiyet yapılması, -Varislerin zarar göreceği bir vasiyet yapması haramdır.
Aleykümselam. İnsanın malına varis olacak kimselere ilave vasiyet yapması caiz değildir. Kalan mal dinimizin emrettiği şekilde dağıtılmalıdır.
Yasal rüşt çağına gelmiş ve mahkeme kararı ile üzerine vasi tayin edilmemiş bir insanın malını hiç kimse tasarrufunda tutamaz. Onlar size, “benim malım senin tasarrufunda olsun” diye vekâlet vermedikçe sizin yaptığınız yanlıştır. Zarar ederler veya etmezler, o sizin sorumluluğunuz değildir. Onlara ait ne varsa resmi yollarla devredin ki töhmet altında olmayasınız. Şu ana kadar yaptığınız iyiliği de Allah rızası için sayın.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Kızım, ne yaparsan yap hamilelik sürecinde rahat edemezsin diyebilirim. Hamilelik bir imtihan dönemidir. Sabredeceksin. Bozma düzeyini. Bunu da yatırımın kabul et. Sana dualar ederiz.
Müslümana haksız yere eziyet etmenin ağırlığını benzetme bakımından 'Kâ'be'yi yıkmaktan daha ağır şeklinde ifadeler hadislerde vardır. Dediğiniz gibi değil ama bilhassa öldürme anlamında Müslüman'a eziyet etmeyi vurgulayan benzer sözler temel sahih kitaplarda bulunmasa da kaynaklarda vardır.
Ölü doğan çocuğa canlı yaşayıp ölen gibi muamele yapılması gerekmez. Bir mezara da konabilirler.
Eğer o verdiğiniz bilgi insanlar tarafından uygulandığında bir yanlış yapacaklarsa ulaşabildiğiniz kadar insanlara ulaşıp bilginin doğrusunu söylemeniz gerekir. Böylece hem mü'mince bir tavır göstermiş hem de hatayı düzeltmiş olursunuz. İnsanız elbette hata ederiz. Hatada inatlaşırsak asıl yanlışı yapmış oluruz.
Eşin evi ihmal hakkı yoktur. Cihat bile olsa yaptığı, kadını Allah’ın emanet olarak görmelidir. Bu durum yani böyle bir eksiklik, erkeğin hatasından da kaynaklanabilir, kadının kendini yanından ayrılmanın zor olduğu biri yapamamasından da kaynaklanabilir. Kırmadan, dağıtmadan konuşma yoluyla bunun giderilmesi gerekir. Aman dikkat edin, bu şikayet bir zaman sonra çok kötü gidişatın işaretçisi olabilir aman dikkat edin. Allah yardımcınız olsun.
Bir damla gözyaşı, bir kıpırdama da tevbe olarak yetebilir ama asıl olan kulun tevbeyi ciddiye almasıdır. Kul ciddiye aldıkta sonra umut yüksektir. Sözünü ettiğiniz örnek, kulun ciddiyetinin yüksekliğine örnektir. Törene gerek yok ama ciddi tutmaya gerek vardır. Bu şekilde anlayalım.