Fetva Meclisi
Soru
Saygıdeğer hocam bu yaşıma kadar dinimiz ile ilgili öğrenmiş olduğum şeylerin neredeyse tamamına yakınını sizin sohbetleriniz ve kitaplarınızın vesilesi ile öğrendim. Allah sizden razı olsun ve çalışmalarınızı hayırla devam ettirsin. Ben şu an Fen Bilgisi öğretmenliği son sınıf öğrencisiyim. İslam’ı kurallara uyarak evlenme niyeti ile görüştüğüm bir beyefendi var. O hafız elhamdülillah. Biz hayırlısı ile okulum bitince bir yuva kurmak istiyoruz. Bu yuvayı kurarken de her zaman Rabbimizi razı edecek işler yapmak niyetindeyiz. Düğününden tutun, ev düzenine, misafir ağırlamaya kadar her işimizde Rabbimiz bizden nasıl adımlar atmamızı istiyor ise o adımları atmak niyetindeyiz. Şu an ise bir sorunumuz var. Eş adayıma TOKİ’den ev çıktı. Biz TOKİ’nin caiz olmadığını biliyoruz ve bu evi almak istemiyoruz. Eş adayımın ailesi bu evi almakta ısrarcı. Ailesini ikna etmeye çalışıyor ama ikna olacak gibi durmuyorlar. Ben de Katılım Bankalarını inceledim, sizin de fetvanızı okudum. Bu kuruluş için görünen kadarıyla haramdır diyemeyiz demişsiniz. Ne yapalım nasıl bir yol izleyelim?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu konuda bizim kanaatimiz olumsuzdur ama uygun bulan hoca efendiler de vardır. Onların kanaatine göre hareket edebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Sözünü ettiğiniz kurumun helal gösterip haramı yapmadığına itimat ediyorsanız, o sistemle ev alabilirsiniz. Ayrıca bir bayan olarak erkeklerin ekonomik tutumlarını biraz daha rahat bırakmalısınız. Eşiniz imanı olan ve haram helal ölçülerini bilen biri ise onu rahat bırakın ki, o da size müdahale ihtiyacı, reddetme, cevap verme veya sizden gizleme ihtiyacı hissetmesin. Zamanımızda yaygınlaşan 'ev edinme putu' başımıza huzursuzluktan başka bir şey getirmiyor. Ben kirada oturan iş adamları biliyorum. Pek de zenginler. Hayata daha esnek bakın. Burası cennet değil!
Bu anlamda bir denklik dinen şart değildir, herkes ana ilkelerde buluşulduktan sonra evlenilebilir durumdadır. Şunu da unutmamamız gerekir: Evlilik risk üzerine risktir, sizin verdiğiniz örnek bu riske ilave bir risk daha getirmiş oluyorsunuz. Kimseyi işinden dolayı ayıplayamayız ama bir tekstil işçisi ilim adamı birini takdir edemiyor olabilir. Evlenmek sizin için farz durumuna gelmedi ise tavsiye etmeyiz.
Selamünaleyküm. Sizi de eşinizi de tebrik ederim. Allah amelinizi makbul buyursun. Tam anlamıyla cihat üzeresiniz. Ne mutlu size. Böyle karı koca kendilerini Allah'a vermişlere hayran oluyorum. Mübarek bir davranış üzeresiniz. Bana da dua etmenizi rica ederim. Gelinimiz, işini hemen bıraksın. İngilizcesi iyi ise özel derslerle hocalığını yapar. Evlilik ateşine tutuşmuş delikanlılara ders vermek genç bir kadının işi değil, gerekli de değil. Siz bu heyecanla beraberken nerede olursanız olun Allah size yardım eder. Mus'ab yetiştirmenin kolay yeri yoktur. Aileyi büyütme ve yakınlara tesir etme gibi ilaveleri de katarak onların yanına geçmenizi daha makul bulurum. Siz kendiniz bir Mus'ab olun, Yesribler yeşersin sizin elinizle. Bana ait ne varsa o da sizin olsun. Yazın çizin, kullanın; yeter ki beni bir duadan unutmayın. İmrendiğim aile yuvanızın saadeti için dualar ederim
Aleykümselam. Hiç taviz verme. Allah yardımcın olsun. Meryem ve Asiye de tekti. Kalabalıkları izleyecek hâlimiz yoktur. Biz, Allah ile olduktan sonra tek kalmaya razıyız. Sabret ve diren. Asla gevşeme; bekar kalan ölmüyor ya!
Siz ve eşiniz var kabul edin. Aileniz olarak gerisini yokmuşlar gibi kabul edip yaşamaya alışın. Dertsizlik cennettedir, burası dert diyarıdır. Bırakın dertleriniz olsun ama siz dik olun, sağlam durun. 'Eşiniz ve siz', bunu unutmayın! Gerisine yüzeysel olarak hatasız bir yakınlık gösterin, onları hayatınızın ortağı yapmayın. Seviyeli ve açık vermeyen bir mesafe koyabilirsiniz aranıza. Onlarla ilgilenmeyecek kadar vaktinizi iyi işlerle doldurun. Kendinize ve ahiretinize yatırım yapın. Allah yardımcınız olsun.
aile konusundaki diğer fetvalar
Kardeşiniz çocuk değil neticede. Kendi geleceğini ve ahiretini düşünebilecek kıvamda biri. Siz tepkinizi koyun. Razı olmadığınızı söyleyin. Yarın zinaya düşmek veya sizi çiğnemek gibi bir ağır hataya düşmesinden ise evlensin dersiniz.
Buna aile içi istihbarat veya tecessüs diyebiliriz. Ve konumuz sadece ebeveynin çocukları izlemesi değildir. Aile fertlerinin birbirlerine karşı özellikle de eşlerin izlemesi söz konusudur. Bu nedenle konuyu aile içi tecessüs (takip etme, gizlice hatayı araştırma) diyebiliriz. Tecessüs dinimizin en temel yasaklarından biridir ve haramdır. Müslümanlar birbirlerini dış görünüşleri itibariyle kabullenmelidirler. Niyet okumak, ayıpları araştırmak yoktur. Kişinin kendisi ve ona ait özeli bu yasağa dâhildir. Aile içinde olağan üstü bir risk veya gösterge durumunda sınırlı ve ölçülü bir takip, inceleme yapılabilir. Bunu aslında tüketilmesi haram olan mesela domuz etinin sınırlı bir tüketime izin verilmesi gibi kabul edebiliriz. Bu yapılırken de anne baba gibi Allah Teâlâ’nın veli kabul ettiği biri bunu yapmalıdır. Veya onun görevlendirdiği biri yapmalıdır. Bu bir evham ve tahmin üzerinden değil ciddi bir gösterge üzerinden olmalıdır. Takip kesinlikle sınırlı alanda olmalıdır. Takipten önce yapılması gereken işler ve görevler yapılarak bu noktaya gelinmelidir. Takip ve inceleme sıradan günlük işler için değil ağır günahlar için ve can tehlikesi gibi durumlar için olmalıdır. Asla ele geçirilen bilgiler ve belgeler yayılmamalı, gizli tutulmalıdır. Kişiyi kurtarma hedefi ile yola çıkılacağı için kişiyi bitirme hedefine kayılmamalıdır.
Diyanet bu konuda izin veriyor. Diyanet gruplarından biri ile giderseniz en azından siz vebalde olmazsınız diye umarım. Ben ise aynı kanaatte devam ediyorum. Allah yardımcınız olsun.
Her şeyin doğalı daha iyidir. Doğal yöntemleri aşma. Yaşın, bir daha evlenemeyecek bir yaş değil. Sabırlı ol. Yoksa kendi kazdığın kuyuya düşer gibi olabilirsin maazallah.
Bu konuda annenin kızma hakkı yoktur. Senin inancın gereği, çocuğunun da sağlığı gereği sen haklısın. Muhabbet ihtiyacınızı onlar size gelerek karşılayın. Kendinizi haklı olduğunuz bir şeyde güçlü olmaya alıştırın.
Çok Kur'an okumalısınız. Günde bir cüz Kur'an okuyun. Sabah ve akşam zikir yapın. Sabah ve akşam yarımşar saat zikir yapmanız sizi rahatlatır. Kendinize yakın insanlarla oturun kalkın. Duygularınızı yazmaya çalışın. Çokça dua edin. Psikoloğu da ihmal etmeyin.