İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Ailemizin ekonomik durumu iyi, evimizde hizmetli de bulunduruyoruz. Özellikle nelere dikkat etmemiz gerekiyor, ne tavsiye edersiniz?

Cevap

Müslüman olarak evimizde temizlik veya başka bir ihtiyaç için hizmetli bulundurmamızın bir sakıncası yoktur. Ortada bir israf, gereksizlik, başkalarını taklit gibi bir sakınca yoksa çalıştırılabilir. Şu hususlara da dikkat edilmesini tavsiye ederiz: - İnsanlık ve Müslümanlık inceliklerimizi yıpratan bir çalıştırma olmamalıdır. Hizmetlinin insanlık onuru en ince ayrıntılarına kadar korunmalıdır. Asla hor görülmemeli, fakirliği veya muhtaçlığı ona hissettirilmemelidir. - Ücret olarak ne sözleşilmiş ise o gününde muhakkak verilmelidir. Ücretlendirmede de makul olandan azı teklif bile edilmemelidir. Bilhassa kişinin muhtaçlığı ve çaresizliği sömürülür ise bu kabul edilemez bir durum olur. - Hizmetlinin evde yenen yemekten yemesi sağlanmalı, ikinci sınıf bir yemek yemesi istenmemelidir. - Evdeki mahremiyet ölçülerinden hiçbir şekilde taviz verilmemelidir. - Affedilebilir hatalarını affetmek daha Müslümanca bir davranış olur. - Hizmetliye dua edilmeli dua etmesi beklenmelidir yani duasına önem verilmelidir. - Gönül alma olarak düşünülebilecek hediyeler ve benzeri iyilikler unutulmamalıdır.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Müslüman’ın evinde hizmetçi olmaz diye bir şey iddia edilemez. Bu durum bir zorunluluk bile olabilir. Gösterişten uzak, israfsız bir hizmetçi istihdamı için bir sakınca olmaz. • Erkeğin veya kadının müzmin bir hastalık gibi bir sebeple görevini yerine getirememesi, • Engelli bir çocuğun veya aile büyüğünün evde olması, • Annenin de dışarıda zorunlu bir işte bulunması gibi nedenlerle eve hizmetçi alınması mecburilik arz edebilir. Dinen bunda bir sakınca olmaz. Hizmetçi bulundurulmasında ekonomik boyut dışında özellikle dikkat edilmesi gereken durumlar şunlardır: a. Eve bir erkeğin hizmetçi olarak alınması kadın açısından mümkün değil durumdadır. Zira evin kadını, evde onunla yalnız kalamaz. Bir bayan tutulmalıdır. b. Bayan tutulunca da erkek için bu bir sorundur. Erkek dikkat edecek, giriş saatleri ve görev alanları erkekle pozisyon kesişmesini engelleyecek şekilde olmalıdır. Yoksa eve alınan hizmetçi çok geçmeden evi sallayabilir maazallah. c. Hizmetçi olacak için, yaşlı ve Müslüman olmasını tercih etmelidirler. Çocukların kötü örnek görmeleri riskine karşı hassasiyet gerekir. Şartsız kabul edilen biri olmamalıdır. Ahlâk, kıyafet, kullanılan dile varıncaya kadar pek çok eleme unsuru bulunmalıdır. d. Hizmetçinin sosyal hakları konusunda gevşek davranılması, mağduriyetinin sömürülmesi gibi zulümler evin bereketini giderebilir.

Değerli hocamız, size şunu sormak isterim: Maddi imkânlarımız fena değil. Evimiz
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Elbette bizi Allah’a isyan noktasında tutacak bir misafirliği veya esasen güzel/iyi olmayan bir işi benimseyemeyiz. Misafire ikram da Allah’ın rızasını kazanmak içindir. Tavrınızda hatalı değilsiniz. Ancak iki şeye dikkat edin: a- Bunu aile içindeki olumsuz ilişkilerin intikamı olarak yapmış olmayın. b- Buna rağmen anne babanızla düşmanlık üretebilecek bir noktaya gelmeyin/getirmeyin. Böyle bir denge kurabilirseniz iyi yaparsınız. Allah yardımcınız olsun.

Hocam bir Müslüman eve gelen misafire en güzel şekilde ikram etmeli, iyi davranm
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bugün yaşanan hayatın akışı içerisinde maalesef, babadan devralınmış, inceliklerine inilmeyen bir din yaşayışı hâkimdir. O kadar ki, daha titiz bir din yaşamaya çalışan veya sünnetlere dikkat ederek yaşamak isteyenler, Müslümanların arasında bile istihza konusu olabilmektedirler. İbadetler neredeyse şartlarımıza uygun olanlar ve olmayanlar şeklinde tasnif edilecek hale geldi. İş maksadını aştı, mecrasını değiştirdi de diyebiliriz. Biz böyle bir gidişatı kökten değiştirmeye muktedir olamayabiliriz. Ancak iki şeyi yapmazsak Allah katındaki sorumluluğumuzdan kurtulamayız. Birincisi, böyle bir gidişatı değiştirme gayret ve samimiyeti içinde olmaktır. İkincisi de, hiç olmazsa kendi eksenimizdeki alanda daha samimi ve aslına uygun bir dini hayatı hâkim kılma gayretidir. Bu değerlendirmeden sonra mevcut şartlarımıza göre, yeni başlayanı ile yenilenmek isteyeni ile hepimiz için ibadetleri ve kulluğu şekillendirecek bir program çizebiliriz. Herkesin kendi şartlarını da dikkate alarak uygulayabileceği kalıcı ve bıktırmayan, feyizli bir ibadet programı tavsiyesi şudur: 1- Önce haramlardan arınma ve haramsız bir hayat yaşama samimiyeti göstermeliyiz. Haram bünyeye girdikten sonra feyiz kalkar. En önemli haram çeşitlerinden biri olarak da kul haklarına dikkat edilmelidir. 2- İbadetin kabul edilmesinin iki ana şartı vardır: İhlâs ve Peygamber aleyhisselama uygunluk. Yaptığımız iş riyasız olmalı ve bidat olmamalıdır. 3- Adım adım yürümek zorundayız. Bulunduğumuz ortamı ve bizim özel şartlarımızı tamamen yok saymak gibi bir hataya düşersek ibadetlerden erken bıkar ve kulluğu terk ederiz. Elbette tembelliğe ve baştan savmaya kaymayacağız. Ancak, şartları gözetmekle, şartlardan ötürü kaytarmak arasındaki dengede Rabbimizin bizi imtihan ettiğini bilip ona göre davranacağız. Başımızı kuma sokmakla elde edebileceğimiz bir şey yoktur. 4- En önemli silah olarak sabrı kuşanmak mecburiyetindeyiz. Sabırsız alınabilecek bir karış yol yoktur. Sabrın sınırını da biz belirlemeyeceğiz. Sabrın kendisi bir sabır konusu olacak kadar sabra aşina olmalıyız. Ne elde edeceksek o muhakkak sabrın sonunda olacaktır. Allah’ın yardımı da sabredenleredir. Bu direncimiz, yılmadan, usanmadan ayakta kalışımız bizim sebatımızdır. 5- İbadet ve kulluk ortamının oluşmasına dikkat etmeliyiz. Salih bir cemaatin varlığı, aynı düşünen kardeşler arasında bulunmak büyük bir nasiptir. Eğer böyle bir ortamı yakalayamadı isek tırmanacağımız yokuş dikleşmiş demektir. Ortam oluşturmanın bir başka yolu da bilgi edinmektir. Taşımalı bilgilerle kulluk daha zor ve pürüzlüdür. Fıkıh, hadis ve benzeri bilgileri mezara kadar sürecek bir programda almaya devam etmeliyiz. 6- Allah’ın salih kullarına ait örnekleri, abartmadan ve uydurmadan incelemek bizim için iyi bir heyecan oluşturur. 7- Şeytanın en önemli taktiklerinden olan, kendini yetersiz ve değersiz görme bataklığına batmadan düşünmek ve çalışmak şarttır. Evet. Zayıfız, âciziz, Rabbimizin huzurunda boynu büküğüz; ama himmetimiz büyüktür. O’nun yardımı ile biz de Ebubekir, Ömer olabiliriz. 8- En mükemmelini yapmayı isteriz; ama ona takılıp kalmayız. 9- Yalnızlığı tehlikeli görmeliyiz. Bir şeyh, ağabey, hoca, mürşid… biri önümüzde ve yanımızda durmalıdır. Ama önümüzde dururken Allah ve Nebi’si ile aramızda durmadan önümüzde olmalıdır. 10- Sürekli olan az, ara sıra olan çoktan hayırlıdır. 11- Kur'an okumayı vazgeçilmez nafile bir ibadet görüp devam etmeliyiz. Kur'an bizim hızımız, aşkımız, enerjimizdir. Belirli bir Kur'an hatmi takvimini hiç aksatmadan sürdürmek zorundayız. Hava ve su gibi sürekli Kur'an’a muhtacız. 12- Namazı kılmayı Müslüman olmanın gereği, hatta olmazsa olmazı görmeliyiz. Önce farzlar, ardından nafileler amellerimiz arasında yerini almalıdır. 13- Zikir dilimizin suyu olsun. 14- İstişaresiz hayat eksiktir. Kimsenin aklı tek başına yeterli olmaz. Bilhassa din konusunda ehlini bulup danışmak kulluk için elzemdir.

İslami yaşayışa yeni başlayan biri için neler tavsiye edilebilir, öncelikle nele
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Dinimize ve Kur'an'ımıza hizmet etmek kadar büyük bir görevimiz olamaz bizim. Bunu muhakkak yapacağız ama iki şartı da unutmayacağız: Birincisi sıhhatimizi koruyarak olacak bu hizmet. İkincisi de, kazandığımız kaybettiğimizden çok olacak. Sizin anlattığınız ortam, bu şartların oluşmadığı bir ortamı yansıtmaktadır. Evinizde daha sade bir hizmeti deneyebilirsiniz. Daha bereketli bir sonuca ulaşacağınızı umarım. Allah amelinizi kabul buyursun.

Selamünaleyküm hocam. Ben diyanetin hafızlık kuran kursunda yüzüne eğitimde etüt
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Misafir ağırlamak, ona ikramda bulunmak, sofra kurmak dinimizin emrettiği ve sevap umduğumuz işlerdendir. Biz, misafir ağırlamayı ibadet düzeyinde gören bir ümmetiz. Ancak namaz dâhil en büyük ibadetlerde bile aşırılığa izin vermeyen dinimiz elbette misafir ağırlamada da aşırılığa izin vermeyecektir. Külfet denebilecek düzeye taşınmış ziyafet ve karşılama uygun değildir. Her şeyin görseli ile ölçüldüğü zamanımızda ne yazık ki misafir ağırlamayı da ibadet noktasından alıp birbirimize şov yapma noktasına taşıdık. Karşılama, konaklattırma, yedirme içirme gibi ikramlarımızda misafire karşı aşırılık sakıncalıdır. Evin tabii hâli en samimi şekli ile misafire yansımalıdır. Misafirden sonra yorgunluğu, masrafı, huzursuzluğu rahatsız edecek düzeyde bir ağırlamanın din ölçüleri ile yapıldığı söylenemez. Ekonomik olarak aile kaldırabileceği ile yetinilmelidir. Evin kapasitesi zorlanmamalıdır. Huzursuzluk nedeni olacak misafir ağırlaması yapılmamalıdır. Kaş yaparken göz çıkarmak olarak adlandırılabilecek işlerimizde hayır olmaz. Özellikle de israf varsa o işte Allah’ın rızasını bulamayız.

Hocam evimize yaşlı bir amcayı misafir ettik. Saygı gösterdiğimiz biri olduğu iç
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Düğünlerdeki maksat duyurmaktır. Yani şu erkekle bu kadının beraberlikleri nikâh üzeredir, onlardan doğan çocuklar da nikâhlı iki insanın çocuklarıdır. Bu bilinsin diye düğün yapılır. Bu bilgiyi temin edecek hangi sistem varsa o İslamîdir, güzeldir. Şu kadar var ki, kaş yaparken göz çıkarmamak için düğünlerde şu hususlara dikkat edilmelidir: 1- Düğünler, zengin ve fakir ayırmadan mümkün olacak en kalabalık çevrenin davet edildiği bir düğün olmalıdır. 2- Düğünlerde erkeklerle kadınlar asla bir arada bulunmamalıdırlar. Perde ve saire ile ayrılmış tek bir salon değil de ayrı ayrı mekânlarda bulunmalıdırlar. 3- Alkol ve müzik gibi haramlar düğünlerde bulunmamalıdır. 4- Bir kör taklit uğruna abartılı masraflar yapılmamalıdır. 5- Yemek vermek Sünnet'tendir. Herkes kendi takatına uygun bir yemek ikram etmelidir. Etli bir yemek olması daha uygun olur. 6- Erkek bayanların arasına, bayan erkeklerin arasına girerek fotoğraf çektirme gibi bahanelerle teşhircilik yapılmamalıdır. 7- Gelinlik, çiçek ve benzeri batı taklitçiliğine kaçılmamalıdır. 8- Düğünlerde cuma vaazı gibi vaazların yapılması gerekmez. Önemli olan tebrikleşmek ve ilan etmiş olmaktır. Dinlenmeyecek bir Kur'an tilaveti bile gereksizdir.

Hocam, kapalı ya da açık düğün salonu ortamında İslam’a uygun bir düğün nasıl ya

ev konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evet, Avrupa'daki bazı ilim adamları böyle bir çıkış yapmaktadırlar. Bizim kanaatimize göre faiz orada da haramdır.

Hocam ben Belçika’da yaşıyorum, oturma niyetiyle ev almak istediğimde bazı hocal
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evde köpek beslemenin bir zaruret oluşturmadığı için caiz olmayacağı bellidir. Yalnız öyle bir evde direkt köpekten oluşan necasete temas söz konusu değilse veya köpeğin bulunmadığı bir mekân ayrılmış ise bulunulabilir ve bu titizlikle yemek yenebilir. Köpek besleyen ev sahiplerine de evlerini bir yasaktan sakındırmaları gerektiği ikazı yapılır.

Hocam köpek beslenen eve misafirliğe gidilir mi? Pişirdikleri yemeği yemek sakın
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bunların dışında birikmiş paranız veya satılık malınız varsa ve değeri seksen bir gram altın tutarında ise onun zekât verirsiniz. Evler için bu durumda gerekmez.

Hocam benim iki adet evim var. Birinde ben oturuyorum diğerinde ise babam oturuy
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İkamet ettiğiniz evin tam kıbleye doğru bina edilmesi mümkün olmayabilir, bunun üzerine diretmemek gerekir. Bugün elektronik cihazlarla kıbleyi tespit mümkündür. Şu kadar ki söz konusu cihazların kullanılmasında isabet etmeye mani teknik durumlar olabilir. Farklı cihazlarla farklı kişilerle tespit yapıldıktan sonra seccadenin şeklinin genel durumu belirlenince ondan sonraki namazları o şekilde kılarız. Her namaz için yeni bir durum tespitine ve endişeye gerek yoktur. Bir iki santimlik farktan da bir sakınca olmaz biiznillah. Allah Teâlâ ibadetlerimizi kabul buyursun. Âmîn.

Hocam benim kıble ile alakalı bir sorum olacaktı. Evimiz yapılırken inşaatı yapa
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kadının evi geçindirmek gibi bir zorunlu görevi yoktur. Bu görev erkeğindir. Kabul edilebilir bir mazereti olmadan evine sıkıntı çektiren erkek hatalıdır, günahkârdır. Kadının çalışarak veya birikiminden erkeğe destek olması farz değildir. Bu durum eşler arasındaki ülfet ve karşılıklı anlayış ile çözülür meselelerdendir. Erkeğin eşinin parasını istemeye hakkı yoktur. Kaç parası olduğunu soruşturması da hakkı değildir. Belirttiğiniz gibi bir erkekten eşi, parasını saklayabilir. Direkt yalan söylemeden dolaylı olarak ona yok diyebilir. Çalan çırpan, haram yollarda para tüketen bir erkeğe yalan söyleyerek de olsa parasını vermemek kadının hakkıdır.

Hocam kocam iş tutturamıyor. Benim babamdan aldığım param var. Param olduğunu bi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ afiyet ve huzurunuzu daim kılsın. Aşağıdaki yazımızı okuyabilirsiniz: https://fetvameclisi.com/fetva/site-yasaminda-dini-olcu-ve-hassasiyetler

Hocam Allah sizden razı olsun. Nasihatlerinizi sanki bizim için yapıyorsunuz gib

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.