Fetva Meclisi
Soru
Hocam çok kötü bir zamanda yaşıyoruz. Çocuklarımızın ne ile meşgul olduklarını nerelere takıldıklarını öğrenmek için onları gizlice izlesek günah olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm.1- Çocuk baliğ oluncaya kadar anne baba, gerekli eğitimi ve örnekliği sağlamışsa, buluğ çağından sonra sorumluluktan kurtulabilir. Elbette bir mü'min, bütün insanlığı ihtiva edecek bir açıdan bakar meselelere, bu ayrı bir konudur.2- Kulak deldirmek fıtratı değiştirmek değildir. Kadının süslenmesi açısından yapıldığında caiz bir eylemdir. 3- Allah'ın Şeriat'ına göre yaşanılmayan ortamlardaki mü'minler, orada bulunmalarını hangi amaca dayanarak orada yaşadıklarına bağlı olarak mesul olurlar veya olmazlar. O durumdan razı olarak yaşayanların, Allah'ın Şeriat'ını gereksiz görmek gibi bir inançları varsa bu iman dışında kalmaktır. Gerekli görüp ihmalden ötürü orada kalıyorlarsa haram işlemektedirler. O durumu ıslah gibi bir gaye taşıyorlarsa ecir sahibidirler.4- Gusül, akıntı olarak sadece meniden gerekir. Meni de bellidir; kalındır ve tabaka oluşturur. 5- Memurun, her şeyden önce çalışılması caiz olan bir işte olması gerekir. Haram bir işte mesela bankada çalışıyorsa kazancı haramdır. Bunun haricinde, o memuru yöneten makamların koyduğu kurallara uyuluyor olması yeterlidir. 6- Alay etmek, insanın onurunu incitmekten ötürü yasaktır; incinme olmayınca da 'alay' oluşmaz.7- Yöresel şiveyi taklit, fitneye neden olmuyorsa caiz olabilir.
Mubah olan işleri yaparak para kazanmakta sakınca olmaz. Aile ile veya başka bir alanla ilgili yapacağınız yayınlarda şu inceliklere dikkat etmeniz gerekir: İşleyeceğiniz konu helal bir konu olmalıdır. Kadın veya erkek avretinin teşhiri olmamalıdır. Reklam söz konusu ise haramın reklamı olmamalıdır. Küfür dünyasının kültürünü ve aile tarzını öne çıkaran ayrıntılara dikkat etmelisiniz. Kul hakkı ihlali denebilecek sıkıntılara girmemelisiniz.
Teşhir, Türkçe sözlüğünde şu anlamlara geliyor: “Bir şeyi başkalarının görmesini sağlama, gösterme, sergileme ve dile düşürme.” Bir Müslüman’ın sözlükteki bu anlamı ile teşhir edilmesi onun toplum içinde bitirilmesi anlamına gelebileceği gibi o teşhir edilirken teşhire konu olan yanlışın da öyle veya böyle reklamı yapılacak demektir. Prensip olarak Müslümanlar kötülüklerin reklam edilmesine asla razı olamazlar. Doğru olan hataların sahipleri ikaz edilerek, nasihat edilerek düzeltilmesi yolunu tercih etmektir. Bazı şekilleri caiz olmakla beraber genel olarak TEŞHİR yapmak haram bir iştir. Nur suresinin on dokuzuncu âyeti bu işi yapanları ahiret azabı ile tehdit etmektedir. Teşhirle alakalı olarak şöyle bir özetleme yapabiliriz: Kişinin kendisini teşhir etmesi caiz değildir. Yalana dayalı bir teşhir yapıyorsa zaten yalan haramdır. Doğru olan bir işi yani yapmış olduğu bir hatayı teşhir ediyorsa o da mü'min ahlâkı ile uyuşmayan bir iş olarak kabul edilir. Bir Müslüman’ı yalana dayalı olarak teşhir eden günah içinde günah işlemiş olur. Teşhire konu olan şey doğru olsa bile ortada gıybet gibi büyük bir günah bulunacağı için yine teşhir caiz olmayacaktır. Kendisine zulmedilen birisi, zulmeden zalimi doğru olan şekli ile teşhir edebilir. Fetva sorarken de ortaya çıkabilecek teşhir vebal olmaz. Müslümanlara zarar veren veya verecek olan birinin teşhir edilmesi de mümkündür ama buradaki teşhir yeni zararlara sebep olmadan ve o konudan sorumlu olabilecek birileri tarafından yapılmalıdır. Müslümanları koruma adına nefsini tatmin eden ise yanlış yapmaktadır. İşlediği günahları insanlardan gizleyen birini teşhir etmek kabul edilemez bir hatadır ama toplumun gözüne bakarak ve bilerek haramları işleyen böylece de fasık durumuna düşen birinin teşhir edilmesi ise o günahın reklamına sebep olmamak kaydı ile sakıncalı değildir. İnsanların lakaplarını yaymakla ilgili ise şu söylenebilir: Kişinin lakabı onun rahatsız olmadığı bir lakap ise kullanılabilir ve yayılmasında sakınca görmez. Rahatsız olduğu bir lakap ise kullanılması teşhir hatasıdır.
Selamünaleyküm. Bu hususta toplumumuzun bütününde bir sıkıntı vardır. Belki de en ağır tavizlerimizden biridir bu husus. Mümkün olduğunca kendimizi şeytana teslim etmeyeceğiz. Bu birinci ilkemiz olsun. İkincisi de, insanların ne dediğine dikkat edersek nefes bile aldırmazlar bize. Üçüncü ilkemiz de, konuyu farzlar, sünnetler diye ayırabiliriz. Farzları hiç taviz verilemezler olarak görürüz, diğerlerinde ise pozisyon kollarız. Sabırlı olun, adım adım yol almaya çalışın. Kendinizi kollarken ise bir bütün olmaya çalışın.
Müslüman olarak evimizde temizlik veya başka bir ihtiyaç için hizmetli bulundurmamızın bir sakıncası yoktur. Ortada bir israf, gereksizlik, başkalarını taklit gibi bir sakınca yoksa çalıştırılabilir. Şu hususlara da dikkat edilmesini tavsiye ederiz: - İnsanlık ve Müslümanlık inceliklerimizi yıpratan bir çalıştırma olmamalıdır. Hizmetlinin insanlık onuru en ince ayrıntılarına kadar korunmalıdır. Asla hor görülmemeli, fakirliği veya muhtaçlığı ona hissettirilmemelidir. - Ücret olarak ne sözleşilmiş ise o gününde muhakkak verilmelidir. Ücretlendirmede de makul olandan azı teklif bile edilmemelidir. Bilhassa kişinin muhtaçlığı ve çaresizliği sömürülür ise bu kabul edilemez bir durum olur. - Hizmetlinin evde yenen yemekten yemesi sağlanmalı, ikinci sınıf bir yemek yemesi istenmemelidir. - Evdeki mahremiyet ölçülerinden hiçbir şekilde taviz verilmemelidir. - Affedilebilir hatalarını affetmek daha Müslümanca bir davranış olur. - Hizmetliye dua edilmeli dua etmesi beklenmelidir yani duasına önem verilmelidir. - Gönül alma olarak düşünülebilecek hediyeler ve benzeri iyilikler unutulmamalıdır.
Babanız sünnete aykırı bir iş yapmıştır. Dini bir sakıncası olmayan evlilik teklifine engel olmamalı idi. Ablanız ise baba hakkına riayet etmeyerek, babanızdan daha ağır olan bir yanlış yapmıştır. Özellikle onun babanızın gönlünü alacak işler yapması gerekir. Yine de siz, babanızın öncelikle beddua etmemesini sağlamaya çalışın. Yani önce yatıştırın; bunu da ancak uzun bir zamanda yapabilirsiniz. Sonra da kızını affetmesi için yalvarın. Becerebilirseniz büyük bir sevap kazanmış olursunuz. Allah yardımcınız olsun.
aile konusundaki diğer fetvalar
Allah Teâlâ yolunuzu aydınlık kılsın, beraberliğinize bereket versin. Âmîn. TOKİ evleri konusunda bizim kanaatimiz bu haliyle sıkıntılı olduğu şeklindedir. Bazı hoca efendiler ise caiz olacağını düşünüyorlar. Onların görüşü ile de hareket edilmesinde sakınca olmaz. Allah yardım etsin.
Kardeşiniz çocuk değil neticede. Kendi geleceğini ve ahiretini düşünebilecek kıvamda biri. Siz tepkinizi koyun. Razı olmadığınızı söyleyin. Yarın zinaya düşmek veya sizi çiğnemek gibi bir ağır hataya düşmesinden ise evlensin dersiniz.
Diyanet bu konuda izin veriyor. Diyanet gruplarından biri ile giderseniz en azından siz vebalde olmazsınız diye umarım. Ben ise aynı kanaatte devam ediyorum. Allah yardımcınız olsun.
Her şeyin doğalı daha iyidir. Doğal yöntemleri aşma. Yaşın, bir daha evlenemeyecek bir yaş değil. Sabırlı ol. Yoksa kendi kazdığın kuyuya düşer gibi olabilirsin maazallah.
Bu konuda annenin kızma hakkı yoktur. Senin inancın gereği, çocuğunun da sağlığı gereği sen haklısın. Muhabbet ihtiyacınızı onlar size gelerek karşılayın. Kendinizi haklı olduğunuz bir şeyde güçlü olmaya alıştırın.
Çok Kur'an okumalısınız. Günde bir cüz Kur'an okuyun. Sabah ve akşam zikir yapın. Sabah ve akşam yarımşar saat zikir yapmanız sizi rahatlatır. Kendinize yakın insanlarla oturun kalkın. Duygularınızı yazmaya çalışın. Çokça dua edin. Psikoloğu da ihmal etmeyin.