Fetva Meclisi
Soru
Ben 23 yaşındayım ve Almanya’da yaşıyorum. Almanya’da bulunan İslami bir kurstan eğitim aldım ve camide görev yapmaktayım. Aynı zamanda da açıktan ilahiyat okuyorum. Ailem evlenip mutlu olmamı çok istiyor. Ben dinini bilen ve ahlaklı olan bir eş adayını bekledim ama olmadı, gelenleri her reddedişimde ailem tepki gösteriyor. Şu anda görücü usulü ile gelen eş adayı ahlaklı ve namazını kılsa da İslami bilgiye pek sahip değil ve aynı yaştayız, hatta ben iki ay büyüğüm, fakat konuşmalarından olgun biri olmadığını sezdim. Onun istediği, benim onu teşvik etmem yönünde oldu; sen bana yap dersen ben Kur’an da okurum, namazlarıma daha da özen gösteririm, yeter ki sen bana yap de, diyor. Sen bana bir iki defa dedikten sonra ben artık ibadetlerimi kendim yapmaya başlarım, diyor. Ben teşvik etmekten ziyade teşvik edilmek istiyorum, tesettürümden taviz verdiğimde beni uyaran, hatalarımda bana yol gösteren birini istiyorum, hep de böyle dua ediyorum ama yanlış mı yapıyorum? Ben ne yapmalıyım? O kişiye ne kadar güvenebilirim?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Allah sana gerçeği erkenden göstermiş. Sen de belanı aramıyorsan kaç ve kurtul. Uzak dur. Belana koşarsan da kimseyi kınama daha sonra!
Tam haram denebilecek bir pozisyonla karşılaşırsanız ne nafile ne de farz bir iş o harama mazeret olamaz. Riskten söz ederseniz o risk her yerde bulunabilir. Kendinizi koruyacaksınız. Başka türlü bu ülkede bir iş yapılamıyor. Allah yardımcınız olsun. Size dualar ederim, sizden de dualar beklerim.
Hoca hanım, Allah yardımcın olsun. Sen çocukların varlığını gerekçe görerek ayrılmamayı tercih ediyorsun ama ben sana çocuklardan daha önemli olan bir noktayı dikkate almanı tavsiye edeceğim: Huzurun ve kalp rahatlığın. Gitgide bu iki şeyi kaybetmen seni hasta edebilir. Elbette çocukların varlığı büyük bir değer ama kendisini yitirmiş bir anne o çocuklar için bir ağırlık oluşturmayacaktır ileriki dönemde. Bu pencereden ele al konuyu. Eşinin namaz kılmaması ve senin dine hizmetini hafif görmesi noktasından baktığımızda ise sen de çok iyi biliyorsun ki KÖKTEN NAMAZI İHMAL EDEN birinden ayrılmak bir kadın için yanlış bir boşanma talebi değildir. Tarif ettiğin, eşin namazla başlayan bir uçurumun kenarında duruyor. Konunun bu boyutunu onunla ciddi bir şekilde değerlendirmen belki onun için iyi bir tebliğ ve kendisine gelme sebebi olabilir. Allah işini kolay etsin, kalbine ferahlık versin.
Yavrum, bu ikisini bir arada pek az insan görebilmiştir. Böyle bir boş temenni ile vakit geçirme sen. Aksine şöyle yap: 1- Anne babanın önünde mükemmel bir evlat ol. 2- Din hususunda onlara tepeden öğüt veren durumda olma. Zamana yay, sabırlı ol. 3- Emelini beslediğin gayen uğrunda onların desteği ile değil kendi aşkınla ve heyecanınla yol almaya bak. Onlar da seninle olursa ne ala, olmazsa sen kazanırsın. 4- Netice olarak sen ve ailen iki ayrı grup olsanız da sen iki grubu da yürütmek zorundasın. İmtihan böyle bir şeydir güzel kardeşim. Allah yardımcın olsun.
Aleykümselam. Kimse kimsenin hidayetini yönlendiremez. Peygamberlerin bile en çok sevdiklerinin hidayetlerine vesile olamadıkları olmuştur. Biz, en mükemmeli isteriz, hüküm Allah'ındır. O ne dilerse olacak olan odur. Siz, bir kere sabırlı olun. Asla vazgeçmeyin, yılmayın, yorulmayın, üşenmeyin. Aceleci olmayacaksınız. Yapacağınız en iyi şey, insanlıkta onların gözünde kusursuz olmaktır. Böylece senin üzerinden güzeli ve iyiyi görme fırsatını bulmuş olacaklar ama bu uzun vadede olur. Sabreden kazanır, kanun budur. Dua etmeyi de unutmayasın.
Ağır bir hizmet, acil bir durum söz konusu olduğunda gitmen zorunlu olur. Normal durumlarda gitmeyebilirsin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Sevgili kardeşim, hacc gibi büyük bir ibadet hakkında o tür iddiaların kıyamet günü hesabı ağır olabilir. Aman dikkat et! İbadet bizim, Mekke bizim, İngiliz'e lanet olsun; onun yüzünden haccı yok sayamayız. Büyük müçtehitlerin konuşması gereken hususları biz duygusal bir sözle gündeme getiremeyiz. Papaza kızıp oruç bozmak denir buna.
Kulağı deldirip küpe takmak kadınlar için caiz görülmüştür. Kadınların bunu bir ziynet olarak algılamaları eskiden beri vardı. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem de buna açık bir yasak getirmemişti. Bu nedenle de kadınlar için kulak deldirip ziynet takmak caiz görülmüştür. Erkeklerin kulaklarını deldirmeleri ise: -Kadınlara benzemeyi gerektirdiği, -Batı kültüründe düşük kimselerin yaptığı işleri taklidi getirdiği -Ve küpe olarak altın kullanıldığında altının erkeğe haram olması nedeniyle caiz görülmemiştir.
Bu sizin de ne kadar alacağınız veya almayacağınız ihtiyaçtır, kestirmeniz zor bir durumdur. İnşaallah hiç almazsanız ama böyle inat edenler bir zaman sonra yenildiler. Size tavsiye edebileceğim en iyi çare, TV aratmayacak bir kardeş grubu oluşturmanızdır. Sizin, eşiniz ve çocuklarınız için bu gereklidir. Aksi takdirde erken pes edersiniz. Allah yardımcınız olsun.
İki üç kere ricada bulunulabilir ama zillete düşme düzeyinde bir yalvarma olmamalıdır.
Hadisi şerif, her şeyden öce bize, imanın bir alt yapısı bulunduğunu ve bu alt yapıya dikkat etmediğimiz takdirde imanın içinin boşalabileceğini, bu alt yapıdan birinin de mü'minler arasında sevgi/kaynaşma gibi kavramlar olacağını göstermektedir. Mü'minler birbirlerini sevmedikçe ve bu sevgiyi 'selam kalitesinde' izhar etmedikçe iman açısından sorunlu olmaya devam edeceklerdir. Şunu da bilmek gerekir ki, mü'minler arasında Allah rızasına dayalı sevgi kadar 'Allah rızasına dayalı protesto' da gereklidir. O da imandan bir bölümdür. Kardeşliği kesip atmamak kaydı ile hatalara karşı tepkili olmak, aktif bir iman sahibi olmanın gereğidir. Bunu, bu şekilde yapabilen imanına dair bir iş yapmış olur.
Bezzar, 3/312'de bulabilirsiniz bu hadisi.