Fetva Meclisi
Soru
Hocam bu yıl içinde evlilik durumumuz var. Eş adayım çalışma karşıtı birisi. Ben, ‘haram ortamda değil de Diyanet kadrosunda olmak ve ilmi manada ilerlemek istiyorum’ desem de o ikna olmuyor. Bu kararımda ısrar etmeli miyim ya da ilmini şu şekilde artırabilirsin şeklinde bir öneriniz var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Din olarak hiçbir sorun olmaz ama sen dinden başka bir şeyi takmadan yaşayabilen biri misin? Bunun üzerinden duygusal olmayan bir karar vermeye çalış.
Tam bu anlattığınız gibi bir eş dinden çıkmış sayılır. Bir Müslüman olarak siz onun eşi olamazsınız. Onu karşınıza oturtup durumun vahametini konuşun. Konunun eşliğin bitmesi veya devam etmesi olarak anlaşılmasını söyleyin. Son sözleri bu sözler olan bir erkek, Müslüman kadının kocası olarak kalamaz. Ayrılmanız gerekir. Tabii bu arada eşinizin ailesiyle de görüşün ve destek isteyin.
Son kararı babanızın vermesi sizin taviz veremeyeceğiniz noktadır. Onun altındaki durumlar haram işlemek düzeyinde değilse de iyi bir durum da sayılmamalıdır. Allah yardımcınız olsun.
İki üç kere ricada bulunulabilir ama zillete düşme düzeyinde bir yalvarma olmamalıdır.
Durum, evlenirken yaptığınız sözleşmenize bağlıdır. “Ben tahsilimi sürdüreceğim” dediniz ve o da kabul etti ise şimdi engel olma hakkı yoktur. Böyle bir şart koşmadan evlendiniz de şimdi bunu istiyorsanız, eşinizin sizi evde görmek, derslerle yorulmuş bir kadın görmemek istemesi hakkıdır. Siz yanlış bir istekte bulunuyorsunuz. Size tavsiyemiz, böyle bir konu ile yuvanızın temellerini çürütmemenizdir. Tahsilinizi yapacaksanız da tartışma konusu yapmadan, daha dolaylı yöntemler üreterek yapın. Şeytan bu fırsatı kaçırmaz bunu iyi bilin.
Eşiniz ve siz bir aile danışmanına gitmelisiniz. Eşiniz de bir insan olarak hata ettiğini anlamayabilir. Ola ki nasihat ona etki eder. Umudunuzu kesmeyin. Düzelebileceği ve eli açık duruma gelebileceği umudu ile sabredin, nasihat edin, çevresinin daha güzel insanlardan olması için uğraşın. Bir de işi inatlaşmaya kaydırmamak için dikkat edin. Allah yardımcınız olsun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Önce kendini iyi bir mü'min olarak yetiştirmeyi düşünmelisin. Kendini yetiştirmen işi aslıdır. Sen iyi yetişmiş biri olunca işler senin etrafında kendiliğinden yığılacak zaten. Sen vakit ve gündem sıkıntısı çekmeyeceksin. Şu anda adeta tepeden inmeye çalıştığın için önün karıştı. Kendini yetiştirmen şöyledir: - Haramlardan korunmuş olarak yetiş. Hiçbir harama bulaşma. - Üzerinde Allah'ın farzlarından bir farzın esikliği bulunmasın. Bütün farzları yerine getir. - Başta anne baba olmak üzere insanlarla sorunlu olma. - Bulunduğun alanda vasıflı biri olarak yetiş. - Mü'min kardeşlerinle ilişkilerin güzel olsun. Bir kardeş grubun muhakkak bulunsun. - Din ilimlerinden zorunlu denen ilimleri öğren.
Kastınız tam anlaşılamamıştır. Eğer 'okulda öğrendiklerimizi özel vakıfta ders olarak vermek' ise kastınız bunun yapılmasında bir sakınca olmaz. Aldığınız bilgi size, onu kimseye öğretmeyeceksiniz diye verilmiyor. Sizin de onu başkalarına öğretmenizde sakınca yoktur.
Esasen bu hoş bir şeydir. Bu sizde ilerlerse bir çeşit evham olabilir. Zaman zaman meal okuyun ama okuduğunuz üzerinde keşifler yapmış havasına girmeyin. Okuyun bir şeyler hissettiğinizde o bölümün tefsirini okuyun. Tefsir okumadan zihninizde oluşturduğunuz keşif ve rahatlamalar sizi aleyhinize olacak neticelere sevk edebilir. Kur'an'ımız hacmi ağır bir kaynaktır, usulsüz kullanıldığında umulmayan ve beklenmeyen sonuçlara da sevk edebilir.
Sünnet namazların tamamının niyeti Allah İÇİN NAMAZ KILMAYA niyet etmektir. Bunun dille söylenmesi de şart değildir. Kalpten namaza başlarken onun geçmesi niyettir.
Şahitlik, bir duruma ait raporu belgelemektir. Bu mahkemede olur, bakkalda olur, evde olur, camide olur. Yalan beyanda bulunmak ve yalan şahitlik yapmak ise mü’min için haramdır. Herhangi bir haram gibi yalandan kaynaklanan haramdan da tevbe edilmelidir. Yalanın tevbesi de onu düzelten doğruyu ortaya çıkarmaktır. Şunu da tespit etmek gerekiyor: Kasten olmayan yani bir hata veya yanlış bilme üzerine ağızdan çıkan söz için HATA demek daha doğru olur. Yalan o durum için ağır gelir.
Teheccüdü uyuduktan sonra uyanıp kılmak esas olandır. İmsaktan önce ne zaman kılınsa yine teheccüd olur inşaallah.