Fetva Meclisi
Soru
Evlenme vaktimin geldiğini düşünüyorum. Kendi işim var çok şükür, durumum normal, ailemi Allah’ın izniyle geçindirebilecek durumdayım. Bir ortak arkadaş vesilesiyle gördüğüm ve beğendiğim eş adayı var, o aday da beni görmüş, görüşmeye niyetlendik. Hatta ailemi göndereyim dedim ama kısmet olmadı. Ben de ısrar ettim. O da ‘tanışmak istemiyorum’ demiş son olarak ortak arkadaşımıza. Bu durumda ısrar etmeli miyim?
Cevap
Benzer fetvalar
İman ve ahlâk sıkıntısı yaşayanlarla insan olarak ilişki içinde olabiliriz/olmalıyız da. Şunu da unutmamak zorundayız: Biz de insanız, onların etkilendiği gibi biz de etkilenebilir ve onlar gibi olabiliriz. Bu nedenle ‘insanî ilişki’ düzeyinde ve seviyeli bir beraberliğimiz olmalıdır. Onları ıslah etme gayretimiz bile bir risktir. Bugün onları kınadığımız şeyleri yarın biz yapıyor olabiliriz. Neticede bir mikrop her şeyi bitirebiliyor.
Eş adayınızı böyle bir konuyu önceden görüşme ve görüşünü belirtme hakkı vardır. Sakın bu konuda net bir karar vermeden evlenmeyin, sonradan anlaşma yapamazsınız, şimdi ne konuşursanız o kalır. Bizim kanaatimiz, aile mutluluğuna sahip çıkmanın ilimden de önce geleceği şeklindedir.
Şunu unutmayın: İnsanlar yüzde yüz denebilecek bir sevgi ve sempati ile girdikleri evlilik süreçlerini bile kötü sonlandırıyorlar. Siz onca tereddütten sonra nasıl mutlu olacaksınız?
İffetimizi işe, aşa kilitleyemeyiz. İş ve evlilik bir arada aranabilir değerlerdir. Böyle gereksiz bir ayrım yapmayın. Bulunca işe, bulunca evliliğe siyaseti güdün.
Tevbe edip Rabbinin kapısına yönelmiş bir insanın geçmişi hiç önemli değildir. Sen şimdiki hâlin gibisin. Geçmişin biiznillah yok demektir. Çok güzel bir evlilik de yapabilirsin. Sana teklifle gelenlere, “Şu yaşa kadar böyle değildim. Sonra tevbe ettim.” diye genel bir ifade kullan, ayrıntıya girme. Seni böyle kabul edenin sana itiraz edeceği bir şey olmaz artık. Allah yardımcın olsun.
Selamünaleyküm. Zinadan önceki durumlar için evlenmeyi sakıncalı duruma getirecek bir nokta yoktur. Evet, değer kaybı vardır ama engel yoktur. Ortadaki durum, ahlâk açısından ele alınmalıdır. Erkek ve kadın da kendilerine zorunlu hissediyorlarsa hemen evlenerek bu süreci ıslah etsinler.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Bezzar, 3/312'de bulabilirsiniz bu hadisi.
Bu sizin de ne kadar alacağınız veya almayacağınız ihtiyaçtır, kestirmeniz zor bir durumdur. İnşaallah hiç almazsanız ama böyle inat edenler bir zaman sonra yenildiler. Size tavsiye edebileceğim en iyi çare, TV aratmayacak bir kardeş grubu oluşturmanızdır. Sizin, eşiniz ve çocuklarınız için bu gereklidir. Aksi takdirde erken pes edersiniz. Allah yardımcınız olsun.
Kardeşim, şöyle düşünün: Rasulullah aleyhisselamın kabrinin başındaki mescidinde, Kâ'be'mizin dibinde kılınan namazımızın kabul olmadığını iddia etmemiz ne anlama geliyor? İslam bu kadar kalktı mı yeryüzünden? Eyvah, eyvah!
Sevgili kardeşim, hacc gibi büyük bir ibadet hakkında o tür iddiaların kıyamet günü hesabı ağır olabilir. Aman dikkat et! İbadet bizim, Mekke bizim, İngiliz'e lanet olsun; onun yüzünden haccı yok sayamayız. Büyük müçtehitlerin konuşması gereken hususları biz duygusal bir sözle gündeme getiremeyiz. Papaza kızıp oruç bozmak denir buna.
Asla güvenmemelisin, şimdi ne ise o, ileride de o olarak kalır. Şu anda kalbinin tatmin olduğu birini bulana kadar sabret.
Mümkünse hemşire tutun. İmkânınız yoksa bu şart değildir. Kendinizi hemşire yerine koyabilirsiniz. Bir hemşirenin yapabileceğini yapmanızda sakınca yoktur.