Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben üniversite öğrencisiyim ve mühendislik okuyorum. Okuduğum ortamda elliye yakın erkek var. Ben ibadetlerimi ve tesettürümü tam anlamıyla yapıp erkek ortamında bulunmazsam ve Kur’an’ın gerektirdiği gibi yaşarsam yine de o ortamda okumam caiz değil midir? Bir de şöyle bir düşüncem var okulu bırakıp hafız olsam çok güzel olur bunu biliyorum ama biri tarafından cesaretlendirilmem gerekiyor. Yardımcı olur musunuz? Hayatımı artık daha farklı yaşamak istiyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Bir işe haram veya helal yönüyle bakılır. Kimin ne diyeceğine bakılırsa o işte ibadet kıvamı olmaz. Caiz olacak bir işi de haram gibi görmek aşırılıktır. Fıkhına caiz görüleni caiz bil.
Mü'min bir hanım nerede bulunursa bulunsun imanı ve ahlakı ile bulunur. İmanını ve ahlakını koruma mücadelesi içerisinde bulunur. Karma ortam, senin imanını ve ahlakını zedelememelidir. Tükendiğini hissettiğin yer neresi ise orası senin bulunacağın mekân değildir. Bunu bilerek kabiliyetine göre tercih yapabilirsin. Din eğitiminde kabiliyetin varsa hafızlığı ve fıkhı, tıp eğitiminde kabiliyetin varsa tıbbı tercih edebilirsin. Kabiliyetine, ilgi alanına göre bir alan belirleyip tükenmeden, erimeden yol almak esas olandır. Allah'a emanet olasın.
Düşüncelerinizi tebrik ederim. Rabbimiz hassasiyetinizi daim kılsın. Öncelikle meslek seçiminde fıtratınıza en uygun, yeteneklerinizi göz önünde bulundurarak kabiliyetinizi en verimli olarak kullanabileceğinizi düşündüğünüz bir bölüm olmasına dikkat etmenizi tavsiye ederiz. Bir mü'min hanımın bulunduğu yer, Allah'ın haramlarından bir harama sevk ediyorsa hayatî bir zaruret olmadıkça orada bulunmamaya dikkat etmelidir. Bu kural her yer için geçerlidir. Bulunan ortamın halvet olmamasına çok dikkat etmemiz gerekir. Halvet ise üçüncü kişiye kapalı bir ortamda yabancı erkekle baş başa kalmaktır. Kişi imanını, mü’min kimliğini korudukça koruma altında demektir biiznillah. Bir kimse kendisini ne kadar haramdan uzak tutabileceğine bakarak bu konularda karar vermelidir. Mü'min çalışma ortamının harama bulaşmadan bulunulan bir yer olması hususuna dikkat ederek tercihlerde bulunur. Kişi kendi imanı ve ahlakı erimeden mesleğini yapabilecekse bu doğrultuda hareket eder. Ne kadar tavizsiz ve yararlı durabileceğinize bakarak karar verebilirsiniz. Allah yardımcınız olsun. Rabbimiz umduğunuzdan daha iyi işler yapmanızı nasip etsin.
Bir: Ailenizle savaşarak bir iş yapmamayı ilke edinin. Yapacağınızı ikna ederek, zamana yayarak yapmayı bilmelisiniz. Sizin öğretmenliğinizin gereği de budur. İki: Allah Teâlâ'nın size vermediğini anladığınız bir kabiliyet üzerinden öğrenim görmenizin anlamı yoktur. Kabiliyetiniz varsa devam edeceksiniz. Bu konudaki kabiliyeti de duygusallıkla değil bilenle istişare ederek belirleyin. Üç: Ne ve neresi olursa olsun, kendinizi Allah'ın haramlarından bir harama düşecek durumda görürseniz oradan ve o işten çekileceksiniz. Bu üniversite de olsa böyledir. Haram üzerinden gelecek kurulmaz. Üniversitedeki durumunuzu bu açıdan da ele alın. Dört: Hafızlık istemekle değil kabiliyetle elde edilebilir. Yaz aylarına serpiştirilmesi büyük oranda olmayacak bir projeye dönüşür. Bunu da o konudaki ehil biri ile istişare ederek belirleyin. Beş: Bu aradaki ilişkiler ve bağlantılar nedeniyle kendinizi kör bir aşka ve sürüklenerek gideceğiniz bir evliliğe kaptırmamaya bakın. Altı: Bu zor döneminizde yalnız kalmamak için dua etmeyi unutmayın. Yoğun dualarınız olsun. Sabah akşam, namazlardan sonra... Sürekli dua edin.
Selamünaleyküm. İsa kardeş, sizi tebrik ederim. Mübarek bir yola girmişsiniz. Allah sizi sevdiği amellere muvaffak kılsın. Hafızlık, Kur'an'ı baştan sona kadar ezber okumanın adıdır. Hafızlıkta asıl gaye, hafız olan kişinin okuması değildir. Bilakis asıl gaye, Kur'an mucizesinin insandan insana kıyamete kadar sürmesini sağlamaktır. Düşünebiliyor musunuz, kâğıdın bile bulunamadığı günlerden bu güne kadar tek bir harfi bile zayi olmadan Kur'an bize ulaştı; bu hafızlar sayesinde oldu. Dolayısıyla hafızlar, muhteşem bir mucizenin canlı örnekleridirler. Okudukça sevap kazanmaktadırlar, o ayrı bir meseledir. Belki şimdi, bu teknolojinin sonra hafızlara bu oranda bir ihtiyaç yoktur ama nihayetinde sistem aynı sistemdir, mucize aynı mucizedir. Sizin hafız olmayı arzu etmeniz, kıyamete kadar anılacak Kur'an'ı korumak için Allah'ın seçtiği mü'min kulları arasında bulunmuş olmak anlamına gelmektedir ki, bu tarif edilemez bir nimettir. İmkânınız varsa kesinlikle bu fırsatı kaçırmayın. Hiçbir yaş, hafız olmaya mani değildir. Bazı şartlarda yaşı ileri olanlar daha şuurlu hafız olmaktadırlar. Belki evliliğiniz bir tür ağırlaştırabilir bu süreci ama engel olmaz. Hele hele sizin hafız olmanızı kendisi için de bir şefaat vesilesi görebilecek bir saliha kadına rastlarsanız mükemmel bir nimet yakalamış olursunuz. İşin doğrusu, sizin hafızlığınızın ne kadar ve nasıl olabileceğini en güzel sizinle yüz yüze görüşerek belirleyebiliriz. Bir günlüğüne İstanbul'a gelebilirseniz bu hususu genişçe konuşabiliriz. Üç gün beş gün de gelebilirsiniz misafirimiz olursunuz. Yine de ana ölçüleri size belirteyim, kendinizi test edin: a- Bir sayfaya bakarak, en çok bir buçuk dakikada okuyabilmelisiniz. Tecvid kurallarına riayet ederek ve hata etmeden bir buçuk dakikada okuyabilirseniz, hafızlık için uygun standarda gelmiş sayılırsınız. b- Bir gün sabah vaktinde bir sayfayı ezberlemeye çalışın. Âyet âyet ezberleyin. İki ayeti ezberleyince ikisini birden birkaç kere okuyun. Üçüncüyü ezberleyince üçünü birden... Bu şekilde bir sayfayı bitirin. Sayfayı baştan sona kadar topluca da birkaç kere okuyun. Ezberlediğinizi anlayınca bırakın. c- O gece yatın. Sabah kalktığınızda, ezberlediğiniz sayfayı iki üç kere bakarak okuyun. Sonra da ezbere okuyun. Yanlışsız okuyorsanız birinci kademe geçilmiştir. d- Aradan birkaç gün geçtikten sonra bir sabah aynı testi tekrar yapın; iki üç takılmayla aynı sayfayı okuyabiliyorsanız hafızlığınız için bir engel yok demektir. Riya veya benzeri hiçbir engele takılmayın. Bu muhteşem bir cihattır sizin için, heyecanınız varken kaçırmayın fırsatı. Allah işinizi kolay etsin. Yüzünüz ak olsun.
Doğru düşünüyorsun. Hafız olma şartı getirme. İyi bir mü'min olması yeterlidir. Doktorun doktorla evlenmesinin birinci dereceden yararlı olabileceğini zannetmiyorum. Elbette olumlu sürenleri vardır ama iki aynı iş sahibinin bir evde sıkıntısı çok olabilir. Farklı birini bul, meslek sahibi olması gerekmez; kadın olsun, anne olsun, hanımefendi osun yeter.